Sevgili okur, Navigasyon hata yaptın demez. Rota yeniden oluşturuluyor der. Hayat da tam olarak böyledir işte.
Antalya’ya geldim, devam eden bir mekanik otomasyon projemiz için. Projede elektrik taşeronluğunu üstlenen kişiyle şantiyeyi dolaşırken bir yandan da konuşmaya başladık. 68 yaşında olduğunu söyledi. 2012 senesinde büyük bir şekilde dolandırılmış. “O zamanın şartlarında servet sayılacak bir rakam dolandırıldım” dedi, nefes nefese kalmış merdivenlerde başarısızlık hikâyesine derin iç çekerken.
Bu konuşmalar bir şekilde, belki de benim sorularımla, an içinde kendine yer ediniyor işte. Evet, böyle bir kayıp var ama hiçbir şey çıkmaz sokağa girmemiş ve böyle büyük ölçekli bir iş kaybından sonra rota yeniden oluşturulmuş. Tahmin ediyorum hiç kolay değil bu durumda ayakta kalabilmek.
Yine sektörde birçok büyük projelere imza atmış duayen bir proje koordinatörü, “Dikmen’de kocaman teraslı evimde Ankara manzarasını seyrederken ‘Allah’ım canımı bu evde al’ demiştim ama gel gör ki bu dileğimden birkaç sene sonra her şeyimi kaybettim” dedi o da geçmişin yaşanmışlığının altını kara kalemle çizerken.
Evet, o duayen mühendis de şu an çalışmaya devam ediyor. Dikmen’de o terasta bırakmadı yaşama tutunan yanını. İnsan bazen kaybettiğini zannettiği şeyin aslında sadece yer değiştirdiğini geç fark ediyor.
Ev gidiyor, para gidiyor ama içeride bir yerde devam etme isteği kalıyor.
Bunlar masal değil.
Bunlar zor şartlar altında ayakta kalma sanatıdır.
Yine sektörde bilinen, bizim de birçok projesinde otomasyon işi yaptığımız bir firma vardı. 2003 senesinde Konya’da üniversite okurken kısa bir süre şantiyelerinde çalışmıştım. Sektördeki ilk firmamdı. Bu firmanın sahibi batmaları ve hiçbir şey olmamış gibi yepyeni bir firmayla tekrar çıkmasıyla meşhurdu. Bir seferinde çekleri yazıldığı günün akşamında bir kokteylde karşılaşmışlar ve çok üzüldük diye söylemişler. “Yeni firma tamam, birkaç güne yeni şantiyeler başlıyor” demiş.
Evet, bu şehir efsanesi olabilir. Ticaret içinde farklı açılardan yorumlanır. Ama gerçek değişmiyor: bazı insanlar düştüğü yerden devam etmez, yön değiştirir.
Herakleitos, “Yaşam, bir bulmacanın parçalarını birleştiren bir çocuk oyunu gibidir ve krallık da bu çocuğundur.” diye söylemiş.
İşte biz de her şeye rağmen kendi benlik krallığımızda, yeniden rotaların kuyruğuna, yeri gelince hevesli bir çocuk gibi sarılmalıyız.
Çünkü bazı insanlar düşmez.
Düşmemeyi seçer.
Sağlıcakla.