Bundan tam yüz yıl önce, yani 26 Mayıs 1926 yılında yeni bir düzen kuruluyordu. Türkiye Cumhuriyeti henüz üç yaşındaydı. Heyecan, reformlar ve inşa süreci yaşanırken kanunlar da birer birer kabul ediliyordu.
Mücadelei milliyeye iştirak etmeyen memurin hakkında kanun 26 Mayıs 1926 tarihinde kabul edilmişti. Buna göre;
BİRİNCİ MADDE — 14 sefer 1342 ve 25 Eylûl 1339 tarihli kanunun haricinde kalan eşhas veya müstahdem ve mazul memurlardan her hangi bir suretle millî hareket aleyhindeki her hangi bir teşkilâta dâhil olduklarına veya bu teşkilatı tertip ve icra ettiklerine veya millî hareket aleyhinde kavlen veya filen münferiden veya müçtemian çalıştıklarına ikinci maddede zikrolunan heyeti mahsusaca lâzım gelen tetkikat, tahkikat icra ve talep vukuunda müdafaaları istima olunduktan sonra karar verilenler bir daha Devlet hizmetinde ve müessesatında istihdam olunmazlar.
İKİNCİ MADDE — Birinci maddede mezkûr heyeti mahsusa Müdafaai Milliye ve bahriye vekâletlerinden maada diğer vekâletlerden, millî hareketin başlangıcı olan 15 Mayıs 1335 tarihinden itibaren millî hudutlar dâhilinde mebuslukta veyahut Hükümet hizmetinde bulunmuş olan zevattan, tayin olunacak birer azadan terekküp eder. Bu heyete Dâhiliye vekâletince mezkûr evsafı haiz ayrıca birde reis tayin olunur. Heyetin bamazbata vereceği kararlar katidir. İşbu heyetin bir sene içinde ikmali vazife etmesi şarttır.
ÜÇÜNCÜ MADDE — 23 Nisan 1336 ve 26 Ağustos 1338 tarihleri arasında Devletçe bir vazifeye tayin edildikleri halde veya vazifede iken bir özrü makbule müstenit olmaksızın terki vazife ile memaliki meşgule veya ecnebiyeye bilâmezuniyet giden memurlar bir daha hizmeti Devlette istihdam olunmazlar.
DÖRDÜNCÜ MADDE — Meşrutiyet ilânından itibaren Ana vatandan ayrılarak bu günkü Türkiye hudutları haricinde kalmış bulunan memleketlerde kalıpta bu güne kadar avdet etmeyen türk memurin veya 15 Mayıs 1335 ve 26 Ağustos 1338 tarihleri arasında her hangi bir ecnebi memlekette hizmet kabul ederek veya etmeyerek ihtiyarile kalan veya mezkûr memleketlere mezuniyetsiz giden veya mezunen ve tebdilihava suretile gidip müddetlerini ihtiyarlarile tecavüz ettiren bilûmum memurin ve istilâve maruz menatıkta işgalin vukuundan sonra tayin edilerek vazife kabul eden vali, mutasarrıf, kaymakam ve mahallin zabıta âmirlerile işgal mıntakasında düşman tarafından veya düşman nüfuzile tayin ve intihap edilmiş oldukları ikinci maddede mezkûr heyeti mahsusa tarafından tevsik ve tesbit edilecek olan her sınıftan bilûmum memurlar Devlet hizmetinde ve müessesatında istihdam olunmazlar ve bunlara mazuliyet maaşı verilmez. Yemenin vaziyeti mahsusasından dolayı orada kalmış olan Türk memurininden Türkiye’ye avdetleri temin ve kendilerine tebliğat icra edildikten sonra dört mah zarfında iltihak edenler bu madde hükmünden müstesnadırlar.
BEŞİNCİ MADDE — İşbu kanun neşri tarihinden muteberdir.
ALTINCI MADDE — İşbu kanunun icrasına İcra Vekilleri Heyeti memurdur.
26 Mayıs 1926 (Resmî Ceride ile neşir ve ilânı: 14/VI/1926 - Sayı: 398)
Bugün anlayacağımız dile çevirirsek,
BİRİNCİ MADDE
14 Sefer 1342 ve 25 Eylül 1339 tarihli kanunun haricinde kalan kişilerden, memurlardan veya görevinden çıkarılmış (mazul) memurlardan her ne suretle olursa olsun millî hareket aleyhindeki herhangi bir kuruluşa katılanlar, bu kuruluşu düzenleyenler ve yönetenler ya da millî hareket aleyhinde sözlü veya fiili olarak tek başına ya da toplu halde çalıştıkları ikinci maddede belirtilen özel heyet tarafından gerekli inceleme ve soruşturma yapılarak (ve istendiğinde savunmaları alındıktan sonra) karara bağlananlar, bir daha Devlet hizmetinde ve kurumlarında görevlendirilemezler.
İKİNCİ MADDE
Birinci maddede adı geçen özel heyet; Millî Savunma (Müdafaai Milliye) ve Denizcilik (Bahriye) bakanlıkları dışındaki diğer bakanlıklardan seçilecek birer üyeden oluşur. Bu üyelerin, millî hareketin başlangıcı olan 15 Mayıs 1335 (1919) tarihinden itibaren millî sınırlar içinde milletvekilliği yapmış ya da Hükümet hizmetinde bulunmuş kişilerden olması şarttır. Bu heyete İçişleri Bakanlığınca (Dahiliye Vekâleti) yine aynı nitelikleri taşıyan bir başkan atanır. Heyetin tutanakla (bamazbata) vereceği kararlar kesin olup heyetin görevini bir yıl içinde tamamlaması zorunludur.
ÜÇÜNCÜ MADDE
23 Nisan 1336 (1920) ve 26 Ağustos 1338 (1922) tarihleri arasında Devlet tarafından bir göreve atandıkları halde ya da görevleri başında iken kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın görevini bırakan, işgal altındaki bölgelere veya yabancı ülkelere izinsiz giden memurlar bir daha Devlet hizmetinde istihdam olunmazlar.
DÖRDÜNCÜ MADDE
Meşrutiyet’in ilanından itibaren ana vatandan ayrılarak bugünkü Türkiye sınırları dışında kalmış ülkelerde yerleşip bugüne kadar dönmeyen Türk memurlar ya da 15 Mayıs 1335 (1919) ve 26 Ağustos 1338 (1922) tarihleri arasında herhangi bir yabancı ülkede görev kabul ederek veya etmeyerek kendi isteğiyle kalanlar, söz konusu ülkelere izinsiz gidenler veya izinli/hava değişimi alarak gidip sürelerini kendi istekleriyle aşan bilumum memurlar ile istilaya uğramış bölgelerde işgalin gerçekleşmesinden sonra atanarak görevi kabul eden vali, mutasarrıf, kaymakam ve bölgenin emniyet (zabıta) amirleri ve işgal bölgesinde düşman tarafından veya düşman etkisiyle atanmış/seçilmiş oldukları ikinci maddede belirtilen özel heyet tarafından belgelenip tespit edilecek olan her sınıftan bütün memurlar Devlet hizmetinde ve kurumlarında çalıştırılamazlar ve kendilerine açığa alınma/emeklilik (mazuliyet) maaşı verilmez.
Yemen’in özel durumundan dolayı orada kalmış olan Türk memurlarından, Türkiye’ye dönüşleri sağlanıp kendilerine tebligat yapıldıktan sonra dört ay içinde ülkeye dönüp katılanlar bu madde hükmünden hariç tutulurlar.
BEŞİNCİ MADDE
İşbu kanun yayımlandığı tarihten itibaren geçerlidir.
ALTINCI MADDE
İşbu kanunun uygulanmasından Bakanlar Kurulu (İcra Vekilleri Heyeti) sorumludur.
Anlayana çok şey anlatıyor.