KÖPEKLERİ İNSANLARDAN KORUMAK GEREK

Son günlerde memlekette epey bir yüksek sesle sokak köpekleri insanlara saldırıyor, ısırıp yaralıyor ve hatta öldürüyor hadi onları toplayıp uyutalım yaygarası koparılıp duruyor. Uyutmak dedikleri de bildiğin katletmek…

Çok istisnai olaylar köpürtülerek halkın kafası bulandırılıyor, sözüm ona insanları köpeklerden korumak gerektiği iddia ediliyor…

Oysa gerçekte:

Köpeklere eziyet edip, işkence ile öldüren insanlar var…

Yavru köpekleri anaları ile birlikte zehirleyip acılar içinde kıvrandıra kıvrandıra öldüren insanlar var…

Arabası ile kazaen ve hatta taammüden ezip yaralayan ya da öldüren insanlar var…

Saldırganlaştırmak için karanlık odalarda aç bırakıp, döve döve acı çektiren insanlar da var…

Hatta köpeklere tecavüz eden insanımsılar bile var değil mi?

Bu durumda kimi kimden korumamız gerek?

Bence köpekleri insanlar ve insanımsılardan korumaya çalışmak çok daha lüzumlu bir iştir.

Gündem sokak köpeklerinin katledilmesi olduğu için köpek dedim ama aslında tüm hayvanlar insan tehdidi altındadır insanlar birçok hayvanın yaşamını tehdit ediyor, önemli bir kısmının soyunu kuruttu ya da kurutmak üzere. Bu yüzden ben köpek desem de siz onu “hayvanları insanlardan korumak gerek” olarak anlayın lütfen.

Peki, hayvanları insanlardan korumak için ne yapmak gerek ya da ne yapılıyor?

Genel olarak hayvanlara özel yaşam alanları oluşturulup, buralarda avlanmak ve hayvanlara zarar vermek kesinlikle yasaklanıyor.

Şimdi bunun bir benzerini sokak köpekleri içinde yaparak bu sorunu çözüp sokak köpeklerini insanlardan koruyabiliriz.

Öncelikle şunu belirteyim sureti haktan görünüp hayvan severler bunları sahiplensin demek aslında çözüme niyetim yok demektir…

Neden mi böyle düşünüyorum?

Bakın sokak köpekleri büyük bir çoğunlukla sokakta doğmuş, büyümüş ve eğitim alma yaşını geçirmiş köpeklerdir. Ayrıca bu köpekler genel olarak oldukça iri köpeklerdir de. Yani bu köpekleri alıp, eğitip evde besleyebilmek o kadar da kolay bir iş değildir, bu köpekler ancak bağda bahçede ya da dışarıda beslenebilirler. Bir çok hayvan severin de böyle bir imkanı yoktur.

Bazıları sokak köpeklerini önce pet shoplardan alınıp sahiplenilmiş sonra sokağa bırakılmış hayvanlar zannediyor. Bu şekilde sokağa bırakılan hayvanlar muhakkak vardır ama bunların hem sayısı çok azdır ve hem de bu hayvanlar genellikle aşıları falan yapılmış, kısırlaştırılmış ve genellikle küçük boyutlu hayvanlardır. Ayrıca bu hayvanlar çoğunlukla saldırgan ya da tehlikeli olabilecek cinslerde değildir ayrıca ne yazık ki bu hayvanların zaten uyum sağlayıp sokakta uzun süre yaşayabilmeleri de pek imkân dâhilinde değildir.

Diğer yandan hayvan severler ise zaten olanakları ölçüsünde hayvan sahiplenmiş, hâlihazırda bunlara bakan kişilerdir ve tabiri caizse birçoğunun istiap haddi de fazlası ile doludur.

Yani “hayvan severler sahiplensin, 30 günde sahiplenilmeyen köpekleri uyutalım” söylemi yapacakları katliama meşrutiyet kazandırmak, suçu vebali sinsice hayvan severlere atmak için uydurulmuş bir gerekçedir.

Gelelim çözüm yöntemine:

Aslında çözüm çok ama çok basit, uygulanabilir ve sürdürülebilir; kentlerin dışında iklimi müsait ağaçlık, ormanlık, sulak bölgelerde büyük doğal alanlar belirlenecek ve bunların etrafı tel çit ile çevrilecek. Biliyorum ki böyle alanlar belediyelerin elinde olmasa da Orman Bakanlığı uhdesinde bol bol var, buralarda bir çeşit doğal yaşamı koruma bölgesi inşa edilecek.

Sokaklardan toplanan köpekler bakımları yapılıp aşıları tamamlandıktan sonra kısırlaştırılarak bu doğal alanlara bırakılıp insanlardan korunacak şekilde özgürce yaşayabilecekler. Hatta köpekler boyut ve hatta cinslerine göre sınıflandırılıp farklı alanlarda konularak birbirlerine zarar vermeleri de önlenebilir.

Ancak bundan sonra STK ve hayvan severler seve seve destek verebilecek, el birliği ile yeterli mama ve su bırakacaklardır, bu şekilde herkesi mutlu edecek, etkin ve sürdürülebilir bir çözüm yolu da ortaya çıkmış olacaktır.