Mükemmelliyetçilik

Sosyal medyanın dayattığı “her anımız harika olmalı” ruh sağlığımız üzerindeki etkisi ve Sosyal medyada sürekli karşılaştığımız “mükemmel hayat” görüntüleri, aslında oldukça seçilmiş ve düzenlenmiş anlardan oluşuyor. Ancak beyin bunu çoğu zaman gerçeklik gibi algılıyor. Bu durum, özellikle gençler ve yoğun sosyal medya kullanıcıları üzerinde ciddi bir “mükemmellik baskısı” yarattığını görebiliyoruz.
BU HAYAL NASIL OLUŞUYOR?
Sosyal medya platformlarında insanlar genellikle hayatlarının en mutlu anlarını, en iyi göründükleri fotoğrafları, başarılarını “zirve” anlarını paylaşırlar zor anlar, sıradan günler ve başarısızlıklar ise çoğunlukla görünmez kalır. Bu da izleyen kişilerde şu algıyı oluşturur?
“Herkesin hayatı harika,
benimki neden değil?”
İşte çöküşün ilk adımları bu sözler hiç kimse diğer bir kişiyle aynı kabiliyette değildir, her görüntünün arkasında başka bir acı veya başka bir sıkıntı vardır.
Görüntüye hiçbir zaman aldanmayın hiç kimsenin hayatı mükemmel değildir sadece o kişinin hayatını daha iyi yönlendirmesini bildiğini göstermektedir. Burda faaliyete geçmesi gereken tek bir şey vardır oda “Azim ve Sabırdır” gayret içerisinde olan herkes bunu başara bilir.
RUH SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ
ETKİLERİ
Bu sürekli karşılaştırma hali birkaç önemli psikolojik etkiye yol açtığını da görebiliriz. Bu tür kişilerde görülen duygulardan biride yetersizlik hissidir, kişi kendi hayatını başkalarının “yaşantı”larıyla kıyasladığında kendini eksik hisseder bu eksiklik insanda davranış bozukluğu ve kıskançlık oluşturmaktadır. Bunun yanında kaygı ve stres artış ıda yoğun şekilde görülmektedir. Ayrıca bu tür insanlarda tükenmişlik hisside görebiliriz bunların sürekli “İyi görünme” ve “iyi hissetme” zorunluluğu duygusal olarak yorucudur.
Bunun yanı sıra güzel tarafından da bakacak olursak “Ben de böyle olmalıydım” düşüncesi, performansın artmasına da neden olabilmektedir. Yazının başında da anlattığım gibi Gayret ve azim sahibi insanların aşamayacağı engel yoktur. Yeter ki iste
Sosyal medyanın sunduğu “mükemmel hayat” algısı çoğu zaman bir illüzyondur. Bu illüzyonu fark etmek, onun üzerimizdeki etkisini azaltmanın ilk adımıdır. Gerçek hayat; inişleri, çıkışları ve sıradan anlarıyla anlamlıdır ve aslında tam da bu yüzden değerlidir.
Bu durum, bazı bireylerde Anksiyete (Korku) Bozukluğu ve Depresyon riskini de artırabilir. Vesselam