KRAMPON

Erkek çocukları yürümeye, adım atmaya başladığı anda, mucizevi bir şekilde futbolla tanışır ve! ev içinde, sokakta kendisine alınan topa ayağı değer. Bizde bir zamanlar çocuktuk. Futbol topumuz çoğu zaman naylon top olurdu, naylon top patlayınca içine gazete kağıtları koyup oyunumuza devam ederdik. Bu topun sahibi her kimse, daima ayrıcalıklı olurdu. Takımı kurar, kafasına göre kurallar koyar ve tek söz sahibi o kişi olurdu. Futbol oynamak ( maç yapmak)için ayakkabılarımız çoğu zaman lastik ayakkabılar, terlik bazı arkadaşlarımız, toprak bir alandaysak , çıplak ayakla top oynamak zorunda kalırdı.Futbol uğruna ne bulursak onu ayağımıza geçirirdik. Çünkü her zaman, top oynayacak maç yapacak ayakkabımız maç yapmaya hiç uygun olmazdı.
Şimdi öyle mi çeşit çeşit her spor dalı için üretilen ve çok güzel tasarımlarla ayakkabılara, kramponlara ulaşmak mümkün. Şöyle bir gerçek hala mevcut, dünyanın birçok ülkesinde krampon şöyle dursun, ayakkabısı bile olmayan, toprakta, çamurlu alanlarda top koşturan milyonlarca çocuklar var. Dünyayı etkisi altına alan, zengini fakiri kendine bağlayan futbolun olmazsa olmazı aksesuarı kramponun tarihçesini şöyle.

Tarihte bilinen ilk krampon 1526 yılında 8. Kral Henry tarafından yaptırılmış. O dönemde futbolda yaşanan yaralanmalardan kendini korumak için özel bir futbol ayakkabısı sipariş eden krala deriden ağır bir ayakkabı yapılmıştır. Koruma amacıyla yapılan ayakkabıların teki yaklaşık 500 gr. 1800’lerin başlarında futbol popülarite kazanmaya başlayınca. Bu dönemde ilk çivili krampon da ortaya çıkmış olur. Bunun üzerine, oyuncuları korumak amacıyla metal burunlu futbol
ayakkabıları yapılmıştır.

1920’lerde ise krampon üretimi sadece birkaç küçük üretici tarafından sınırlı sayıda yapılır. Bu üreticilerin en önemlileri, Gola, Hummel ve Dassler Brothers‘dı. Ancak 2. Dünya Savaşı öncesi krampon tasarımları değişmeye başlar. 1954 Dünya Kupası ‘nda Adidas Batı Almanya takımı için hava koşullarına göre çivileri değişebilen ilk kramponu tasarlar. 1979‘da satışa çıkan Copa Mundial ile Adidas sektördeki liderliğini iyice perçinler. Kanguru derisinden yapılan 12 çivili Copa Mundial tüm zamanların en çok satan kramponu olarak tarihe geçer. Copa Mundial, Diego Maradona, Franz Beckenbauer, Pele, Zinedine Zidane gibi efsaneler tarafından giyilir.
2000’li yıllara damga vuran iki marka Nike ve Adidas olur. Messi, Cristiano Ronaldo, Mesut Özil gibi yıldız futbolcuların yeteneklerine ve oyun kabiliyetlerine göre geliştirilen kramponlar giderek daha hafif ve daha konforlu hale gelir. Top hakimiyeti ve tutuşu artıran teknolojilerin yansıra göz alan renk ve tasarımlarla kramponlar
sahanın gerçek yıldızları arasına girer.


2014 yılında lanse edilen Nike Magista, bileği saran çoraba benzer radikal tasarımıyla oldukça ses getirir. Bugünlerdeyse Adidas’ın ilk bağcıksız kramponu Pure Control ile yepyeni bir sayfa açılır. Krampon deyip geçmemeli. İnsanoğlu yeter ki istesin. Bizler çocukluk ve gençliğimizde, naylon, lastik spor ayakkabıları giyerken, dünyada ve bizim ülkemizde, kramponun macerası, nereden nereye nasıl bir aşamadan geçmiş ve günümüze hangi şekilde ulaşmış.