Güzel Sanatlar Genel Müdürümüze Açık Mektup

Saygıdeğer Genel Müdürüm,
Bu mektubuma başlarken camiamız için çok değerli olduğunuzu özellikle bilmenizi isterim.
Mektubumun konusu Kurumunuzdaki asli işlerini unutup Kurum dışında özel teşebbüs sahiplerinin emir eri gibi davrananlarla ilgilidir. Bilmem sosyal medyayı takip ediyor musunuz? Ben iyi takip ediyorum. Sanatçılarınızdan bazıları özel iş yapanların afişlerinde boy gösteriyor. Konserler veriyorlar. Akademi adı altında faaliyet gösteren yerlerde yurt içinde ve yurt dışında hem konser hem de yüz yüze ve online dersler veriyorlar. Bu faaliyetlerini gizli gizli çaktırmadan yaptıklarını sanıyorlar ve devamlı açık veriyorlar. Bu eğitimlerin bazıları da sertifika verme eğitimleri.

Bu derslere katılıyor, dersler veriyor, elbette bu hizmeti de parasız yapmıyorlar. Gelirleri ile giderleri incelendiğinde bu durum ortaya çıkacaktır. Arkadaşları neden ders veriyorsun? diye sorduğunda onlara para kazanmam lazım ihtiyacım var dediği de bir gerçek.
Şimdi gelelim konuya:
Bu arkadaşların ve başka kişilerin verdikleri dersler neticesinde insanlara çakma sertifikalar verildi. Çok şükür ki Devletimiz son günlerde “Yetkilendirilmeyen Kişi, Kurum veya Kuruluşlar Tarafından Verilen Sertifikalı Eğitimler” konusuna el attı. Bakın neler oldu?
Devletin ilgili kurumlara gönderdiği uyarı yazısına göre özetle; “Verilen eğitimlere ait vatandaşları yanıltıcı ilan, reklam ve duyuruların yayımlandığı, verilecek sertifikaların üniversiteler tarafından onaylandığı ve e-Devlet Sistemi’ne kaydedildiği belirtilerek vatandaşlar yanıltıldı. Üniversitelerin sürekli eğitim uygulama ve araştırma merkezleri ve özel kurum ve kuruluşlar tarafından düzenlenen eğitimler sonucunda vatandaşlara sertifika verildi. Bu sertifikaların da üniversiteler tarafından onaylandığı ve e-Devlet Sistemi’ne kaydedildiği anlaşıldı. Vatandaşların Devlet ve özel kurumlar nezdinde hiçbir geçerliliği olmayan bu sertifikaları elde edebilmek için çeşitli kişi ve kurumlara ücret ödedikleri anlaşıldı.

Bu durum dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi dolandırıcılık suçunun nitelikli halini oluşturduğu ve zaman zaman da bu hususun yargıya intikal ettiği belirtildi.

Yetkisi olmadığı halde sertifikalı eğitim düzenleyen kişi, kurum ya da kuruluşlar herhangi bir vergiye tabii olmaksızın kendileri tarafından belirlenen hesap numaralarına eğitim ücretlerinin yatırılmasını talep ettiği tespit edildi. Vergi açısından da sakıncalı olan bu durumun önüne geçilmesi için uyarılar yapıldı.

Sonuç olarak devlet tarafından sertifikalı eğitim yapma yetkisi verilmeyen herhangi bir kişi, kurum veya kuruluşun sertifikalı eğitim adı altında eğitim gerçekleştirerek yetki vermesi bu sertifikayı alarak iş yapmak isteyen kişilerin mağdur olmasına sebep oldu.
Bu nedenle Üniversitelerde bulunan sürekli eğitim uygulama ve araştırma merkezlerinin Bakanlık mevzuatı dışına çıkarak sertifikalı eğitim vermelerinin önlenmesi, yetkisi olmadığı halde sertifikalı eğitim düzenleyenlere dair uygulanacak yaptırımlar ile ilgili Kurumlar arasında iş birliği yapılması kişilerin maddi kayba uğramaması ve mağduriyetlerine son verilmesi için söz konusu eğitimlerin durdurulması, durdurulmaması durumunda ise eğitimleri düzenleyen üniversiteler hakkında yasal sürecin başlatılacağı belirtildi.
Bu nedenlerle; bahse konu eğitim sertifikalarının, üniversitelere tanınan “Sertifika Sorgulama/Sertifika Doğrulama” hizmetleri kapsamında sorgulanmaması, doğrulanmaması veya görüntülenmemesi için gerekli tedbirlerin ivedilikle alınması için gerekli talimatlar ilgili Kurumlara gönderildi.

Kendi kurumu dışında özel sektörde ders veren elemanlarınız da bu sertifika olayına Kurumu dışında özel bir akademide ders vermek suretiyle ucundan kıyısından bulaşmışlar, devletin saygın bir kurumu çalışanları oldukları ve bu nedenle itibar gördükleri için kişilerin yanıltılmasında pay sahibi olmuşlardır.
Bu ne cesarettir ki afişlerde bile resimlerinin basılmasından rahatsız olmamaktadırlar.
Birkaç gün içerisinde yeni bir konserde olacaklar. Bilgilerinize…
Gereği için arz ederim efendim.
TRT
TRT kanallarının birisinde bir program yayınlandı. Resmen özel bir akademinin reklamı şeklindeydi. Kim ne amaçla böyle bir yayına izin verdi. Bilinmez.
Bir yayın yapılırken ekrana çıkardığınız kişi hakkında derinlemesine bir araştırma yapmalı ona göre ekrana çıkarmalısınız. Kaç Kurumdan atılmış veya ayrılmak zorunda kalmış, soruşturma geçirmiş mi? Birisini ölümle tehdit edip ceza almış mı?
Devlet Kurumunu bir akademinin reklam yeri haline getirenlerin soruşturma geçirmesi gerekir. Bu reklama benzer yayının Kurum gelirlerine katkısı olmuş mudur?
Kurumda çalıştığım yıllarda Kurum gelirlerini artırmak ve davaların kazanılmasındaki önemli rolüm gereğince Genel Müdürümden maaş ödülü ve takdirname almış ve Kurumuna çok büyük faydalar sağlamış birisi olarak bu soruyu sormanın hakkım olduğunu düşünüyorum. Saygılarımla…