Cumartesi hem CHP’nin lideri Özgür Özel ve hem de sarayın atadığı kayyum Kemal bayramlaşma adı altında gövde gösterisi yaptı...
Kayyum Kemal yandaşlarını Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinin önüne, CHP’nin lideri Özgür Özel ise Ankara İl Başkanlığının önünde bulunan Güvenpark’a çağırdı...
Hemen herkes kimin davetine kimler icabet edecek, kaç kişi katılacak diye merak ediyor, birbirine soruyordu. Bayram ziyaretlerinde muhabbet hep bu minval üzerine dönüyordu.
Sonuçta beklenen gün geldi çattı, takke düştü kel göründü, kayyum Kemal’in davetine sadece bir avuç insan katıldı. Katılım azdı ama dahası katılanların kaçı gerçekten CHP’li kaçı değil o da bilinmiyor.
Özgür Özel’in davetine icabet edenler ise o koskoca Güvenpark’ı doldurdu taşırdı.
Konuşmasının sonunda Özgür Özel bu büyük kitleye “haydi şimdi hep beraber Anıtkabir’e yürüyelim” deyince on binlerce insan arkasından sel oldu aktı.
Bu gövde gösterisi elbette sadece insan sayısı ile ilgili de değildi, kimlerin hangi davete katılacağı ve katılanların coşkusu da en az sayı kadar önemliydi.
Kayyum Kemal’in davetine CHP milletvekilleri ve örgütünden ciddi bir katılım olmadı oysa Özgür Özel’in davetine başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere bir çok önemli isim destek verdi, il başkanları dahil örgütlerin büyük bir çoğunluğu Güvenpark'taydı.
Sonuç olarak böyle bir gövde gösterisi yapmaya kalkan kayyum Kemal çok ama çok ağır bir hezimet yaşadı, örgütün ve Cumhuriyet Halk Partisinin önde gelen isimlerinin onu takmadığı ortaya çıktı.
Cumhuriyet tarihinde daha önce hiçbir genel başkan kendini böyle utanç verici bir duruma düşürmemişti neticede Kayyum Kemal bunu da becerdi...
Sonuçta görüldü ki:
Halk kayyum Kemal’e karşı...
CHP üyeleri kayyum Kemal’e karşı...
CHP delegesi kayyum Kemal’e karşı...
CHP örgütleri kayyum Kemal’e karşı...
CHP milletvekillerinin kahir ekseriyeti kayyum Kemal’e karşı...
Muhalif basın kayyum Kemal’e karşı...
Kendini bilen, memlekette demokrasiyi, insan hak ve özgürlüklerini savunan aydınlar kayyum Kemal’e karşı...
Atatürkçüler kayyum Kemal’e karşı...
Solcular kayyum Kemal’e karşı...
Bir çok Alevi de kayyum Kemal’e karşı...
Bak buradan söylüyorum: CHP’nin çaycısı bile kayyum Kemal’e karşı eminim çay, kahve götürürken küfrede küfrede götürüyordur...
Sonuçta AKP’lileri saymazsak kayyum Kemal’in yanında üç beş kendini bilmez ile yandaş medya var o kadar.
Seksen yaşına merdiven dayamış bir insan kendine bunu niye yapar, kendini niye böyle bir nefret objesine dönüştürür işte bunu anlamak mümkün değil.
Dahası her yaptığı konuşma ve ağzından çıkan her söz ile kendini daha da batırıyor, rezil rüsva ediyor.
Bakın demedi demeyin: En son çıkıp yandaş medyanın ağzı ile Cumhuriyet Halk Partisinin şerefli üyelerini fetöcülük ile suçlaması bardağı taşıran son damla olmuştur.
Hepimiz şahidiz, biliyoruz; o meşum gecede Türk Demokrasisinin kalesi Türkiye Büyük Millet Meclisi fetöcü hainlerin saldırısı altında bombalanırken koşup meclise gelen ilk isim Özgür Özel’di.
Şimdi kayyum Kemal iğrenç bir iftirayı ortaya atıp Özgür Özel başta olmak üzere onurlu şerefli insanları fetöcü olmakla suçluyorsa kendisine denilen ve pek üzüldüğünü belirttiği her sözü dibine kadar hak ediyor demektir.
Bu vesile ile beni takip edip okuyan dostlarıma bir özür borcum olduğunu da itiraf edeyim.
Herkesten özür diliyorum, bir çok kişi gibi bende Kemal Kılıçdaroğlu’nun iktidarın işbirlikçisi olduğunu fark edemedim.
Onu hep memur kafalı, biraz beceriksiz ve kifayetsiz olsa da zor şartlar altında memlekette demokrasiyi savunmaya çalışan bir kişi sandım, adam yerine koyup arkasında durdum, yaptıklarını savundum, iktidar ile “danışıklı dövüş” tabiri caizse “şikeli maç” düzenleyen biri olduğunu anlayamadım.
Tabi bir mazeretim de var.
Açıkça söylemek gerekirse iyi insanlar kötülüğün, iğrençliğin bu seviyesini öyle kolay kolay algılayamıyor.
Bende bir çok iyi insan gibi bu iğrenç seviyeyi algılayamadım, böyle bir şeyi ona konduramadım ama şimdi çok pişmanım sizi de yanılttığım için tekrar özür dilerim.