Ülkemizde henüz örneğini görmek pek mümkün değil fakat dünyanın bazı yerlerinde yeni bir sistematik içerisinde kayıt teknolojileri gelişiyor. Eskiden hücum kayıt diye geçen ve bir müziği stüdyoda kaydetmenin en vasat yolu olan tür şimdilerde öyle gelişti öyle güzel bir hale geldi ki hücum kayıt dinlemek daha pahalı ve zor olan kanal üzerinden kayıttan daha çok keyifli olmaya başladı.
Nedir bu hücum kayıt? Normalde aslında alışık olduğumuz kayıt; tüm enstrümanların teker teker kaydedilmesi ve üzerine sözlerinin söylenmesiyle olan kanal kayıt. Hücum kayıt ise çalacak söyleyecek kişi ya da kişilerin o an beraber stüdyoda bir seferde çalması ve bunun kayıt altına alınması ile ilgili.
Hata payının sıfıra indirildiği kanal hayıtın karşısında hücum kayıt ise hataların aslında daha fazla olduğu bir alan. Bu durumda nasıl daha iyi olabilir diyebilirsiniz fakat bu durum aslında çok eskiden kullanılan bir teknik ve bu sistem eseri daha insansı ve sıcak yapıyor. Anlık duygu bütünlüğü ve kolektif durum bozulmadan yapılan bu kayıt daha hisli geliyor insan kulağına. Küçük hataları duymak ve hissetmekse kötü bir yerden değil daha iyi bir yerden bakmasını sağlıyor insan. Kendini o stüdyonun içerisinde bir dinleyici gibi hissetmesini sağlıyor.
Bu kayıt türünün en büyük handikabı aslında insan ve insanlar. Günümüzde herhangi bir canlı performansta bile göremeyeceğimiz “müzisyenlerden”(!) bir beklentimiz tabi ki yok ama harici gerçek müzisyenlerin ise böyle etkinliklerini aç bir şekilde bekliyoruz diyelim.