MUZ CUMHURİYETİ, KABİLE DEVLETİ NEDİR?

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısında kürsüye çıkmış “Kayyuma karşıyız sözleriyle bölücü terör örgütüne hizmet eden kişilik yoksunları bellidir.  Türkiye muz cumhuriyeti, kabile devleti değildir.” Diye höykürmüş.

Muz cumhuriyeti; uluslararası politikada siyasi açıdan istikrarsız, ekonomik açıdan bir ya da birkaç tarımsal ürünün üretimine ve ihracatına bağımlı ve genellikle yolsuzluklarla iç içe küçük bir seçkinler grubu tarafından yönetilen ülkeleri küçümseyici anlamda kullanılan siyasi terimdir.

Kabile Devleti; ise anayasa kanun kural tanımadan, tek bir kişinin yönettiği genel olarak o kişinin egemen olduğu kabile ya da sınıfın memlekette rahat rahat at koşturduğu demokratik olmayan devletleri anlatmak için kullanılan bir siyasi tabirdir.

Kabile devletlerinde anayasa ya da yasalar önemli değildir önemli olan kabile şefinin ne dediğidir, herkes ona uymak onun dediğini yapmak zorundadır. Bu tip devletlerde güçler ayrılığı, denge ve denetleme mekanizmaları olmaz ve yöneticiler kafalarına estiği gibi kanun kural tanımadan, hesap mesap vermeden hareket edip memleketi yönetir. Yargı dahi bu tek adamın sözünden çıkamaz, o istediğini kodese attırır istediğini de çıkarır.

Diğer yandan Anayasa Mahkemesi kararlarını beğenmeyince Anayasa Mahkemesini kapatın diyen bir politikacının aynı zamanda “Türkiye muz cumhuriyeti, kabile devleti değildir.” Demesi gerçekten de çok ama çok tuhaf bir durumdur.

Bahçeli eğer demokratik ilkeler üzerine inşa edilmiş bulunan bu ülke bir muz cumhuriyetine ya da kabile devletine dönüşmesin istiyorsa önce anayasa ve anayasal kurumlara saygılı olmalı ve Anayasa Mahkemesi gibi anayasal kurumların kararını beğenmeyince kapatalım gitsin diye ağzını açıp konuşmamalıdır!

Konuşmamalıdır çünkü bu kurumlar olmaz ya da adam gibi çalışmazsa işte o zaman ülke bir muz cumhuriyeti ya da kabile devletine dönüşecektir.

Gelelim kayyum meselesine…

Ben de kayyuma, kayyum atanması uygulamasına karşıyım!

Peki, bu durumda bende bölücü terör örgütüne hizmet eden kişilik yoksunları arasına mı giriyorum?

Bahçelinin yaptığı iş ve eylemler ile söylemlerine bakınca Türk Milliyetçiliği tartışmalıdır amma ve lakin kimse benim Türkçülüğümden, Türk Milliyetçiliğimden şüphe duyamaz ve ben bu kimliğimle açıkça söylüyorum ki ben de kayyum atanmasına karşıyım!

Dahası kayyum atanması ile bölücü terör örgütlerine hizmet etmek arasında da en küçük bir ilişki dahi yoktur. Tam tersine ülkenin seçilmişlerini görevden alıp yerine kayyum atamak tepki oluşturarak bölücü harekete taban kazandıracak, rahatça kitleselleşmesini sağlayacak bir eylemdir.

Seçilmiş bir belediye başkanının on yıldır süren bir davasının birkaç ay içinde sonuçlandırılıp, suçlu ilan edilerek görevden alınması ve yerine kayyum atanması aslında ülkeyi bir muz cumhuriyeti ya da kabile devletine dönüştürecek bir kural ihlalidir.

Bakın demokratik olan yöntem şudur:

1-    Seçilmeye engel olacak bir suçu olan kişiyi seçimlere sokmamak gerekir ki bu YSK’nın işidir, tamamen de hukukidir.

2-    Diyelim ki böyle bir kişi o ya da bu şekilde seçimlere girdi ve seçildi ya da görev yapmasını engelleyecek hal sonra ortaya çıktı kişi görevden alınmak zorunda kaldı bunu da anlarım. Ama bu halde de yapılması gereken iş bellidir ortada seçilmiş bir Belediye Meclisi var oradan bir başka kişi seçilir meclis kimi seçerse o göreve başlar. Buna da kimsenin itirazı olmaz.

3-    Hadi diyelim Meclis Seçimi yapılmasın dendi o halde de seçimleri iptal edersin yeni biri seçilir. Tartışmaya açık olsa dahi bu çözüm yolu bile makul karşılanabilir…

Bunun dışında seçilmiş birini görevden alıp, yerine bir devlet memurunu kayyum olarak atamak demokrasiye uygun olmadığı gibi bir ülkeyi bir muz cumhuriyeti ya da kabile devletine çevirecek bir eylemdir.

Bahçeli bütün bu dediklerimi dikkate alır mı bilmem! Ama Bahçelinin tek adam anayasasına verdiği destek ile bu ülkenin bir muz cumhuriyeti ya da kabile devletine dönüşme yoluna girmesindeki dahlini bilirim…