Konteyner Kentler Yağmalanıyor mu?

İskenderun’da 6 Şubat deprem felaketinde evsiz kalanlara barınak olarak hazırlanan Konteyner Kentlerde sık sık ziyaret ettiğimiz yakınlarımız, yapımı tamamlanan ve teslim edilen deprem konutlarına taşınıyorlar. Bir süre önce yeni evine taşınan bir yakınımızı ziyaretimizde çok ilginç bir gelişmeye tanık olmuştum, ancak o kadarına da ihtimal vermeyerek üzerinde durma gereği duymamıştım.

Yakınımla yeni evinde birlikte otururken cep telefonu çaldı, açtı, konuştu, sonra da bana bilgi verdi:

“Afad’dan arıyorlar, boşalttığımız konteynerin anahtarını istiyorlar, Klimayı sökeceklermiş!..”
İlginç geliyor bana, soruyorum; “Bildiğim kadarıyla konteynerlerde Klimanın yanı sıra buzdolabı, televizyon, çamaşır ve bulaşık makinası gibi ev eşyaları da bulunuyor, Afad, sadece Klimaları mı topluyormuş?!..”

“Öyle diyorlar ama evlerine taşınanlardan bazıları Klimaları söküp götürmüş, Afad onları da geri istiyormuş...”
Yakınımla birlikte konteyner kente gidiyoruz, AFAD ofisi olarak kullanılan bir köşedeki konteynere varıyoruz, girişteki küçük odada küçük masada oturan bir kadın görevli var, yakınım kendisine telefon açan görevliyi soruyor, yokmuş; “Konteynerin anahtarını istedi, Klimayı sökeceklermiş” dedi, kadın başını sallayarak, “Evet” yanıtı verdi.

Yakınım, görevli kadına sorular yöneltti, yanıtlarını aldı ve anahtarı bırakarak ayrıldık.

Yakınıma, “Neden sadece Klimaları topluyorlarmış?” diye sordum, “Yükte hafif pahada ağır olan Klima, piyasa değeri kırk elli bin lira!” yanıtını verdi.

O günden sonra Konteyner Kentlerle ilgili kafama sorular takıldı, ancak devlet mekanizmasının büyük gücüne güvenerek, kötü olasılıkları, unutup gitmiştim. Ne var ki, geçtiğimiz günlerde medyaya yansıyan, “Malatya’da Konteynerlarda Büyük Vurgun İddiası” başlıklı haberlerle karşılaşınca, şaşkınlık yaşadım. Haberde özetle şöyle deniyordu:

“Malatya’da boşaltılan konteyner kentlerdeki beyaz eşya, klima ve mutfak tezgahlarını ‘hurda’ göstererek el altından satan şebekeye yönelik operasyonda gözaltına alınan 2 AFAD personeli, tutuklanarak cezaevine gönderildi.”

Bu haber beni, bir süre önce İskenderun’da tanık olduğum konteynerlardan Klimaların sökülmesi olayına geri döndürdü.

Konteyner kentler, sadece Malatya’da mı var?.. Onbir ilimizin uğradığı deprem felaketi sonrası tüm il ve ilçe merkezlerinde hatta köylerde bile oluşturulan çok sayıda Konteyner Kent bulunuyor; buralara on binlerce belki de daha fazla Konteyner yerleştirilmişti. Düşündükçe, sorguladıkça insanın hafsalası duruyor; o kadar çok sayıda Konteynerde bulunan Klimalar, öteki beyaz eşyalar yağmalanıyorsa, birileri buradan haksız kazançlar sağlıyorsa, ortada dönen meblağların ne kadar büyük olduğunu hesap etmek mümkün mü?..

Hele de bu yağmalamayı yapanlar, devlet bünyesindeki Afad Kurumu görevlilerine kadar uzanıyorsa, dehşet verici bir durum yok mu ortada?

Cumhur İttifakı İktidarına yangözle bakan siyasal muhaliflere nefes aldırmayan, operasyon üzerine operasyonlar düzenleyen Kur’an hafızı, Abdülhamid hayranı İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, bakanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Afad Kurumu’nun sorumlu olduğu Konteyner Kentlerle ilgili bu soruna bir göz atabilecek mi acaba?

Daha açıkçası, trilyonlar harcanan bu Konteyner Kentler, boşaltıldıktan sonra ne tür işlemlere tabi tutulacaktı, bu konuda Devletin planları, projeleri var mıydı ya da var mıdır?..

Deprem felaketinde büyük can ve mal kaybına uğramış olan afetzedelerin, yeni evlerine taşınırken, kullandıkları konteynerlere ihtiyaçları kalmayacaktır ama, orada kullandıkları eşyalardan işlerine yarayanları, kendilerinin götürmesi, daha doğru olmaz mı?..

Boşaltılan on binlerce konteyner ana gövdesinin nasıl değerlendirileceğine de sanırım devlet kurumları bir karar vermiştir ya da verecektir!
Tanık olduğum bu devasa konuyu, hatırlatmak istedim.