ARZ TALEP KANUNU

Tarihte, piyasadaki bir mal için gösterilen taleple o malın fiyatı arasındaki ters yönlü ilişkiye değindiği bilinen ilk kişi Horasan'ın Belh şehrinde 8. Yüzyılda  yaşamış olan İbrahim ibn Edhem'dir.

Rivayete göre İbrahim ibn Edhem bir gün pazarda bir malın fiyatını sormuş ve fiyatın pahalı olduğundan kendisine şikâyet edilmesi üzerine de "Almamakla onu ucuzlatınız". Demiştir…

Bugün modern ekonomi teorisine temel olan Arz ve talep yasası ise 1776'da Adam Smith tarafından popüler hale getirilmiş bir ekonomik teoridir ve bu teori özetle bir mal ya da hizmetin fiyatının arz ve talebin kesiştiği noktada oluşacağını söyler.

Bu konuya neden girdim?

Üç kitap okuyup, biraz da mürekkep yalayan herkes ekonomi fakültelerinin birinci sınıfında okutulan bu teoriyi öğrenip bu kadar yüzeysel bir bilgi ile ahkâm kesmeye ve daha da kötüsü ekonomiyi yönetmeye kalkıyor.

Öncelikle şunu söylemek isterim fiyatların oluşumu gibi son derecede dinamik ve karmaşık bir olayı anlamak için basitleştirilmiş statik yaklaşımlar hiçbir şekilde yeterli değildir.

İkincisi bir malın fiyatını belirlerken kullanılan para biriminin değeri ya da fiyatı da dinamik, yani değişkendir statik değil.

İşte bu yüzden de özellikle enflasyon gibi son derecede karmaşık ve esas olarak para ile ilgili bir konuyu arz talep kanununa bakıp anlamak ve anlamlandırarak dahası çözüm üretmek mümkün değildir.

Bu gün iktidar bu yanlışı yapıyor talebi baskılayarak enflasyonu önleyebileceğini sanıyor yani tabiri caizse kalp krizi geçiren bir hastaya bypass operasyonu yapması gerekirken apandisit ameliyatı yapıyor ve sonuç elbette ki tam bir fiyasko olacak.

Diğer yandan her mal ve hizmetin bir değeri ve birde fiyatı vardır. Bir mal ya da hizmetin fiyatının olabilmesi için öncelikle o mal ve hizmetin satışa çıkarılması gerekir, satışa konu olmayan bir şey çok değerli de olsa fiyatı olmaz.

Bunu bir örnekle açayım: Mesela hava hepimiz için en değerli nesnedir fakat havanın bir fiyatı yoktur, çünkü hava hepimiz için çok değerli olsa da üretilip satılan, pazara çıkıp fiyat bulan bir mal değildir. Ama birde şöyle düşünün bir balıkadam denize dalmak için tüp içine hapsedilmiş yüksek basınçlı hava içeren bir tüp almak ya da tüpü hava ile doldurtmak zorundadır değil mi?

Peki, bu bir tüp havanın bir fiyatı yok mu?

Elbette var…

Dolayısı ile herhangi bir mal ya da hizmetin bizim için taşıdığı değer ile fiyatı iki ayrı konudur.

Bir mal ya da hizmetin zaman boyutunda hem değeri ve hem de fiyatı değişebilir. Bu tamamen ekonomik aktiviteler ve hatta sosyal ve sosyo-psikolojik hal ile ilgili bir konudur.

Bir mal ya da hizmetin fiyatı bir değerindeki değişmeye göre dalgalanabilir, iki bir malın alım satımında kullanılan değişim aracının yani paranın değeri ya da fiyatındaki değişime göre dalgalanabilir.

Bir ekonomide fiyatlar genel seviyesinde sürekli ve yukarı yönlü bir hareket varsa bu harekete biz enflasyon diyoruz.

Bu noktada enflasyon denilen olgu neredeyse tamamen paranın değeri ya da fiyatındaki değişim ile ortaya çıkar. Yani mal ve hizmetlerin fiyatını belirleyen arz talep kanunu ile bir ilgisi yoktur ve bu yüzden de talebe ya da arza müdahale ederek fiyatların yükselmesini yani enflasyonu engellemek çoğu zaman mümkün olmaz.

Mehmet Şimşek bu gün talebi baskılamak için vatandaşın harcanabilir gelirini kısıtlamaya ve krediye ulaşımını engellemeye çalışıyor bu aslında enflasyonu durdurmak adına son derecede yanlış ve hiç bir şekilde sonuç vermeyecek ama halka bolca acı ve yoksunluk çektirecek bir politikadır. Bu politikalar sonucunda elbette talep kısılabilir ama fiyat artışları durdurulamaz.

Arıca arz talep kanununa yüzeysel olarak vakıf olan kişiler iki çok önemli konuyu gözden kaçırır bunlardan en önemlisi maliyetler konusundur. Maliyetler de değişkendir ve devamlı olarak dalgalanır neticede bir üründen çok miktarda üretip satabilen bir işletmenin maliyeti daha düşük olur ama talep kısılır üretim ya da arz azalırsa maliyetler de göreceli olarak yükselecektir. Ve talep her ne olursa olsun arz asla maliyetin altında bir noktada gerçekleşmeyecektir.

İkinci konuda yukarıda belirttiğim paranın fiyatı konusudur paranın değerini ve maliyetleri sabit kabul ederek arz talep kanunu üzerinden ahkâm kesip, öngörülerde bulunmak tamamen safsata olacaktır.