Her Eleştiri Güç Değildir

Ben şunu son zamanlarda kendimde de fark etmeye başladım, bazı insanlar gerçekten eleştirmek için eleştiriyor. Yani ortada düzeltilecek bir şey olsun ya da olmasın fark etmiyor, bir şey söyleme ihtiyacı var sadece. Eskiden böyle durumlarda çok takılırdım, acaba haklı mı diye düşünür, kendimi gereksiz yere yıpratırdım. Ama artık biraz daha net görüyorum.

Çünkü şunu anladım, birini sürekli eleştirme ihtiyacı duymak da çok sağlam bir yerden gelmiyor. Hatta çoğu zaman bu da bir özgüven eksikliği.

Ben kendimden biliyorum, insan kendinden emin olduğunda her şeye laf söylemek istemiyor. Her şeyi düzeltmeye çalışmıyor. Ama içten içe bir eksiklik hissi varsa, bu bazen dışarıya eleştiri olarak çıkıyor. Karşı tarafı küçülttükçe kendini biraz daha iyi hissetmek gibi.

Ve en ilginci şu, eleştirmeyi bu kadar rahat yapan insanlar iş kendilerine gelince aynı rahatlıkta olmuyor. Bunu çok yaşadım. Bana rahatça söylenen şeyleri ben söylediğimde bir anda ortam değişti. Konu dağıldı, alakasız şeyler ortaya çıktı.

O an şunu anladım, mesele benim ne dediğim değilmiş. Mesele onların bunu duyamamasıymış.

Çünkü gerçekten kendine güvenen biri eleştiriden bu kadar kaçmaz. Hoşuna gitmez belki ama dinler. Belki bir payı vardır diye düşünür. Ama özgüveni eksik olan biri için eleştiri direkt tehdit gibi. Sanki biri gelip onun değerini azaltıyormuş gibi hissediyor.

O yüzden hemen savunma başlıyor. Hatta çoğu zaman savunma da değil, direkt karşı tarafı bastırma çabası. Konu değişiyor, geçmiş açılıyor, alakasız şeyler ortaya dökülüyor. Çünkü amaç anlamak değil, üste çıkmak oluyor.

Ben artık şunu ayırabiliyorum galiba, gerçekten bir şey söylemek isteyenle sadece eleştirmek isteyen aynı değil. Biri seni geliştirir, diğeri sadece yorar.

Ve açık söyleyeyim, sırf eleştirmek için konuşan insanların söyledikleri artık eskisi kadar etkilemiyor beni. Çünkü biliyorum, bu çoğu zaman benimle ilgili değil.

Bazen insanlar kendi içlerinde eksik hissettikleri şeyleri başkalarının üzerinden kapatmaya çalışıyor. Ve bunu en kolay eleştirerek yapıyorlar.

Ama gerçek özgüven bence çok daha sessiz bir şey. Her şeye laf söylemekte değil. Gerekmediğinde susabilmekte. Karşısındakini küçültmeden de var olabilmekte.

Ben de hâlâ öğreniyorum bunu. Her duyduğuma takılmamayı, her eleştiriyi ciddiye almamayı. Ama şunu net biliyorum, birini eleştirmek için eleştirmek de en az eleştiriyi kaldıramamak kadar insanın kendi içinde çözemediği bir şeylerin göstergesi.