Teknoloji Devleri Devri II

Teknoloji devlerinin ekonomik ağırlığı nedeniyle, AB'nin güçlü düzenlemeler yapma çabaları başarısızlıkla sonuçlanmakta. AB'nin dış politikası büyük ölçüde ticaret ve sanayi politikasına odaklanıyor ve bu politika özellikle büyük üye devletlerin ekonomik çıkarları tarafından yönlendirilmekte. Dış politikada ve çok taraflı forumlarda üye devletler tek başına veya daha küçük gruplar halinde hareket ediyor. AB iç pazara odaklanıyor, üye devletlerin diğer konularda birlikte hareket etme isteği zayıflıyor ve bazı konularda yetki üye devletlere iade edilmekte.

Teknoloji devleri sağlık teknolojileri ve hizmetlerinde önemli gelişmeler kaydetmekte. Özellikle biyoteknolojideki gelişmeler tıp, gıda üretimi ve döngüsel ekonomi alanlarında yeni fırsatlar yaratıyor. Daha geniş anlamda, su gibi doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve yönetimiyle ilgili teknolojiler de gelişmekte.

Küresel ekonomi çok kutuplu ve döngüsel ekonomi de ekonominin ana akımı. Yeşil dönüşüm, ticari çıkarların yönlendirmesiyle uygulanmakta. İklim değişikliği ve doğa kaybı kontrol altına alınmakta ve çevrenin durumu en azından kısmen iyileştirilmekte. Bu bağlamda işlenmemiş ham maddelerin artan fiyatları da döngüsel ekonomiye geçişi hızlandırıyor.

Kaynaklar ve yatırımlar ağırlıklı olarak teknolojik olarak gelişmiş bölgelerin ve elit kesimin ihtiyaçlarına yönlendirilmekte. Şehirlerin ve bölgelerin gücü, kendi çıkarlarını ilerletmek için şehirlerle iş birliğinden faydalanabilen teknoloji devlerinin dünyasında artmış. İş ve eğitim olanakları, büyük şirketlerin öncülüğünde metropol alanlarda yoğunlaşıyor.

Devletlerin Ar-Ge faaliyetleri için koşulların yaratıcısı ve destekleyici rolü zayıflıyor. Eğitim giderek ekonominin hizmetine sunulan bir sistem haline geliyor. Eğitim ticarileşiyor ve eğitim sistemleri en iyi uzmanları yetiştirmeye odaklanıyor. Eğitim hedefleri giderek iş hayatının acil ihtiyaçlarına hizmet etme amacının yerini alıyor. Eğitim yolları daha da farklılaşıyor. En yetenekli ve zengin olanlar diğerlerinden daha fazla fırsatlara sahip. Araştırma, şirketlerin ihtiyaçlarına daha fazla hizmet ediyor ve özgürlüğü marjinalleştiriliyor. Büyük şirketlerin çıkarları, eğitim ve bilimin vurgusunu belirliyor. Sanat ve kültür için kamu fonlaması azalıyor ve kültürel yaşam bir yandan ticari çıkarlar ve himaye tarafından yönlendiriliyor. Medya ve kültür giderek teknoloji devlerinin elinde kalıyor. Bu durum, refah ve sağlıkla ilgili tüketim (örneğin ruh sağlığı, fiziksel aktivite) için de geçerli. Geçim sorumluluğu giderek devletten bireye kayıyor ve kutuplaşma da güçleniyor. Teknoloji devlerinden sosyal, sağlık, konut ve güvenlik hizmetleri ortaya çıkıyor. Bazı insanlar dijital hizmetlerin dışında, toplumsal, kendi kendine yeten alternatif bir yaşam tarzı seçiyor.

Teknoloji devleri, büyük ölçüde düzenlemelerin içeriğini belirlemekte ve bu da onların konumlarını güvence altına alıyor. Aynı zamanda, teknoloji devlerinin yarattığı işletme modelleri ve düzenleyici "güvenli limanlar ", suçlular için de yeni fırsatlar yaratıyor. Suç örgütleri, teknoloji devlerinin yarattığı platformları ve fırsatları yeni suç türleri için kullanırken, devlet aktörleri de teknoloji devlerinin işbirliğine bağımlı hale geliyor. Düzenleme, demokrasiye ve temel insan haklarına sınırlı destek sağlıyor.

Yapay zekâ uygulamaları, hukukun üstünlüğünün bazı hizmetlerinin uygulanmasını desteklemekte. Teknoloji devleri, kendi çıkarları çerçevesinde demokratik ilkeleri benimsiyorlar. Yerel demokrasi hareketi giderek güçleniyor. Öte yandan, teknoloji devlerinin algoritmaları kasıtlı olarak kamuoyu tartışmalarını etkiliyor ve böylece birçok ülkede sözde demokratik süreçleri yönlendiriyor.