RECEP BEY’İN TAKTİĞİ

Bir gün bir köylü Nasreddin Hoca'ya gelir ve "Hocam, evim çok dar, ne yapayım?" diye dert yanar. Hoca sorar, "Evde kimler var?" Köylü, "Ben, eşim, üç de çocuk var. Bir de ahırda birkaç tavuk, iki üç keçi ve iki de inek" der. Hoca, "Tavukları içeri al" diye öğüt verir. Köylü şaşırır ama dediğini yapar. Ertesi gün gelir, "Hoca, ev daha da daraldı!" der. Hoca bu sefer, "Keçileri de içeri al" der. Köylü yine yapar, ama durum iyice kötüleşir. "Hoca, evde yer kalmadı!" diye şikayet eder. Hoca, "Şimdi inekleri de içeri al" der. Köylü çaresiz uygular, ama evde adım atacak yer de kalmaz. Köylü Hocaya gelip “Hocam öldük bittik ne uyku kaldı ne duracak oturacak yer” Diye sızlanınca Hoca, "Şimdi bütün hayvanları dışarı çıkar" der. Köylü hayvanları çıkarınca gelip, "Aman Hoca, evim meğer ne kadar genişmiş dediğini yapınca nasıl da rahat rahat sığdık!" diye mutluluğunu dile getirmiş.

Recep Bey de hep bu taktiği kurguluyor; önce taammüden daraltıp bunaltıyor sonra az biraz iyileştirme yapıp normale getirince vatandaş buldumcuk oluveriyor çektiğini hemencecik unutuyor.

Özellikle de söz konusu maaşlar olunca vatandaşları iyiden iyiye bunaltıp yok yoksul, aç biilaç bırakıyor sonra seçimler yaklaşırken açıyor kesenin ağzını, insanlar da parayı bulunca çektikleri darlığı, yokluk yoksulluğu unutuyor gidip mührü AKP’ye basıyor.

Bizler de bu filmi yıllardır tekrar tekrar seydedip duruyor ama bir türlü akıllanmıyoruz.

Tablo ortada!

Bakın her ay sonunda olduğu gibi bu ay sonunda da Türk-İş açlık yoksulluk sınırını açıkladı...

TÜRK-İŞ Konfederasyonu tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay, düzenli olarak yapılan bu araştırmanın 2025 yılı Haziran ayı sonucuna göre:

· Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı “açlık sınırı” 26.115,18 TL’ye,

· Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise “yoksulluk sınırı” 85.065,75 TL’ye

· Bekâr bir çalışanın “yaşama maliyeti” de aylık 33.586,82 TL ’ye yükseldi.

İktidarın Temmuz ayında asgari ücrete zam yapmayacağı, emekli maaşlarına yapacağı zammın ise en düşük seviyede tutulacağı konuşuluyor.

Bilindiği üzere asgari ücret 1 Ocak 2025'ten itibarıyla geçerli olmak üzere net 22 bin 105 TL olarak saptanmıştır!

En düşük emekli maaşı ise 14 bin 469 lira!

Asgari ücret açlık sınırından 4 bin on lira 18 kuruş daha düşük...

En düşük emekli maaşı ise açlık sınırından 11 bin altı yüz kırk altı lira 18 kuruş daha az...

Tamam, anladık iktidar bu vatandaşı balık hafızalı sanıyor! Şimdi ezer çektiririm, seçimler yaklaşırken ağızlarına bir parmak bal çalar ellerini biraz bollaştırırım nasılsa bu günü unuturlar tıpış tıpış gider gene bana oy verirler diye düşünüyor ama demedi demeyin bu sefer kazın ayağı pek öyle değil.

Vatandaşta çok büyük bir öfke ve hatta nefret biriktiğini aklı başı yerinde herkes görüyor! Atalarımız boşu boşuna “biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar” dememiş.

Üstelik iktidara yakın taife bol bulamaç yiyip içtiklerini, rahat rahat yaşayıp gezip gördüklerini böyle görgüsüzce paylaşıp dururken çocuğunun cebine harçlık koyamayan ana babaların tepki duyması elbette kaçınılmazdır.

Demedi demeyin; Bu tepki birikiyor millet dişini gıcırdata gıcırdata sandığı bekliyor bu tepki sandığa yansırsa cumhur ittifakının sandığa gömülmesi kaçınılmaz olacaktır...