POPÜLER KÜLTÜR ÖZNESİ HALİNE GETİRİLEN PUNCH’IN ACISI

Sevgili Okurlar, son günlerde sosyal medyada fenomen haline gelen Japonya’da bir hayvanat bahçesinde tıpkı diğer maymunlar ve hayvanlar gibi esir hayatında yaşama tutunmaya çalışan yavru bebek maymun Punch’ın acı hikayesini gündeme getirmek istedim. Demir parmaklıklarla örülü hapis hayatında bu yavru maymuna verilen bir orangutan pelüş oyuncak, her ikisini de popüler kültürün özneleri haline getirdi.

Öyle ki, yavru Punch’ın annesi yerine bu oyuncağa sarıldığı görüntüler dünya çapında yayıldı. Ancak esas mesele, yavru maymunun oyuncağa sarılması değil, onun bu esarette istismar edilerek, acınası hale düşürülmesiydi. Yeterince sorgulandı mı bu? Punch, pelüş oyuncağı annesi sanıyor olabilir elbette, çünkü sağlıklı bir ortamda hayatını sürdürmüyor. Yalnızlık çekiyor ve esir edilmek onu mahvediyor. Korktuğunda annesinin kucağı ve ormandaki ağaçların arasındaki dallar yerine pelüş oyuncağına sarılıyor. Bundan daha acı ne olabilir? Ancak popüler kültürün kapitalist savunucuları koşa koşa Japonya’daki o hayvanat bahçesine gidip bu sömürüye ortak oldular. Punch’a iyilik değil kötülük yaptılar. Kendi hevesleri ve istekleri uğruna bir canı popüler kültür malzemesi haline getirdiler. Punch’ın sarıldığı pelüş orangutan oyuncağın satış patlaması yapmasına neden oldular, oyuncağın yok satmasını sağlayarak markayı kazandırdıkça kazandırdılar. Masum bir can üzerinden nemalandılar. Buna sebep olanlar da en az bunu yapanlar kadar suçluydular.

Primatlar aile üyelerine düşkünlükleriyle ve sıkı sosyal bağları olmasıyla bilinir. Bebek Punch ise tıpkı diğerleri gibi, bu bağlardan yoksun büyüyecek. Hayvanların yalnızca hayatta kalmaya çalıştığı adeta bir “arena” olan hayvanat bahçelerinde, yani esir kamplarında, aslında “hapishanelerde” çürüyecekler tıpkı ondan öncekiler gibi. Çok acı. İşte o yüzden Punch ve Punch’dan öncekiler için açılan imza kampanyalarının söylediği gibi “HAYVANAT BAHÇELERİ YASAKLANSIN.” Çağrımız tüm dünyayadır. Hayvanların zulüm görmediği, istismar edilmediği, sömürülmediği, esir edilmediği yeni bir dünya düzeni içindir.