6 Şubat Cuma akşamı Kış Olimpiyatlarının açılışı yapılacak. Bende yüz milyonların içinde birisi olarak televizyondan, özellikle San Siro Stadını izleyeceğim. Evsahibi Italya olduğu için müzik on safhada. Ünlü tenor Andrea Bocelli kulağımızın pasını giderecek. Evsahiplerinden biri Milano da olunca akla moda geliyor. Bu muhteşem açılışta, 110 makyaj sanatçısı ve 70 saç stilistinden oluşan sahne arkası ekibi tarafından sunulacak 182 özgün tasarım, 1400'den fazla kostüm ve 1500 çift ayakkabının yer alacağı tahmin ediliyor. Dünya tarihine İtalyan damgası vurmuş Kristof Kolomb ve Leonardo da Vinci anılırken, geçen sene hayata veda eden Georgio Armani de unutulmayacak. Olimpik meşaleler aynı anda hem Milona’da ve Cortina’da ateşlenerek geceyi ve gönüllerimizi ısıtıp aydınlatacak.
Her Olimpiyatda olduğu gibi benim gözlerim Mahşerin Dört Atlısını arayacak. Ama nafile. Türk basınında böyle bilinen dört gazeteci: Hıncal Uluç, Cüneyt Koryürek, Kenan Onuk ve (babam) Nuyan Yiğit yıllardır aramızda yok. Yok olmasına yoklar ama ben kalbimde onları hissediyor gibiyim. Onların aralarında geçen sohbetleri sanki kulaklarım duyuyor gibi. Her ne kadar da dördü de yerinde yaz olimpiyatlarını takip etselerde biliyorum ki kış olimpiyatlarına da bir hayli tutkundular.
Babam (Nuyan Yiğit) aralarında en yaşlısı olduğu için de belki söze ilk kendisi başlıyor. Tabii ki onun igisini çeken kış olimpiyatlarının tarihi ve değişimi: 1924'teki ilk Kış Olimpiyatlarına sadece 11 kadın sporcu katıldı. O zaman her bir kadın sporcu için yaklaşık 25 tane erkek sporcu vardı. Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne (IOC) göre, Milano-Cortina'da yaklaşık 1300 kadın sporcu yarışacak. Kazanılacak 116 madalyanın 50'si kadınlara ayrılmış ve 12'si de karma müsabakalarda verilecek. Sonuç olarak, kadınlar toplam madalya sayısının yarısından fazlasında yarışarak Kış Oyunları rekorunu kıracaklar.
Bir başka oyunlar rekoru ise 16 disiplinin 12'sinde sporcu sayısı cinsiyet açısından tamamen dengeli olacak. Eşitlik konusunda kaydedilen ilerlemenin belki de en önemli siması da oyunlarda, örgütün en güçlü pozisyonuna –efsane orta mesafe koşucusu Sebastian Coe’ya adeta fark atarak – seçilen yeni IOC Başkanı Kirsty Coventry'nin ilk kadın başkanın gözetiminde gerçekleşecek olması.
Kenan Abi de tarihsel açıdan babama katkı veriyor:
Cortina d'Ampezzo, St. Moritz (1928 ve 1948), Innsbruck (1964 ve 1976) ve Lake Placid'den (1932 ve 1980) sonra Kış Olimpiyatları'na iki kez ev sahipliği yapan dördüncü yer olacak. 1956'dan 2026'ya kadar Kış Olimpiyatları'nin büyümesi – etkinlik sayısının beş katına ve sporcu sayısının neredeyse dört katına çıkması – günümüzde Cortina gibi bir kayak merkezinin Olimpiyatları tek başına düzenlemesinin imkansız olduğu anlamına gelmekte. 2026 Oyunları, İtalya'nin ikinci büyük şehri Milano da dahil olmak üzere birçok bölge ve şehirde etkinliklerle en geniş coğrafi alana yayılmış oyunlar olacak. Bu görüşün de 2030 oyunlarında devam edeceğini görmekteyiz zira oyunlar Fransız Alp dağlarının çeşitli kentlerinde duzenlencek.
IOC ayrıca sürdürülebilirliğe ve etkinliklerin yayılmasına da ciddi önem veriyor; Başkan Coventry'nin "yeni normal" olarak adlandırdığı bu durum, asgari yeni altyapı gerektireceği anlamına geliyor. 2026'da 'geri dönüştürülecek' mekanlardan biri de Cortina'daki Olimpiyat Buz Stadyumu. 1956'da açılış törenine, buz hokeyine ve artistik buz patenine ev sahipliği yapmıştı; bu, buz pateni yarışmalarının açık havada yapıldığı son zamandı. Yetmiş yıl sonra, şimdi çatısıyla birlikte, curling'e ev sahipliği yapacak.
Hıncal Abi ise çok sevdiği ‘Sayın Ekselans’ tabiri ile anılan Ünal Özuak’dan sanki tiyo almış gibi sözüne şöyle başlıyor:
Yaz oyunlarında gözler nasıl NBA’de top çeviren basketbol devlerine odaklanırken, buz hokeyi, de Kış Olimpiyatlarının en büyük ilgi çekici sporlarından biri ve 12 yıllık bir aradan sonra profesyonel NHL yıldızlarının dönüşü, beklentiyi daha da artırdı. NHL sözleşmeli oyuncular, 2018 Oyunlarında yarışma şansından mahrum bırakıldılar, Covid-19 da 2022 katılımlarına mani oldu – ve şimdi de ana buz pistinin hazırlığı ve buzun durumuyla ilgili büyük sorunlar nedeniyle bu oyunlarda bile aksilik ve belirsizlik devam etmekte.
NHL oyuncularının dönüşü, ABD'nin 1980'deki "Buz Üzerindeki Mucize" altın madalyasından bu yana ilk Olimpiyat erkekler buz hokeyi şampiyonluğunu kazanma umutlarını da yeniden canlandırdı – Rusya'nin yarışmadan men edilmesi de tabii bu umutları daha da artırdı. Ancak, NBA’de olduğu gibi NHL takımlarının tamamı ABD merkezli değil, lig oyuncularının Kış Olimpiyatları'nda yer almasından faydalananlar elbette sadece Amerika değil. Olimpiyatlardaki 12 takımın neredeyse tamamında NHL oyuncusu bulunacak; 2022 şampiyonu Finlandiya ve yarı finalistler Slovakya ve İsveç'in kadroları da NHL oyuncularıyla dolu.
Cüneyt Amca, piposunu temizlerken ve konsantrasyonunu hiç değiştirmeden son bir tespitte bulunuyor:
Olimpiyatlara ev sahipliği yapmak genellikle madalya sayısında artışa yol açar, ancak istisnalar mevcut; İtalya bunu 2006'da Kış Olimpiyatlarına ev sahipliği yaptığı zaman keşfetti. 2002'de Salt Lake City'de 13 madalya kazanmışlardı, ancak Torino'da11 madalya ile sınırlı kadılar - yine de dört yıl önce ABD'de kazandıkları dört altın madalyaya karşılık beş altın madalya kazandılar. Bu sefer İtalyan Olimpiyat Komitesi, 1994’teki rekor başarı olan 20 madalyadan bir eksik olan 19 madalyalık minimum bir hedef belirledi. Gözlükleri Arianna Fontana ya çevrilmiş – 15 yaşında, kısa pist patencisi 2006'da Torino'da bronz madalya kazanmıştı. Şimdi 20 yıl sonra, İtalya'nin en başarılı Kış Olimpiyat sporcusu altıncı kez üst üste Olimpiyat Oyunlarında madalya kazanmayı hedefliyor. Haydi hayırlısı!
Aralarında geçen bu olası muhabbeti hayal ederken içim burkuluyor. İnsan hali, sevdiklerini özlüyor. Paylaşmak istiyor. Görüp koklamak istiyor. Her ne hal ise, Mahşerin Dört Atlısı kış olimpiyatlarında sürat pateni, kayakla atlama, yarış kızağı, snowboard ve curling spor dallarındaki mücadeleleri bizler gibi heyecanla bekleyeceklerinden hiç kuşkum yok. O konuda aramızda hiç bir fark yok. Tek fark ben televizyon ekranının karşısında seyredeceğim, onlar ise bulutların üzerinden aşağıya bakarak izleyecekler.