25 Haziran 2026 Perşembe günü sabahı televizyon kanallarında çok ilginç bir habere takılıyorum; “İktidardaki Ak Parti’nin sözcüleri, Yapay Zeka destekli eğitim sistemlerinin gelişmekte olduğunu, 2030 yılına kadar öğretmenlik mesleğinin de ortadan kalkabileceğini” öne sürmüşler.
Ülkemizde öğretmen kesiminde yaşanmakta olan sıkıntılar üzerine devem eden tartışmalara eklenen bu öngörü, doğrusu bana hiç de mantıksız gelmedi; günümüzde bilim ve teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki, karşısında durabilmek çok zor. İnsan aklı ile yaratılan Yapay Zeka teknolojisi, insan aklının çözemediği her türlü soru ve sorunu anında çözebilme yeteneğini gösteriyor.
Tabi ki, böylesine gelişmeler, toplumsal yapıda çok önemli sorunlar ortaya çıkaracaktır; devleti yönetenler, öğretmenlik mesleğinden geçinmeye çabalayan yüzbinlerce insana maaş ödemekten kurtulacaklardır ama, bu kesimlere nasıl geçim olanakları sağlayacaklardır, öğretmen olabilmek için okullarda okuyan yüz binlerce gence nasıl yeni eğitim rotaları çizeceklerdir, şimdiden akıl erdirmek çok zor!
Söz bu noktaya gelmişken insan, aklını zorlayınca, şaşkınlık verecek projeler beliriyor ufkunda.
Yapay Zeka, geçmişin tüm yaşanmışlıklarını, mitolojik ya da gerçek yönleriyle bir anda hatırlayıp, derleyip, toparlayıp önünüze koyabiliyor; geçmişte insanlığın yaşadığı doğruları, yanlışları hesaplayıp, nerelerde başarılar sağlandı, nerelerde hatalar yapıldı, karlar ve zararlar neler oldu?.. Hepsini belirlemek, Yapay Zeka’nın yetenekleri arasında.
Basit bir Robot Süpürgeyi ele alalım, ilk programladığınızda mekanı çepeçevre dolaşıyor, planını hafızasına kaydediyor, ister o mekanda, isterseniz başka bir şehirde telefonunuzdaki programı açıyorsunuz, “Şu odayı, ya da odaları temizle” diyorsunuz, Robot Süpürge harekete geçiyor, hafızasındaki kayıttan istenen oda veya odalara gidiyor, temizliği yapıyor, sonunda da “Temizlik tamamlanmıştır, şarj istasyonuna dönülüyor” diyor...
Bilim ve teknolojinin daha hızlı gelişmekte olduğu ülkelerde yolcu taşıtlarının yapay zeka ile trafiğe çıkarıldığı, proğramlandığı şekilde cadde ve sokaklarda ilerlediği, duraklarda durduğu, önüne çıkan engelleri anında farkedip durabildiği, engel kalktıktan sonra yoluna devam ettiği haberlerini duyuyoruz.
Bu gelişmeler karşısında, Yapay Zeka’nın, zamanla devlet yönetimlerinde de etkili olabileceğini düşünmeden geçemiyor insan!.. Bir Yapay Zeka Merkezi kurulur, onun her türlü saldırı riskine karşı alınabilecek önlemler, koruyucu kolluk kuvvetleri, kendi göstereceği yöntem ve sistemler kurulur... Yapay Zeka, geçmişin insanca birikimlerini değerlendirerek, hak, hukuk, adalet içerisinde sevgi, saygı ve kardeşçe bir barış ortamında toplumsal yaşamı düzenler.
Böylece toplumları yöneten liyakatsiz siyasetçiler, zorba muktedirler, saltanat peşinde koşan her türlü siyasal aktörler ortadan kalkar; üretim, paylaşım ve insanca yaşam koşullarının kapıları aralanır.
Yok iktidarmış, yok muhalefetmiş, yok seçimlerde hileler yapılıyormuş, yok toplumsal değerler, kamplaşmalar, dinsel inançlar, inançsızlıklar, etnik farklılıklar ayrıştırılıyormuş, düşmanlaştırılıyormuş, çatışmalara sürükleniyormuş gibi tüm ilkellikler ortadan kalkar.
Ben bu satırları karalarken, Güney Amerika Kıtası’nda Venezuela’da 7.2 ve arkasından 7.5 şiddetinde iki deprem yaşandığı çok sayıda ölü ve yaralıların bulunduğu haberleri duyuluyor. Aynı saatlerde Japonya’dan da bir deprem haberi geliyor, ancak Japonya’da hiç bir insanın burnu bile kanamamış deniliyor. Zaten dünyanın en büyük deprem bölgesi olan Japonya, akıl, bilim ve teknolojiyi kullanarak çok sağlam ve dayanıklı yapılaşma sağlıyor, en yıkıcı depremleri bile hasarsız atlatıyor.
Belki önümüzdeki süreçte depremler ve her türlü doğal afetler de Yapay Zeka’nın elde ettiği geçmişin deneyimleri, jeolojik ve sosyolojik bilgi brikimleri ile önceden haber alınabilir, önerilen tedbirlerle sıkıntısız atlatılabilir. Hem de dünyamız, içerisinde sürüklendiğimiz Yakın Çağ döneminden yepyeni bir evreye, Yapay Zeka Çağı’na geçiş yapabilir.
Bilmiyorum çok mu abarttım? Ama yaşadıkça, daha çok şeyler görecek ve öğreneceğiz sanıyorum!..