MİLLET BAYRAKLA AYAKTA

Göklerde açan çiçeğim; altında ölmeyi şeref bildim.
Kan kırmızısı şerefimdir; hilal alnım, yıldız yeminim.
Gökyüzü masmavi, başım dik, gözüm hep yarınlarda.
Geçmişim, tarihim, namusum, edebim sensin, bayrağım.

Türk Bayrağı bir kumaş parçası değildir. O; bir milletin yürüyüşü, bir tarihin susmayan tanığı, bir bedelin sessiz şahididir.
Kırmızısı rastgele seçilmemiştir; toprağa karışan kanın rengidir.
Ay ve yıldız süs değil, Orta Asya’dan bugüne uzanan Türklüğün imzasıdır.
Hilal karanlıkta yol gösterir; yıldız parçalanmamış bir milletin ortak kaderini simgeler.

Bayrak göğe çekildiğinde yalnızca dalgalanmaz; hafızayı ayakta tutar, unutmamayı emreder.
Bayrağı yalnızca bir sembol, ezanı yalnızca bir ses zannedenler… Dikkat edin: Bayrak düştüğü gün millet eğilir, ezan sustuğu an irade kesilir.
“Bayrak inmez, ezan susmaz” sözü slogan değil; bedel ödemiş olanların ortak yeminidir.

Türk Bayrağına saygı bir tercih değil, mecburiyettir. Kanun da vicdan da nettir.
Bayrak yırtık, kirli, yerde olamaz; üzerine oturulamaz, basılamaz, örtü yapılamaz.
Reklam malzemesi değildir, siyasi süs değildir. Bu hükümler şekil değil; bir milletin ahlak sınırıdır.
Her şeye benzetilebilir, ama her şey bayrak olamaz.

“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” derken Mehmet Akif Ersoy temenni kurmaz; gerçeği hatırlatır.
O sancak, son ocak tütmeden sönmez. Yıldız bir kişinin değil, bir milletindir.
Nazlı hilale “çatma” derken, arkasındaki cesareti, dökülen kanı, helalliği hatırlatır.
Bu bayrak kolay yükselmedi ki, kolay insin. Hür bir bayrağın hürriyeti lütuf değil, haktır.

“Ey Türk istikbalinin evladı!” diye başlayan ses, zamana karşı uyarıdır.
Şartlar değişir, vazife değişmez. Bayrağı korumak yalnızca göndere bakmak değildir; ona layık yaşamaktır.
Gerekli kudret başkasının lütfunda değil; damarlarımızdaki asil kanda saklıdır. Bu romantik değil, ağır bir sorumluluktur.

Bu bayrak; rüzgarda dalgalanan bir bez değil, milletin ayakta kalma iradesidir.
Bu ezan; duyulan bir ses değil, vazgeçmeyen bir inancın ilanıdır.
Değerler konuşularak değil, bedel ödenerek korunur.
Bayrak inmez; altında teslim olmamış bir millet var.
Ezan susmaz; bu topraklarda bedeli ödenmiş bir irade yaşıyor.

SONSÖZ
Bayrak bizim için bir kumaş değil; dedemizin kanı, analarımızın duası, evlatlarımızın istikbalidir.
Ona uzanan el, bize uzanmıştır. Geri adım yok, tereddüt yok.
Bu topraklarda bayrak tartışılmaz; savunulur.
Saygı göstereceksin. Çünkü bu millet uyarıdan değil, duruştan anlar.
Bayrak ayaktadır; onu ayakta tutan irade dimdik durur.