İran'ın attığı füzeleri füzenin cinsine bağlı olarak Amerika ve müttefikleri çoğunlukla başka füzeler ile durduruyor ve sonuç olarak ortadoğu semaları tam bir füze düellosuna sahne oluyor.
Açıkça görünmektedir ki füze stoğu ilk biten bu düelloyu kaybedecek....
Peki, kimin füze stoğu önce biter?
İran'ın yıllardır füze üretip yeraltı silolarında sakladığı biliniyor, bu çeçevede sağlam bir stoğunun olduğu kesin amma ve lakin son bombardımanlar ile hem bu stoğun, hem füze fırlatma rampalarının ve hem de füze üretme kapasitesinin ciddi bir darbe yediğini görüyoruz.
Diğer yandan Molla Cuntasının bütün üst düzey yetkililerinin yerini milimi milimine, saniyesi saniyesine bilip, onları yok edebilen bir gücün İran'ın füze stoğunun miktarını ve niteliğini bilmemesi bana hiç de makul ve mümkün görünmüyor...
Amerika ve İsrail İran'ın füze stoğunu biliyorsa bu stoğu etkisiz kılacak yeterli hazırlık yapmadan savaşa girişecek kadar aptal olacaklarını düşünmek de akıllıca olmaz.
Sonuç olarak İran füzelerinin ve füze atma kapasitesinin önce tükeneceğini kestirmek için kahin olmaya falan gerek yoktur.
Ayrıca Amerika ve İsrail'in füze üretim ve fırlatma gücünde herhangi bir eksilme de söz konusu değildir, Amerikan silah sanayinin ellerini ovuşturarak tam gaz füze ürettiğini düşünmek işin normalidir.
Ayrıca Amerika ve İsrail İran hava sahasında tam bir hakimiyet sağladığı için İran'ın askeri üretim tesisleri, füze rampaları ve füze stoğunu çok daha ucuz ve kolay bir yöntem olan havadan bombardıman ile yok ediyor. Amerika ve İsrail'in böyle bir bombardıman için mühimmat sıkıntısı çekmeyeceği de aşikardır.
Neticede İsrail bir tarafa Amerika bir süper güç ve aynı anda iki cephede savaşı sürdürebilecek bir güç planlaması var, üstelik bu cephelerden en az birinin büyük bir savaş olması planlanmış...
Yani eline süpürge sopası alarak televizyonlara çıkıp Amerika'nın füzesi, bombası bitti, bitecek diyenler ya konu hakkında tam cahildir veyahut da gözünüzün içine baka baka yalan söylüyordur.
Sahadaki bu gerçeklere göre İran'ın füze fırlatmayı sürdürebilmesi için Rusya, Çin ya da Kuzey Kore gibi ülkelerden ciddi miktarda takviye alması gerekir.
Çin, Rusya ve Kuzey Kore İran'a böyle bir füze takviyesi yapmak ister mi?
Bunu elbette bilemem ama isteseler bile bu füzeleri vurulmadan İran'a ulaştırıp kullanıma hazır hale getirmelerinin çok ama çok zor olduğunu bilirim.
Kısa bir zaman içinde İran'ın elinde kala kala dron, İHA ve SİHA saldırılarının kalacağı düşünülmelidir.
Bu saldırıların düşman için çok büyük bir tehdit teşkil etmese de özellikle Hürmüz Boğazını kapatmak için oldukça kullanışlı bir araç olacağı da malumdur...
Bu tablo bize savaşın Hürmüz boğazını kapatma ve açık tutma mücadelesine döneceğini göstermektedir.
Açıkça söylemek gerekirse İran pes edip makul bir anlaşmaya yanaşmadan Hürmüz Boğazındaki dron, İHA, SİHA tehdidini bertaraf etmek kolay olmayacaktır.
Amerika ve İsrail'in bu noktadan sonra geri adım atacağını giriştikleri işi yarım bırakacağını düşünmek ise tam birsafdillik olur.
Bu durumda İran'da rejimi değiştirecek ve Hürmüz Boğazını trafiğe açacak bir kara operasyonunun başlaması kaçınılmaz olacaktır...
Kara operasyonunun kapsamı, süresi ve başarısı ise çok büyük ölçüde İran iç dengelerinde kimin kimi tutacağına, kimin kimin safında savaşacağına bağlı olacaktır. Eğer güç dengeleri birbirine çok yakın olursa İran son derecede kanlı bir içsavaşa sürüklenip bölünüp parçalanabilir, en korkutucu senaryo da bu olur...