Yapay zekânın hızla benimsenmesi, ABD'de elektrik talebini artırıyor; veri merkezlerinin 2030 yılına kadar İsveç'in şu anda yıllık tükettiği kadar elektrik talebi yaratacağı tahmin edilmekte. Veri merkezleri, 2035 yılına kadar ABD'nin toplam elektrik tüketiminin nerdeyse onda birine ihtiyacı olabilir. Temiz enerjiye yönelik politika desteği AB ve Çin'de güçlü kalırken, ABD'deki durum daha karmaşık.
Küresel şebeke yatırımlarının 2026 yılında yaklaşık yarım trilyon ABD dolarına ulaşması bekleniyor. Yapay zekâ destekli şebeke yönetimi ve modüler nükleer reaktörler gibi yeni teknolojilere olan talebin artması öngörülüyor. Bakır gibi ham maddelerin tedarikindeki daralma hem zorluklar hem de fırsatlar sunuyor.
Sürdürülebilir yatırımlar genişliyor ve enerji dönüşümüne yönelik küresel yatırımlar 2024 yılında rekor seviye olan 2,1 trilyon ABD dolarına ulaştı. Arz risklerini azaltmak ve büyüme fırsatlarını yakalamak için döngüsel ekonomi ve geri dönüşüm çözümlerinin yaygınlaştırılması şart olarak gözükmekte.
Uzun ömürlülük fırsatı, demografik yapı ve inovasyonun kesiştiği noktada ortaya çıkıyor ve insanların daha uzun, daha sağlıklı yaşamlar sürmelerine yardımcı oluyor. 2030 yılına kadar, küresel uzun ömürlülük pazarındaki yıllık gelirler, 2023'teki 5 trilyon ABD dolarından 8 trilyon ABD dolarına ulaşabileceği tahmin edilirken; sadece sağlık hizmetleri bile 2 trilyon ABD dolardan fazla bir fırsat sunuyor.
Obezite, onkoloji ve tıbbi cihaz pazarlarında güçlü bir büyüme potansiyeli görülmekte. Diyabet ilaçları, onkoloji ilaçları ve tıbbi cihazlardaki gelişmelerin güçlü bir talep yaratması beklenmekte.
Teknoloji olgunlaştıkça büyümeyi yakalamak ve riskleri yönetmek için yapay zekâ, uzun ömürlülük ve güç/kaynaklar alanlarında çeşitlendirilmiş bir yaklaşım önerilmekte.
Amerikan GSYİH büyümesinin 2026 yılı için %2'ye yakın olması ve yılın ikinci yarısında ivme kazanması bekleniyor. Enflasyonun ikinci çeyrekte zirve yapması ve Amerikan Merkez Bankasının iki ek faiz indirimi uygulaması öngörülüyor.
Avrupa’daki Avro Bölgesi büyümesinin %1'in biraz üzerinde olması ve ivme kazanması beklenilmekte. Almanya'nın mali teşvikleri ve altyapı yatırımları bu konuda destek sağlayacak. Manşet enflasyonun, Avrupa Merkez Bankası'nın %2'lik hedefinin altına düşmesi beklenmekte.
Asya’da Japonya hariç Asya-Pasifik bölgesinde büyümenin %5'in biraz altında güçlü kalması bekleniyor. Çin, teknoloji inovasyonuna ve endüstriyel iyileştirmelere öncelik veriyor. Bölgesel temalar arasında teknoloji tedarik zincirinin genişlemesi ve kredi büyümesinde canlanma yer alıyor.
Küresel hisse senetlerinin 2026 yıl sonuna kadar yükseleceğini öngörülürken, ABD teknoloji ve hisse senetleri temel itici güçler olsa da, sağlık, enerji ve bankacılık sektörlerinin yanı sıra Avrupa, Japonya, Çin ve gelişmekte olan piyasaların da iyi performans göstermesi beklenilmekte.
Amerikan hisse senetleri konusunda güçlü kazanç büyümesi, yüksek karlılık ve yapay zekâ, enerji/kaynaklar ve uzun ömürlülüğün etkisinden dolayı performansın artması beklenilmekte.
Avrupa hisse senetleri için, kâr büyümesinin hızlanması beklentisiyle cazip seviyesine yükseltildiler. Almanya'nın yatırım planı, mali görünümü güçlendiriyor. Avro Bölgesi hisse senetleri, enerji/kaynaklar ve uzun ömürlülük sektörlerine anlamlı bir yatırım fırsatı olarak değerlendirilmekte.
Japonya’da uygulanan uygun para politikaları, şirket kârlarındaki toparlanma ve sermaye verimliliğindeki gelişmelerin piyasayı desteklemesi beklenirken, Çin’deki teknoloji sektörü güçlü likidite ve perakende yatırımlarıyla oldukça sağlam bir yapıya sahip olduğunu söylemek mümkün.
Nihayetinde, yapay zekâ, enerji/kaynaklar ve uzun ömürlülük, bölgeler ve sektörler genelinde önemli fırsatlar sunan temel yapısal trendler kabul görürken riskler devam ediyor, yine de kalıcı yatırım ilkelerine dayanan disiplinli ve çeşitlendirilmiş bir yaklaşım, yatırımcıların 2026 ve sonrasındaki belirsizliklerin üstesinden gelmelerine yardımcı olabilir.