Ozan Çağdaş; yaşamı boyunca sınıfsal inançları için gerek sazıyla gerek sözüyle gerekse şiirleri ve kitaplarıyla mücadele vermiş bir değerdir.
12 Eylül öncesi dönemde sazıyla, sözüyle uzaktan tanıdığım Ozan Çağdaş’ı 12 Eylül sonrası yüz yüze tanıma fırsatım oldu.
Ozan Çağdaş’ta gördüğüm; nerede ve nasıl olursa olsun, kendi sınıfının, haklı mücadelesini gerek ülkede gerekse dünyada yaşanan haksızlıkları, sömürüyü, doğaya, çevreye, hayvana velhasıl tüm canlılar ve doğaya karşı acımasızca yapılan sömürüyü, yalanı, talanı anlatmak asıl görevi olmuştur. Bunu teorik olarak savunurken pratik olarak da hayatına geçirmiştir.
Şiirleri ve diğer yazdıklarıyla ilgili başka dostlarıyla olduğu gibi benimle de zaman zaman fikir teatisinde bulunmuştur. Doğru bildikleri konusunda her zaman karalı tutum alan Çağdaş, yazın alanında birçok dostunun düşüncelerine değer vererek görüşlerini sormaktan çekinmemiştir. Bu tarzı/tavrı mütevazı sanatçı ve devrimci duruşun bir göstergesi olsa gerek.
Olanakları dahilinde her sanatseverin yanında olan Ozan Çağdaş aynı zamanda paylaşımcı tavrını da hayatın her alanında sürdürüyor.
“Doymaz Fareler” isimli kitabında; Hasan Özkan, Gönüllü Coşkun, Aşık Kul Kalender, Süleyman Özkan, Kemal Işık (Kul Kemal), Süleyman Güler, Sultan Su Esen, Ahmet Şahinoğlu (Yanık Ahmet), Hasan Hüseyin Yalvaç, Sakine Işık, Aysel Çiçek (Ozan Çiçek), Ozan Çöl Fani’nin ve benim şiirlerimize yer vermiştir. Bu yazı vesilesiyle buradan çok teşekkür ediyorum.
“Anılarım/Bu Dünyadan Ben de Geçtim” kitabının devamı niteliğinde, “Bu Dünyadan Geçiyorum Saz İle/Anılar 2” isimli kitabında yine yaşamıyla ilgili bir çok anısını kaleme almış.
Bazı değerlerin yaşarken farkına varılmıyor, varılsa da işte öyle…
Yaşayan değerlerimizden Ozan Çağdaş’ın pek çok müzik kaseti, CD’si ve kitapları mevcuttur. Ozan Çağdaş, yaşamı boyunca gözünü budaktan esirgemeden, sınıfsal mücadele için çaba harcarken bizlerin de desteğimizi; dinletilerine giderek, ürettiklerini alarak sunmamız gerekmez mi?
Bu Dünyadan Geçiyorum Saz İle/Anılar 2” kitabının ön sözünde şöyle diyor Ozan Çağdaş:
“Yetmiş beş yıldır yaşadıklarımı, tanığı olduklarımı, abartmadan, hiçbir şeyi gizlemeden, değiştirmeden, objektif olarak anlatmaya çalışacağım. Amacım; kişileri veya kurumları karalamak, rencide etmek değildir. Yaşadığım ve tanığı olduğum olayları halkımın ve insanlığın bilmesi gerektiğine inanıyorum. Bizden sonra gelecek olan genç kuşaklara örnek ve yol gösterici olacağına, geçmişte yaşananlardan ders çıkaracaklarına inanıyorum.
Halk ozanı; yaşarken tanık olduklarını paylaşmıyor, olumsuzluklara karşı çıkmıyorsa ya cesaretinin olmadığından ya da kişisel çıkarına ters düştüğündendir.
Halk ozanı, halkın sanatçısı; yaşamın hangi alanında olurlarsa olsunlar, bildiğini gizlememeli, çıkarını düşünmemeli. Bunları yapıyorsa yüzü kara bir yalancıdır. Bazı sanatçılar sözüme alınabilir ama bu da benim görevlerim arasında Ozan olarak. Bedeli ne olursa olsun, bunun söylenmesinin gerekliliğine inanıyorum. Sözümden rahatsız olanlar bu gerçeği ya kabul edecek ya da inkâr edecek.
Bir atasözü vardır. “Açık yaraya kurt düşmez,” diye. Yazdığım şeyleri ve her koşulda tartışmaya ve ispata hazırım. Alevi toplumunun inanç önderi bildiği Hacı Bektaş Veli gibi bir değerin evladıyım.”
DOYMAZ FARELER
Türlü hikâyeler üretir iken
Senin kısmetin bu dedi fareler
Sana şükretmeyi öğretir iken
Bal ile kaymağı yedi fareler
Kaderindir deyip türlü belayı
Kutsal gösterdiler güneşi ayı
Sana vaat ederek cennet alayı
Bal ile kaymağı yedi fareler
Beynini doldurup aklın çaldılar
Seni sen olmayan yere saldılar
Sen hayâl ederken onlar aldılar
Bal ile kaymağı yedi fareler
İnancım diyerek kelleler kestin
Hâlâ kan damlarken bedenin üstün
Doğru söyleyince darıldın küstün
Bal ile kaymağı yedi fareler
Hayaller ektiler beyin arsana
Amaçları nedir bir kez sor sana
Sen sormazsan anlatayım ben sana
Bal ile kaymağı yedi fareler
Çağdaş ile konuşmanı yasaklar
Hurafeyi yayar bilimi saklar
Kabadayı geçinirken korkaklar
Bal ile kaymağı yedi fareler