İnsan davranışlarını anlamaya çalışan psikoloji bilgilerinde karşılaşılan bir gerçek vardır.
Birey, kendisini yalnızca kendi deneyimleri üzerinden değerlendirmez.
Kim olduğunu, nerede durduğunu ve ne kadar başarılı olduğunu anlamlandırırken çevresindeki insanların yaşamlarını da referans olarak kullanır.
Bu nedenle başkalarının hayatlarının bizi etkilemesi olağan dışı bir durum değil, insan zihninin temel işleyiş biçimlerinden biridir. Gündelik yaşamda bu etkiyi fark etmek zor değildir. Bir iş arkadaşının kariyerindeki ilerleme, akrabanın ekonomik koşullarındaki iyileşme ya da tanıdığın sosyal ilişkilerindeki görünür mutluluğu kişinin kendi yaşamını yeniden değerlendirmesine neden olabilir.
Dikkat çekici olan nokta, söz konusu değerlendirmenin çoğu zaman bilinçli bir karar sonucu değil, otomatik süreçler aracılığıyla gerçekleşmesidir.
Psikolojik açıdan birey, kendi durumuna ilişkin yargılarını oluştururken mutlak ölçütlerden çok göreceli olana başvurur. Başarı, mutluluk veya yeterlilik gibi kavramlar nesnel olarak tanımlanması güç yapılar olduğu için insanlar bu alanlarda çevresel karşılaştırmalara yönelir.
Böylece kişinin kendisine ilişkin algısı yalnızca sahip olduklarından değil, başkalarının sahip olduklarıyla kurduğu ilişkiden de etkilenir.
Başkalarının hayatlarından etkilenmemizin nedenlerinden biri de kimlik oluşumunun sosyal boyutudur.
İnsan benliği yalnızca içsel özelliklerden oluşmaz. Sosyal ilişkiler ve toplumsal geri bildirimler benlik algısının şekillenmesinde önemlidir.
Çevremizdeki insanların deneyimleri sadece onlar hakkında bilgi vermez, aynı zamanda bizim kendimizi nasıl gördüğümüzü de etkiler.
Başkalarının yaşamlarından etkilenmek her zaman olumsuz sonuçlar doğurmaz.
Karşılaştırma bazen öğrenmeyi, motivasyonu ve gelişimi destekleyebilir.
Sorun bireyin öz değerini bütünüyle dışsal ölçütlere bağladığı noktada ortaya çıkar.
Çünkü bu durumda kişinin psikolojik dengesi kendi deneyimlerinden çok çevresindeki insanların performansına bağımlı hale gelir.
Başkalarının hayatına bakarak yön bulmak mümkündür.
Ancak kendi hayatını anlamlandırmak için bakılması gereken yer yine insanın kendisidir.
İnsan başkalarının hayatını izleyerek merakını, kendi hayatını yaşayarak anlamını bulur.