Sevgili Okur,
“Önceden hiçbir şey yoktu buralarda. Bir toprak ağası geldi, satın aldı. Köylü para gördü. Gördüğü parayla da köye üç meyhane açtı ve yan gelip yattılar. Bunlara para iyi gelmez, Dmitri Nehlüdov…”
Diriliş romanında geçiyordu bu satırlar. Lev Tolstoy kulağımda, geçtiğim her viraja selam verirken bir süre bunu düşündüm.
İnsan, kolay kazanınca mı kolay harcayabiliyor?
Başarı hikâyelerinin bir durağında nefes aldığınız zaman, bir yerinden vurdumduymazlığa bulaşmış benliklerle karşılaşabiliyorsunuz. Başarıyla birlikte gelen kontrolsüz ego, eğer dizginlenmezse başarının tahtına gölgenizle birlikte oturuyor.
Bu sayfalarda bu konu üzerine onlarca yazı yazdığımı düşünüyorum. Aslında insanı anlamaya çalışırken biraz da kendi bakış açımı arıyorum. Çünkü yazmak, uygulamadığınız zaman masal anlatmaya dönüşüyor.
Bu hafta, bir şantiye toplantısının hareketli bir anında “masallar” kelimesini kullandım.
Sonra düşündüm…
Bugün bir toprak ağası gelip sizin için değerli olan bir şeyi satın alsa siz ne yapardınız?
Aslında sorunun bu tarafındayım.
Kolay paranın peşinden gidecek değilim. Zaten enflasyon ortamında siz elma yerseniz, birileri “senin elman daha kırmızı” diye düşünecektir. Benim ilgilendiğim nokta, insanın o aşamadan sonra nasıl bir yol izleyeceği.
Bir şantiyede elektrik firması sahibi, büyük bir servetten sonra başladığı yere geri döndüğünü anlattı. Nefes nefese kaldığı konuşmanın bir yerinde sadece şunu söyledi:
“Dolandırıldım.”
Bir mekanik koordinatörüyle konuştuğumda, “Çok iş yaptım ama ortağım dolandırdı” dedi. Şimdi başka bir firmada danışmanlık yapıyor.
Yine mekanik tesisat sektöründe yıllarını geçirmiş başka bir mühendis, 90’lı yıllarda sektörün büyümesiyle çok para kazandıklarını ama ortağının savurganlığı yüzünden işi sürdüremediklerini anlattı.
Düşünülmesini istediğim yer tam olarak burası.
“Jam tua res agitur.”
Yani: “Komşunun evi yandığında, bu senin de meselendir.”
Bu bakış açısı bazen insana “bana ne” dedirtebilir. Ama gözünü komşudan çekip kendi benliğine çevirdiğin zaman, aslında hayatındaki toprak ağalarına karşı önlem almaya başlıyorsun.
Sektörde yeni firma kuran ve benim de desteklediğim biri, “Kazançlarımla yatırım yapacağım” derken aslında yolunu çiziyordu.
Bütün yollar böyle başlıyor zaten.
Ama insan, hayatın direksiyonuna kavşaklarda sıkı sarılmazsa hedefler yoldan çıkabiliyor.
Benim bahsettiğim şey, kişisel gelişim raflarında okuyucusunu bekleyen gaz verici kitaplar değil. Bahsettiğim şey, insanın başarı ve başarısızlık anında kendini anlayabilmesi.
Kendime Düşünceler kitabını yazarken Marcus Aurelius aslında hepimizin içindeki düşüncelere bayrak sallıyordu.
Evet…
Sorgusu ağırdır.
Ama hedefsiz kalmak daha ağırdır.
Haftaya bayram sebebiyle yazım olmayacak. Bu vesileyle şimdiden bayramınızı kutluyorum.
Sağlıcakla.