Esen Aşcı

Esen Aşcı: 20 Ocak 1968'de Ankara'da doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo – Televizyon - Sinema bölümünü bitirdi. Mezun olduktan sonra, bir süre özel radyo ve televizyonlarda halk ozanları, türküler, gelenek görenek vb. halk bilim konulu programları yönetti ve sundu. Bir yıl sınıf öğretmeni, on yıl halk oyunları öğretmeni olarak çalıştı.

Şiir yazmaya ortaokul yıllarında başladı. Bir türkü sevdalısı olarak, A. Ü. THM Korosunda, Dağarcık Halk Bilim Araştırma Eğitim Derneği, Ozan - Der, HEKDER (Hacıbektaş Eğitim ve Kültür Derneği) gibi derneklerde, çeşitli görev ve çalışmaları oldu. Mülkiyeliler Birliği Halk Müziği Topluluğunda türkülerle yoluna devam etmektedir.

Şimdilerde, HEKDER yönetim kurulu üyesi. HEKDER Deyişler ve Semahlar Topluluğunu çalıştırmaktadır.

A.Ü. SBF – BYYO - İletişim Fakültesi Mezunlar Derneği Denetleme Kurulu ve Âşık Veysel Kültür Derneği üyesi. Türkülü ve şiirli hayat yolunda birlikte ilerliyor. Ozanın, bir oğlu, üç kız kardeşi ve bir de yeğeni var.

Basılı eseri olarak, Haziran 2022'de, Ürün Yayınlarından çıkan "Esenyelle Gelenler" adlı bir şiir kitabı bulunmaktadır.

Esenyelle Gelenler" şiir kitabı, 168 sayfadan oluşmaktadır. Kitapta, hem hece vezni ile hem de serbest vezin ile yazılmış şiirleri yer almaktadır. Şiirlerinin başlangıç sayfalarında ve aralarda aforizma diyebileceğimiz nitelikte ozanın “veciz” sözleri yer almaktadır.

Ozan, çırağ gibi çevresini aydınlatmalı. Kendisinden önce gidenlerin ayak izlerine basmalı ve kendisinden sonra gelenlere bir çığır açmalı. Ozan Esenyel, hem kendisinden önce gidenlerden dolmayı, hem de kendisinden sonra gelenlere boşalmayı ilke edinmiş bir Halk Ozanı. Yukarıdaki biyografisinde de olduğu gibi, bunu gerek öz yaşamında gerekse şiirlerinde de görmek mümkündür.

Kitabının ilk sayfalarında Âşık Veysel’e ve Âşık Mahzuni’ye yazdığı şiirlerle yer vermesi bunun ayrıca bir göstergesi de olsa gerek.

“Çiğdemde çiçekte bulmuşuz mesti/Unutmayız ne babayı ne dostu/Esenyel Veysel’le bir oldu esti/Bir sonsuz deryaya düştü de gitti.”

“Gitmese de namertlerin hoşuna/Bir Mahzuni ŞERİF değil boşuna/ Esenyel’im az rastlanır eşine/Ölen tendir sanma biter Mahzuni.”

Ozan olmak; bilgi ister, birikim ister en önemlisi de yürek ister. Ozan Esen Aşçı’da mangal gibi yürek taşıyan bir ozanımız.

Dizelerini okurken kimi zaman bahar yeli gibi esintinin peşine takılıp kekik kokan dağları taşları dolaşıyorsunuz, kimi zaman bahar seli gibi bazen berrak bazen köpük köpük nice bentleri açıyorsunuz. Esenyel, mahlasını kullanan ozanımızla ve şiirleriyle “Esenyel” mahlası öylesine bütünleşiyor ki okuyanın aklından “başka bir mahlas asla olmazdı!” gibi bir düşünce geçiyor.

Biz Nesimilerden, Pir Sultanlardan beri okuruz dinleriz ama günümüzde öyle kadın ozanlarımız var ki bizi başka diyarlara, başka alanlara götürür, başka kavgalara sürükler. Topsuz tüfeksiz, silahsız bıçaksız. Yüreğimizle bilincimizle koşarız alanlara ozanlarımızın diliyle, teliyle, şiirleriyle. Bunlardan bir tanesi de Esen Aşçı Ozanımız.

Elbette, Esenyel ozanımızın yüreğinde sadece kavga yok. Aşk var, umut var daha da ötesi baharı müjdeleyen çiçekler var…

“Baktım ki ‘paylaşacak bir şey yok acıdan başka’ çevirdim yüreğimi bahara ve aşka…” Öyle ya Ozan, sadece kılıçla, silahla savaşmaz asıl yüreğiyle, yüreğindeki ateşle, bilinçle ve aşkla savaşır.

“Sazım çalmaz oldu tellerim paslı/Gecelerim yaslı günlerim yaslı/Kerem değil asıl kül oldu Aslı/Bu canımı yaka yaka yoruldum.”

Yukarıdaki dizelerde yorulan ozan değildir, halk için yorulanları Kerem ile Aslı’nın şahsında dile getirmektedir. Zaten Ozana da yorulmak yakışmaz.

Ozan, dağla taşla kurtla kuşla söyleşmezse hiç olur mu? Ozan olur da turnalar, türküler, bağlamanın telinde, dizelerinde dile gelmez mi?

“Selvi boylum bana dön diye yazmış/Sen iste be gülüm koşar gelirim/Esen rüzgârlardan kokumu almış/Yel olur dağları aşar gelirim. /Hasretin içimi yakıyor inan/Herkes deli diye bakıyor inan/Gözyaşım içime akıyor inan/Sel olur yollardan taşar gelirim. /Bulutlar hüzünlü yağmur getiriri/Bu ayrılık sanma bizi bitirir/Sevdiğim yürekte bir bağ yetirir/Çiçeklenir sevda yaşar gelirim.

“Ağıtlardan acılardan süzülür/Halkımın en güzel sözü türküler/turna olur katar katar dizilir/Dilimizin tadı tuzu türküler… Bağlansa yolları çaresiz kalsa/Bir zalim poyrazda gülleri solsa/Mızrap tele değse bir selam salsa/ESENYEL’in gülen yüzü türküler.

Ozan, Esen Aşçı’ya (Esenyel’e) özel hayatında ve sanat hayatında sonsuz başarılar diliyor, daha nice eserlerinde buluşmayı umut ediyorum.