KÖY KOLEJLERİ

Eğitim sistemi malumunuz, hele hele devlet okullarındaki her manada eksiklikler daha da malumunuz diye düşünüyorum. İmkânı olan ya da imkân yaratmak için bir taraflarını yırtan aileler, çocuklarını özel okullara göndermek için yarışıyor, haliyle de pıtrak gibi özel okullar türüyor. Peki fark ne?

Elbette temel farkların başında İngilizce eğitim geliyor ama sadece o kadar mı? Hayır. Özel okulların laboratuvarları çok daha kapsamlı, birçok sosyal aktivitesi var, müzik sınıfları, spor salonları, yaratıcı drama atölyeleri falan… Hatta bazı kolejlerde tarlalar var, çocuklar kendi yiyeceklerini orada yetiştiriyor. Çocuklar kendilerini daha özgürce ifade ediyor, hayata karşı daha özgüvenli oluyor.

E iyi de hacı abi, biz neden köy enstitülerini kapattık o zaman? 100 sene önce başlatılan ve devam etseydi muasır medeniyet seviyesini yakalayıp belki de geçecek olmamızı sağlayacak Köy Enstitülerinin o günkü vizyonuna anca bugünden gelebildiysek neden çocuklarımızın 100 senesini heba ettik? Hem de cebimizden milyonlar harcayarak.

Sofra adabından, inşaat yapmaya, insan anatomisinden edebiyata kadar hayatın her alanından eğitim veren sadece somut şeyler öğretmeyen yaşamayı öğreten kurumlarda, en az bir enstrüman çalmak, tüm dünya klasiklerini okumak, sene sonunda bir tiyatro eseri sergilemek zorunluydu. Ülkenin dört bir yanından çocuklar, beraber yaşamayı öğreniyor, inisiyatif alarak cesaretle eleştirmeyi deneyimliyorlardı. Kendi sebze – meyvelerini kendileri ekiyor, halk ozanları, edebiyatçılar ve dönemin önemli insanları derslere giriyordu. Yaz aylarında köylerine dönen çocuklar kendi ana babalarına okuma – yazma öğretiyor, edindikleri deneyimlerle yaşıtlarının fersah fersah önüne geçiyor, mezun olup öğretmen olanlar, yurdun dört bir yanına öğrendiklerini götürüyordu. Yani her manada hayata önde başlıyorlardı.

Bugün geldiğimiz noktadaki birçok sorunun temelinin eğitimsizlik olduğunu göre göre, üniversiteden mezun olanların iş hayatında ya da sosyal hayatta çok zorlandığını bile bile, yeni neslin hem ülkenin hem de dünyanın sorunlarına kayıtsız kaldığını yaşaya yaşaya, birçok şeye bencilce yaklaştıklarını tecrübe ederek şaşırıyoruz bir şeylere. İyi de niye? Her şey çok bariz değil mi? Haydi kalın sağlıcakla.