PSİKOLOGLARA SORUYORUM, BUNLARIN ANLAMI NEDİR?

Bu yazıdaki sorularım, Cumhurbaşkanlığı, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Türkiye Belediyeler Birliği,  Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı,  Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Üniversiteler, Devlet, Özel veya Vakıf Hastanelerinde çalışan, Türk Psikologlar Derneği veya diğer demokratik kitle örgütlerine üye olan psikologlarımıza yönelik.

Hatta, İletişim Fakültelerinde ve yukarıda dile getirdiğim kuruluşlarda ücretli veya gönüllü olarak çalışan iletişim uzmanlarına, belediye başkanlıklarındaki yöneticilere, çevre ve temizlik işlerinde çalışanlara da yöneliktir sorular.

Bu sorular, aslında, kadın, erkek tüm yurttaşlara soruluyor. Umarım, yanıt gelir. Çünkü çevre kirliliği konusu insanlığın, Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri. Halkın önemli bir bölümü Türkiye’yi çöplük ve küllük olarak kullanıyor. Sadece gözlerimizin rahatsızlık duyduğu bir konu değil çevre kirliliği. Su, toprak ve havadaki tüm canlıların sağlığını bozuyor, ölümlere neden oluyor.

Nerelerde gördüğünüz izmarit ve diğer çöplerden rahatsız oluyorsunuz?

İzmarit ve çöpün olmadığı bir yer var mı, varsa neresi?

Okyanuslara, denizlere, göllere ve akarsulara atılan çöpler, cam, demir veya çelikten üretilen atıkların anlamı ne?

Özel otomobil, taksi veya ağır taşıt araçlardan döküldüğü kesin olan öbek öbek sigara izmaritleri neyi ifade ediyor, atanları nasıl yorumlamak gerekir?

Parkta, çöp kutuları boşken, oturma yerlerinde birikmiş çekirdek kabukları ve onları atanlar için neler denilebilir?

Belediyeler tarafından cadde veya sokakların belirli yerlerine konmuş çiçekliklere izmarit, sakız, kullanılmış kağıt mendil, cam veya plastik şişelerin atılması ve atanların kişilikleri için neler denebilir?

Ankara’da, kar veya yağmur sularının, toprağa zarar vermeden akması, boşalması için yapılan boruların ağız kısımlarını çöplerle kapatmak neyin nesi Tanrı aşkına?

Çiçeğin, çimlerin üstüne boş sigara paketi, izmarit, kullanılmış, küçüklü büyüklü eşyaların atılmasının nedenleri ne olabilir?

Doğduğum Apso Köyü ile Zanat Köyü  (Rize-Pazar) arasındaki Ğotoloskuyi diye bildiğimiz, çocukluğumda suyu içilen Irmakta, evlerde kullandığımız fırınlardan birisini görmüştüm, bir de araba tekerleği. Hemşin deresinde gördüğüm çöpler, eşyalar ve atıklar ise anlatılamaz. Buna ne demeliyiz?

Yediklerinden, içtiklerinden  kalan atıkları piknik yerlerinde bırakanların yaptıklarını kısaca yorumlarken, hangi kelime ve cümleleri kullanmalıyız?

Balkonunda içtiği sigaranın kalanı olan izmariti yola veya bahçesine atan kişiliklerle ilgili neler denebilir? Sokak veya caddede sigara içenlerin izmaritleri kirli su kanallarına atarken neler düşündüklerini veya düşünemediklerini nasıl yazıya dökebiliriz?

Yerleşim alanlarında, kirlettiği yerlere bakmadan ve hemen yakınlarındaki insanlara aldırmadan yerlere çöp ve izmarit atanları ve gördüğü halde uyarmayanları nasıl anlatacağız?

Bir elinde cep telefonu, diğer elinde sigara bulunan ve biraz sonra artanını yerlere, ağaç dibine veya bir yeşilin üstüne atacağı hemen hemen kesin olan kadın-erkek kişiler için neler demeliyiz, neler önermeliyiz, ilgili kamu kuruluşlarına, valiliklere, belediye başkanlıklarına, muhtarlıklara?

Aslında, Türkiye’yi kirleterek, insanına, hayvanına, doğasına şiddet uygulayan ve kirlilik cehennemi oluşturanları, görevlerini yapmayan kamu kurum ve kuruluşlarını nasıl anlatmalıyız, sağlığımızı tehlikeye atan bu “Çirkinlikten, kirlilikten oluşan  Cehennemi, nasıl tertemiz bir cennete çevirebiliriz?

Neden kirletiliyor, bu şiddet çeşitlerini nasıl tanımlayabiliriz, nasıl önleyebiliriz?

Nasılın yanıtı ve açıklaması nasıl?