Bayrak

Suriye sınır hattında terör örgütü YPG/SDG yandaşları Türk bayrağına saldırdı. Konuyla ilgili olarak adli soruşturma başlatıldı.
Çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Suriye hükümet güçleriyle YPG/SDG terör örgütü mensupları arasındaki çatışmalar bahane edilerek ülkemizin değişik yerlerinde gösteriler ve provokasyonlar yapıldı. Bu konuyla ilgili adli soruşturmalar devam ediyor.


Suriye’de Türk askerinin eğittiği Özgür Suriye Ordusu üyeleri, Suriye ile görüşmelerin başlayacağına dair yapılan açıklamaların ardından ÖSO kontrolündeki bölgede çıkan ayaklanmada kalabalık bir grup Türk Bayraklarına saygısızlık yaptı. Bu durum ülkemizde büyük tepkilere neden oldu. Bu olay 26 yıl önce KKTC’de Türk Bayrağını indirip yerine Rum Bayrağı asmak için direğe tırmanan bir Rum’un Türk Bayrağına elini bile süremeden vurularak öldürülme olayını hafızalara getirdi. Bu millet için Türk Bayrağı’’nın ne kadar önemli olduğunu, bırakın yakmayı indirmeye bile çalışanın canından olacağını herkese hatırlattı.
Hainlik için batı Almanya’dan yola çıkan Batı Avrupalı, Rum ve Yunanlı 8 bin motosikletli Kıbrıs’a geldi. Türk topraklarına girecek akılları sıra bayrağımızı indirip yerine Rum bayrağı asacaklardı.


Bunun üzerine KKTC’’de görev yapan Korgeneral Hasan Kundakçı, (Tamburalı Paşa) “Bizim sınırımızı geçmeye kalkan kim olursa olsun kurşunlamayı kafasına koymuştu. Onun için sınırda bulunan bayrak direğine çıkıp Türk Bayrağı’nı indirmeye ve Rum bayrağı çekmeye kimsenin yeltenmemesini istiyordu.


Rauf Denktaş’ın ölüm olursa zor duruma düşeriz endişelerine karşılık Korgeneral Kundakçı Bütün sorumluluğu alarak ne gerekiyorsa onu yapacak sınırlarımızı deldirmeyecekti.
Türk askerlerine “Eğer sınırlarımızı bir kişi geçer, bayrağımızı indirirse ben Türkiye’ye dönmem, dönemem. Alnıma tabancayı dayar, dokunurum tetiğe” diyordu.
Birkaç gün önce paşa’nın şakası olmadığını ve işin ciddiyetini anlayan 8 bin motosikletliden yarısı adeta kaçar gibi gitti. Bu maceradan uzaklaştı. Sadece Rum ve Yunanlılar kaldı.


14 ağustos 1996 günü fanatik Rum ve Yunanlılardan oluşan gurup hududumuzu delip bayrağımızı indirmeye yeltenince, bayrak direğine tırmanan bir Rum, Kundakçı Paşa’nın emriyle Türk bayrağına elini bile dokunamadan tek kurşunla yere serildi. Bu fanatiklere destek veren iki İngiliz askeri de kalçalarından vuruldu.
Korgeneral Kundakçı’’nın odasına BM barış gücü komutanı Tuğgeneral ve BM Kurmay başkanı İngiliz Albay geldi ve bayrak direğine çıkan bir kişinin öldüğünü iki İngiliz askerinin yaralandığını söyledi.
Paşa “Türk bayrağını indirmek isteyeni şah damarından vurup öldürmek istedik, öldürdük. Sizin iki İngiliz’i öldürmek istemedik, sadece uyardık” diyerek cevabını kibarca verdi.


Bayrak Bir Milletin Onuru ve Bağımsızlığın Sembolüdür.
Bayrak, sadece bir kumaş parçası veya bir tasarım örneği değildir. O, bir milletin tarihini, birikimini, dökülen kanlarını, verilen mücadeleleri ve geleceğe dair umutlarını simgeleyen en kutsal değerlerden biridir.
Bayrağın kökeni, insanlığın topluluklar halinde yaşamaya başladığı ilk dönemlere kadar uzanır. Orta Çağ ile birlikte bu semboller kumaşlara aktarılmış ve her devletin kendine özgü renkleri ve desenleri oluşmaya başlamıştır.
Türk tarihinde ise bayrak kavramı, “al sancak” ile bütünleşmiştir. Selçuklulardan Osmanlılara, oradan da Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan bu gelenek, bayrağı sadece bir devlet simgesi değil, aynı zamanda bir “namus” ve “vatan” kavramı olarak konumlandırmıştır. Türk bayrağındaki ay ve yıldızın, savaş meydanında şehitlerin kanı üzerine yansıyan gökyüzü silüetini temsil etmesi, bu kutsiyetin en somut örneğidir.


Bayrak, toplumsal bütünleşmeyi sağlayan en güçlü araçtır. Bir ülkenin sporcusu uluslararası bir kürsüye çıktığında, bir asker sınır boyunda nöbet tuttuğunda veya bir öğrenci okul bahçesinde İstiklal Marşı’nı okuduğunda, hissedilen o yoğun duygunun temelinde bayrak sevgisi yatar.
Sonuç olarak bayrak, bir milletin geçmişi, bugünü ve geleceği arasında kurulan güçlü bir bağdır. Ona sahip çıkmak, milli değerlere ve ortak mirasa sahip çıkmak anlamına gelir. Bayrağa gösterilen saygı, bilinçli bireylerin ve güçlü bir toplumun en temel göstergelerinden biridir.