NÜKLEER TEHDİT

Faşist diktatör Putin tüm özgür dünyayı silah ve hatta nükleer silah zoru ile dize getirmeye, Ukrayna’da uyguladıkları barbarca şiddeti görmezden gelmeye, işgal ve ilhakını kabul ettirmeye çalışmaktadır.

Faşist diktatör Putin tüm özgür dünyayı silah ve hatta nükleer silah zoru ile dize getirmeye, Ukrayna’da uyguladıkları barbarca şiddeti görmezden gelmeye, işgal ve ilhakını kabul ettirmeye çalışmaktadır.

Ne yazık ki ülkemizde de özellikle de hayret verici bir şekilde aydınlar arasında epeyce bir aymaz taifesi var. Kafaları Amerikan ve batı düşmanlığı ile şartlanmış bu kitle tuhaf bir şekilde mağdurun yanında yer alacağına saldırgana sempati ile bakıyor, empati ile yaklaşıyor. Bu kesim ne yazık ki son derecede açık bir saldırganlık, zorbalık ve zulme uğrayan Ukrayna halkı ile Ukrayna halkının Rus işgalcilere karşı gösterdiği onurlu direnişin yanında yer almak yerine emperyalizm memperyalizm diye sayıklayarak Putin’in yanında yer almaktadırlar.

Açıkçası Putin gibi bir diktatörün safında yer almak, onun saldırı ve katliamlarını hoş görmek acınacak ve utanılacak bir durumdur. Saldırgan bir diktatöre karşı gösterilmesi gereken demokrasi ve özgürlüklerden yana ilkesel ve etik duruş bir yana bu tavır akli de değildir.

Neden akli olmadığını kısaca izah edeyim:

Muazzam miktarda nükleer silahlara sahip saldırgan bir diktatör sadece insan uygarlığı için değil tüm gezegenimiz için çok ama çok büyük bir tehdittir. Parmağı nükleer silahların düğmesinde duran ve tüm dünyayı isteklerime boyun eğmezseniz nükleer silah kullanmakta tereddüt etmem diyerek tehdit eden bir diktatör ile birlikte yaşanabilir mi? Hangi aklı başı yerinde insan böyle bir diktatör ile bir arada yaşanabileceğini düşünür?

Tek bir hata, tek bir hatalı varsayım ya da benden sonra tufan eylemi bir anda gökyüzünde binlerce kıtalararası balistik füzenin uçuşmasına, kentlerin yanıp yok olmasına, insan nüfusunun çok büyük bir kısmının yeryüzünden silinmesine ve insan uygarlığının çökmesine neden olabilir.

Nükleer silahlar ister taktik boyutta isterse de stratejik boyutta olsun eşi benzeri görülmedik ölçüde yıkım ve ölüm getirebilecek silahlardır. Yarattıkları etki yıllar boyunca silinmeyecek nükleer silahların kullanımı muhakkak ve muhakkak engellenmelidir doğru ama bunu asla bir diktatörün şantajına boyun eğerek yapamayız. Yapamayız çünkü bu günkü isteklerini kabul etsek yarın daha ağır ve kabul edilmez istekler ile karşımıza çıkacaktır. Bu gün Ukrayna’yı ister de biz kabul edersek yarın Polonya’yı, Baltıkları ve tüm Doğu Avrupa’yı istediğinde ne yapacağız? Onları alınca yetmez Türk Boğazları ve Anadolu’da benim yaşam alanım dediğinde ne olacak?

Hatırlayın 2014 yılında Kırım’ı işgal ve ilhak ettiğinde de bu yeter demedi durmadı, Ukrayna’nın tümünü istedi değil mi?

Demedi demeyin; saldırgan bir diktatörün şantaj ve tehditlerine boyun eğmek onursuzca bir davranış olmanın yanı sıra sorunu çözmeye, onu durdurmaya da yetmeyecektir. Putin bu gün durdurulamazsa tüm dünyaya boyun eğdirinceye kadar durmayacaktır, atalarımızın dediği gibi; yılanın başı küçükken ezilmelidir.

İyi de bunu 3. Dünya savaşını çıkarmadan nükleer silahlar kullanmadan nasıl yapacağız?

Aslında özgür dünya bu yönde harekete geçti, ABD, Kanada, AB ülkeleri, Birleşik Krallık, Ukrayna, Karadağ, İsviçre, Arnavutluk, Andorra, İzlanda, Lihtenştayn, Monako, Norveç, San Marino, Kuzey Makedonya ve ayrıca Japonya, Güney Kore, Avustralya, Mikronezya, Yeni Zelanda, Singapur ve Tayvan diktatör Putin’i durdurmak için yaptırımlar uygulamaya başladı.

Uygulanacak yaptırımlar ile Putin’in elinin kolunun bağlanması, Rus ekonomisinin çökertilmesi ve Rusya Federasyonu vatandaşı olan halkların tepki göstererek Putin’i iktidardan indirmesi bekleniyor.

Bunun hızla olabilmesi için başta Türkiye olmak üzere özgür ve demokratik dünyaya ait olduğunu iddia eden diğer ülkelerinde bu yaptırımlara her ne pahasına olursa olsun katılması gerekmektedir. Çin ve Hindistan gibi ülkelerin tavrı da çok önemlidir, Asya’nın bu nüfus devleri Putin’i desteklemez ve hatta karşı tavır alırlarsa çok daha hızlı ve kesin bir sonuç alınacaktır.

Bakıp göreceğiz sonunda diktatör Putin mi yoksa özgür dünya mı kazanacak…