Oysa bulunduğumuz topraklar geçmişe ve hatta sadece geçmişe değil bu günümüze dahi şekil veren bir çok tarihi olay ile doludur.
Bakınız biz esas olarak kadim Roma coğrafyasında yaşıyoruz, bu İmparatorluk eski dünyanın merkezinde bin yıldan fazla hükümran olmuş, müthiş bir uygarlık kurmuş ve bölgeyi derinden şekillendirmiştir. Roma tarihi bilinmeden ve Roma sistemi çok iyi anlaşılmadan günümüzde yaşanan bir çok dini ve siyasi olayı anlamak asla mümkün değildir.
İşte Birinci İznik Konsili’de Roma döneminde yaşanan bu önemli tarihi olaylardan biridir ve bu konsil’de esasında bir Yahudi mezhebi olarak doğan Hristiyanlık inancı İmparator Konstantin tarafından “Roma Devlet Dini” haline getirilmiş ve devletin de dayatması sonucunda Roma coğrafyasında genel kabul görmüştür.
Birinci İznik Konsili (I. Ekümenik Konsil), Hristiyanlık tarihinin en önemli konsillerinden biri olup 20 Mayıs 325 – 25 Temmuz 325 tarihleri arasında Bugünkü İznik’de (eski adıyla Nikaia) Roma İmparatoru I. Konstantin (Büyük Konstantin) tarafından toplanmıştır, bu konsile Yaklaşık 318 piskopos katılmıştır (sembolik olarak “318 babalar” diye anılır).
Birinci İznik Konsili’de alınan en önemli karar, İsa Mesih’in tanrısal doğasını tanımlayan İznik İnanç İlkesi (Nicene Creed)’nin ilk halinin kabul edilmesidir. Bu, Aryusçuluk (Arius) öğretisine karşı Ortodoks Hristiyanlığın temelini oluşturmuştur.
İznik İnanç İlkesi, Hristiyanlığın en önemli inanç metinlerinden biridir, bu metin, özellikle İsa Mesih’in tanrısallığını savunmak ve Aryusçuluk (Arius) öğretisini reddetmek amacıyla yazılmıştır. Aryus, “İsa’nın Baba Tanrı’dan yaratılmış bir varlık olduğunu, yani başlangıcı olduğunu” savunuyordu. İznik Konsili ise İsa’nın ebedi olarak Baba ile aynı özden (homoousios) olduğunu kesin bir şekilde ilan etmiştir.
Aryus ve görüşünü savunanlar ise aforoz edildi, kitapları yakıldı ve kendisi de sürgüne gönderildi.
İznik İnanç İlkesi, Hristiyan doktrininin temel taşıdır ve özellikle şu cümleyle tarihe geçmiştir:“Baba ile aynı özden (homoúsios / consubstantialis)” Bu tek kelime, İsa Mesih’in tamamen Tanrı olduğunu, yaratılmadığını ve Baba ile eşit olduğunu resmen ilan etmiştir. İşte tam da bu nedenle 2025’teki 1700. yıl kutlamaları hem Katolik ve hemde Ortodoks dünyası için gerçekten de çok büyük bir önem taşıyor.
8 Mayıs 2025'te seçilmesinin ardından Papa XIV. Leo, ilk yurt dışı ziyaretini 27 Kasım 2025 tarihinde Türkiye'ye gerçekleştirecek. Bu ziyaret önceki Papa Franciscus'un planladığı ziyaretin yerine getirilmesi niteliğinde olacak.
Ziyaret yukarıda Hristiyan dünyası için tarihi önemini kısaca anlattığım Birinci İznik Konsili'nin 1700. yılı anısına planlanmış olup, programda Ankara, İstanbul ve İznik yer alıyor.
Bayram değil seyran değil Papa bizi niye ziyaret ediyor, neden bir İslam ülkesine geliyor diye merak edenler için sanırım yukarıdaki özet bilgiler yeterli olacaktır, görüldüğü üzere siz bilmeseniz ya da unutsanız da adamlar geçmişi asla unutmuyor, geçmişe sünger çekip geçmiyor.
Bu arada bir çok kaynakta Aryusçu olduğu iddia edilen Rahip Bahîra konusuna değinip, Aryusçu teoloji ile İslam teolojisi arasında bir çok ortak nokta olduğunu da vurgulamadan geçemeyeceğim, buna göre:
|
Konu |
Aryusçuluk |
İslam |
|
Tanrı’nın birliği (tevhid) |
Kesinlikle tek, bölünmez Tanrı |
Allah birdir, ortağı yoktur |
|
İsa’nın tanrısallığı |
İsa Tanrı değil, yaratılmış bir varlıktır |
İsa Allah’ın kulu ve peygamberidir |
|
Teslis (Üçlü Birlik) |
Kesinlikle reddedilir |
Kesinlikle reddedilir (Şirk sayılır) |
|
İsa’nın “Allah’ın Oğlu” olması |
Mecazi anlamda, biyolojik değil |
Reddedilir, Allah çocuk edinmemiştir |
Sonuç olarak Roma Roma’nın inanç ve hukuk sistemi bu günün dünyasını dahi çok derinden şekillendirmiş ve etkilemektedir.
Bu ziyaretin önemi de tam buradadır.