Köyleri mahalleye dönüştürerek, mahalleleri yüksek yapılar ve yapay taşlarla doldurarak kentsel dönüşüm adı altında, aslında “Kentsel Ölüşüm” sürecini yaşanıyor, “Evimiz, üstünde yaşayanlar Ailemiz, içinde şiddet barındırmayan farklılıklar doğal zenginliğimiz” dediğim Türkiye.
Köyler ve mahallelerdeki olumsuzluk ağırlıklı bu değişim ve yapılaşma, ormanlara, bitkilere, tatlı ve temiz sulara aşırı zarar veriyor, doğada veya sokakta yaşayan, yaşantımızın olmazsa olmazı olan hayvanları göçe zorluyor, sayılarını azaltıyor veya yok ediyor.
İnsan-hayvan-doğa-çevre ilişkilerinin dengeler bozulmadan yaşanması, çok özlediğimiz önceki komşuluk anlayışının yitirilmemesine katkıda bulunmak için Türkiye’de çok sayıda mahalle ve köy derneği var.
Bunlardan biri, Merkezi Ankara ve kısa adı Çiğdemim olan Çiğdem Eğitim, Çevre ve Dayanışma Derneği.
Çiğdemim Derneği, kuruluşunun 30. yılı etkinlikleri kapsamında, 13 Mayıs 2026 Çarşamba akşamı Çiğdem Mahallesinde, Çankaya Belediyesine ait Hasan Ali Yücel Çankaya Evi’nde, ”Mahalle ve Müşterekler (Ortaklık, beraberlik veya birlikte paylaşma) Söyleşisi” düzenledi.
Söyleşinin konuşmacı konuğu Cambridge Üniversitesi (İngiltere) öğretim üyelerinden, ekonomist-yazar Doç. Dr. Özge Öner’di.
Dernek Başkanı Fatih Fethi Aksoy’un kolaylaştırıcılığındaki söyleşide, “Mahalle nedir, birlikte yaşamak ne demek, müşterekler nasıl kurulur” ana konusu konuşuldu. Çiğdemim Derneği üyeleri, ilgi ve verimliliğin yüksek düzeyde olduğu söyleşide, görüşleri ve soruları ile katıldılar.
Doç. Dr. Özge Öner, sorunların yerelde konuşulması, çözümlerin yerelde uygulanması, demokrasinin yerelde güçlendirilmesi, örgütlenme ve dayanışma konularının önemine ısrarla değindi.
Söyleşide, Cumhurbaşkanlığı Hükümet yöntemi, siyasal partilerin yerelde ve genelde yaşadığı sorunlar, belediyelerin ve kamu yönetimlerinin gönüllü çalışmalara destek vermesi, sadece seçimden seçime değil, halkın her zaman görüş ve önerileri ile doğrudan katılımının sağlanması, genç bir bilim insanına, ülkemin örnek mahalle derneklerinden birine ve katılımcılara yakışır ve yapıcı düzeyde konuşuldu.
Ömrünün önemli bir bölümünde, örgütlenme, demokrasi ve yüz yüze iletişim konularında gönüllü çalışmalar yapan bir insan olarak söyleşi ile ilgili şu değerlendirmemi sizlerle paylaşıyorum.
Siyasal görüş, içinde şiddet olmaması gereken inanç farklılıkları, ortak dilimiz Türkçe dışında dil ve kültür zenginliği bulunan Türkiye’mizde, iletişim, dayanışma, paylaşma, karar, yönetim, yürütme, denetleme ve değerlendirme süreçlerini birlikte yaşamakta zorlanmamalıyız.
Haydi, sevgi, dostluk ve demokrasi içende yaşanacak, yoksulun ve yoksunun olmayacağı Türkiye’miz için, her yerde ve her zaman kadın-erkek birlikte, dayanışma içinde, haydi…