ANKARA’NIN, DOĞA’SINI TANI’MALI VE KORUMALIYIZ.!

-POLATLI’DA: TOY KUŞU’NU (OTİS TARDA)VB.

-KİRMİR VADİSİNDE: BIYIKLI DOĞAN (FALCO BİARMİKUS), PUHU (BUBO BUBO)VB.İLE, DÜNYADA SADECE KİRMİR’DE YAŞAYAN BEYPAZARI GEVENİNİ (ASTRAGALUS BEYPAZARİCUS).

-AYAŞ DAĞLARINDA: ADINA AYAŞ‘TAN ALAN “ASTRAGALUS DENSİFOLİUS SUBSP. AYASHENSİS” İLE ALANDA YAŞAYAN “CAMPANULA DAMBOLDTİANA” ADLI ENDEMİK TÜRÜ.

-KAZAN TEPELERİNDE: GÜZEL NAZUĞUM (EUPHYDRYAS ORİENTALİS), YALANCI APOLLO(ARCHON APOLLİNUS) VE ANADOLU GELİNCİĞİ (TOMARES NOGELLİ) GİBİ KELEBEK TÜRLERİNİN KAYBOLMASINA ŞAHİTLİK EDECEĞİZ.

“Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları” kitabı, Doğa derneği öncülüğünde 2006’da çıkan bir kitap, editörlüğünü Güven Eken, Murat Bozdoğan, Süreyya İsfendiyaroğlu, Dicle Tuğba Kılıç, Yıldıray Lise yapmışlar. Yapım Koordinatörlüğünü Gökmen Yalçın gerçekleştirmiş. Bu çalışma Türkiye’nin en zengin doğal alanları ile ilgili teknik bir envanter özelliği taşımaktadır. Kitap Hz.Mevlananın güzel sözleri ile başlıyor.

“Gönül nasıl toprak altında çürümez ise, gönül mahsulü olan eserler de aynı şekilde ebedileşir. Gönül erleri, hizmetlerini berzah âleminde de devam ettirerek aramızda yaşarlar. Onların ömürleri, yaşayanlardan daha uzundur.”

Bu kitap, bitkiler, kuşlar, memeliler, çift yaşamlılar, sürüngenler, iç su balıkları, kız böcekleri ve kelebekler üzerine ülke çapındaki tüm bilgilerin özetlendiği, en yetkin bilim adamları ve doğa korumacıların Anadolu topraklarında topladıkları verileri içeren muazzam bir yayın.

Türkiye biyolojik çeşitliliğinin bozulması karşısında özrümüz yok. Türkiye’nin en zengin biyolojik çeşitliliğini barındıran doğal kaynakların azalmaması için dikkatli bir biçimde yönetilmesi gereken en önemli 305 alan hakkındaki tüm bilgiler bu kitapta.

Bu kitap aynı zamanda Doğa Derneğinin, Türkiye’de doğu koruma konusunda bir uzman kurum olduğunun bir kanıtıdır. (1)

Kitabın özet kısmında şunlar not edilmiş.

Doğa Derneği, Türkiye’de aralarında 255’i Önemli Kuş Alanı olan 305 Önemli Doğal Alanı saptamıştır. Bu alanların çoğunun Avrupa Birliği(AB) Natura 2000 korunan alanlar ağına dâhil olması beklenmektedir.

“Türkiye’nin Önemli doğa Alanları Kitabı” tüm dünyada yayınlanan ilk ulusal “Önemli Doğa Alanları” kitabıdır. Türkiye ve tüm dünyada alan koruma önceliklerini belirlemek isteyen tüm paydaşlar için eşsiz bir referans kitabı olacaktır.

Bu kitap Türkiye’deki koruma stratejilerine ve Türkiye’nin AB’ye katılımını etkin biçimde katkıda bulunacaktır.

Şekiller, alan ve türlerin fotoğrafları ve alanların coğrafi ve bitki örtüsü haritalarıyla zenginleşen bu rengârenk kitap Türkiye’deki “Önemli Doğal Alanlarını” tanıtmak için mükemmel bir araç teşkil edecektir.

Bu iki ciltlik envanterin tasarımı ve baskıya hazırlanması gibi çok zorlu görevleri üstlenen ortak noktaları bu topraklara koşulsuz katkı vermek olan resmi veya sivil çok sayıda kurum yıllarını bu kitaptaki eşsiz bilgileri toplamaya adanmış bilim insanları, Türkiye doğasını fotoğraf ve yazılarla belgelemeye çalışan çok sayıda fotoğrafçı ve araştırmacı bu envantrerin oluşumuna büyük katkı koymuştur....

Ülkemizde 2036 bitki, 36 kuş, 28 memeli, 32 sürüngen, 11 çift yaşamlı, 69 içsu balığı, 25 kelebek, 7 kız böceği taksonu küresel ölçekte ÖDA kriterlerini sağlamaktadır. Bu kapsamda bitkiler için 223, kuşlar için 106, memeliler için 95, sürüngenler için 108, çift yaşamlılar için 29, içsu balıkları için 61, kelebekler için 66, kız böcekler için 29 alanın ÖDA kriterlerini küresel ölçekte sağladığı belirlenmiştir.

451 canlı türünün dünyada sadece Türkiye’de tek bir alanda yaşadığı ve bu alanda da tehlike altında olduğu belirlenmiştir. Bu canlı türlerinin büyük bir kısmını bitkiler oluşturmaktadır. Bu türlerin 394 tanesi yani( %87’si), 125 ÖDA içinde yer almaktadır. 57 tanesi( %13’ü )ise nokta olarak belirlenmiştir ve bu türlerin yaşadığı alanlar veri yetersizliği nedeniyle henüz ÖDA olarak tanımlanmamıştır.

Bu kadar büyük ve güzel çalışmaya Ankara, Polatlı TİGEM, Kirmir Vadisi, Ayaş Dağları ve Kazan Tepeleri olarak alınmıştır.

POLATLI TİGEM

Polatlı’nın yaklaşık 50 km güneyinde geniş bir alan kaplayan TİGEM arazisi batıda Sakarya Nehri’yle sınırlıdır. Bölgenin çoğunluğu tarım alanı olmakla birlikte nadasa bırakılmış tarım alanları ve meralar geniş yer kaplar.

TİGEM arazisinde ve civar tarlalarda kuru tarım ve yaygın olarak tahıl ve yonca ekimi yapılır. ÖDA, nesli küresel ölçekte tehlikedeki toy için (Otis tarda) önemli bir üreme ve beslenme alanıdır. Özellikle TİGEM arazisinde tehditlerden uzak kalabilen toy kuşları bu bölgede önemli sayıda bulunur, alan yine küresel ölçekte tehlike altındaki küçük kerkenezler (Falco naumanni) için de önemli bir üreme bölgesidir.

Alanda ayrıca nesli küresel ölçekte tehlike altında bir sürüngen türü olan şeritli engerek (Montivipera xanthina) ve ülkemizde endemik bir iç su balığı olan Aphanius villwocki yaşamaktadır.

KİRMİR VADİSİ

Kirmir Vadisi, kaynağını Kızılcahamam’ın kuzeyindeki Işık Dağları’ndan alan Kirmir Çayı’nın Pazar Çayı ile birleştiği noktadan başlayarak Sarıyar Barajı’na döküldüğü yere kadarki kısmını ve Beypazarı çevresindeki jipsli- killi -mamlı tepelik alanları kapsar. Beypazarı ilçesinde Kirmir Çayına karışan İnözü Deresi’nin oluşturduğu vadi de ÖDA sınırları içinde bulunmaktadır.

Buzul çağlar öncesinde çok sıcak iklim koşullarında göl tabanında tortulanmış olan jips -kil –marn tortuları üzerine yerleşen Kirmir Çayı, daha derinde bazalt ve andezit gibi volkanik kayaçların oluşturduğu katmana indiğinde de bulunduğu alanı aşındırmaya devam etmiş ve bugün kuşların üremesi açısından büyük önem taşıyan yarma vadiler oluşturmuştur. Çevresine göre daha sıcak ve nemli koşullara sahip Kirmir Vadisi bu özelliği nedeniyle karasal iklim koşullarında yaşayamayan pek çok bitki türüne, ev sahipliği yapar.

Alanın batı kısmında geniş bir bozkır ve tarım alanları bulunur. Doğuda ise bol kıvrımlı derin ve dar vadiler, vadi tabanlarındaki küçük meyve bahçeleri ve büyük parçalar halinde meyve ve yer yer ardıç toplulukları bulunur. İnözü vadisi ve Güdül civarları başta olmak üzere vadilerdeki Sarp kayalıklar birçok canlı türü için yuva özelliği taşır. Beypazarı ilçe merkezide ÖDA içinde kalır.

ÖDA, İran -Turan bitki coğrafyasında bulunmakla birlikte hem Avrupa -Sibirya hem de ılıman koşulları nedeniyle Akdeniz türlerini barındırır. Vadideki en yaygın üç bitki ailesini Astteraceae,Brassicaceae ve Fabeceae oluşturur.

Endemik bitki türleri açısından önemli olan alanda dünyada sadece burada yaşayan Beypazarı gevenine (Astragalus beypazaricus) ev sahipliği yapar.

Kirmir ve İnözü vadileri boyunca uzanan kayalıklarda önemli sayılarda karaleylek (Ciconia nigra), küçük akbaba( Neophron percnopterus), bıyıklı doğan (Falco biarmicus, puhu (Bubo bubo) ve kırmızı gagalı dağ kargası (Pyrrhocorax ) üremektedir. Vadide ÖDA kriterlerini sağlamamakla birlikte kuzgun (Corvus corax) ve angıt (Tadorna ferruginea)da yuvalamaktadır. Vadi aynı zamanda tosbağa (Testudo graecea) ve su samuru (Lutra lutra) için önemlidir. ÖDA ve civarı, Ankara keçisi olarak da bilinen tiftik keçisi sürülerinin yaygın olarak görüldüğü son bölgelerden biridir

AYAŞ DAĞLARI

Ayaş Dağları, Ankara’nın kuzey batısında yer alan küçük bir dağ silsilesidir: Güdül ve Sincan ilçeleri arasında yer alır ve kuzey doğu Güney batı doğrultusunda uzanır. Ayaş ilçesi ÖDA sınırları içerisinde kalır. Alanın kuzeyinde küçük bir sulama barajı olan Aşartepe Barajı bulunur ve İlhan Çayı’nın küçük bir bölümü alanın sınırları içerisinde yer alır. Ankara yakınlarında iyi korunmuş dağ bozkırlarını barındıran bölgelerden biridir. Kuşlar ve dar yayılışlı bitki türleri açısından önem taşır. Alanın içinden Ankara -Beypazarı yolu geçer.

Ayaş dağları büyük ölçüde dağ bozkırları ve küçük parçalar halinde kalmış tüylü meşe toplulukları ile kaplıdır. Alanda özellikle karstik kayaç yapısının hâkim olduğu noktalarda yer yer küçük karaçam toplulukları görülür. ÖDA’da dağınık olarak kuru tarım alanları ve bağlar bulunur. Ayaş ilçe merkezinde ve civarında meyve ve sebze bahçeleri geniş alan kaplar.

Alan, beşi Türkiye’ye endemik olmak üzere altı bitki taksonu için ÖDA kriterlerini sağlar. bunlar arasında Aethionema dumanii,Aethionema turcicum,Astragalus turticus ve adına Ayaş‘tan alan Astragalus densifolius subsp. ayashensis bulunur. Öte yandan, alanda yaşayan Campanula damboldtiana adlı endemik türün nesli tükenme noktasına gelmiştir.

Kuşlar açısından bölgesel ölçekte önemli olan alanda kır incirkuşu (Anthus campetris), kızıl şahin (Buteo rufinus),Alaca ağaçkakan ((Dendrocopossyriacus), kirazkuşu (Emberiza hortulana). karalınlı örümcek kuşu (Lanius minor) ve küçük akbaba (Neophron percnopterus) üremektedir.

Ayaş dağlarında kara gözlü mavi kelebek (Glaucopsyche alexis), çok gözlü poseydon(polyommatus poseidon), Himalaya mavi kelebeği (Pseidophilotes vicrama) ve Anadolu gelinciği (Tomares nogelli) gibi nadir kelebek türleri de görülür.

KAZAN TEPELERİ

Ankara’nın etrafını saran çevre yolunun kuzeyinde yer alan ÖDA, Kazan ve Çubuk ilçeleri arasındaki tepelik bölgeyi içerir. Çubuk ve ova çayları alanı doğu ve batıdan sınırlar. Mire Dağı ve Keklikdoruğu Tepesi alanın en yüksek bölgeleridir.

Alandaki ormanlar yoğun ağaç kesimi ve otlatma faaliyetleri nedeniyle yok olma noktasına gelmiştir. Karaçam topluluklarına parçalar halinde rastlanır. Alan genel olarak dağ bozkırları ve yer yer çalı formundaki meşe topraklarıyla kaplıdır.

Kazan tepeleri 11’i Türkiye’ye endemik olmak üzere 12 bitki taksonu için ÖDA kriterlerini sağlamaktadır. Bunlar arasında yer alan Campanula damboldtiana ciddi tehlike altındadır.

Kazan tepeleri aynı zamanda kelebekler ve kuşlar açısından da önemlidir. Alanda güzel nazuğum (Euphydryas orientalis), yalancı apollo(Archon apollinus) ve Anadolu gelinciği (Tomares nogelli) gibi nesli bölgesel ölçekte tehlike altında olan kelebek türleri bulunur.

Alan Ankara şehir merkezine çok yakın olduğundan yakın gelecekte yapılaşma baskısı altında kalabilir. Gerek alanın güney bölgelerinde gerekse doğu bölgelerinde yoğun yapılaşma faaliyetleri devam etmektedir.

Aşırı otlatma faaliyetleri nedeniyle alandaki bitki örtüsü yer yer zarar görmüştür ve genç ağaçlar büyümemektedir. Öte yandan, kaçak ağaç kesim faaliyeti bölgede son karaçamları ve diğer ağaçları tehdit etmektedir.

Türkiye, bölgesel ölçekte biyolojik çeşitliliğin en zengin olarak temsil edildiği alanlardan biridir. Neredeyse tüm Avrupa’nın toplamından daha yüksek tür çeşitliliğine ve endemizme sahip olan ülkemiz, farklı zoocoğrafik ve Fitocoğrafik bölgelerin kesişim noktasında bulunması nedeniyle küresel ölçekte de son derece önemli bir konumda bulunmaktadır.(2)

305 ÖDA’nın dörtte biri “çok acil” veya “acil” statüsünde olup tamamen veya kısmen yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.100 ÖDA ise “Korumaya Bağımlı” statüsüne yerleştirilmiştir ve müdahale yapılmadığı takdirde önemli bir bölümü yok olma tehlikesi altındadır. ÖDA’lar üzerindeki tehditlerin başında su politikaları ve bu çerçevede yapılan büyük barajlar ile tarım alanlarını genişletme, sulama ve kurutma çalışmaları gelmektedir.

Özetle! Diyebiliriz ki eğer kısa sürede tedbir almazsak

Nesli küresel ölçekte tehlikedeki toy kuşu (Otis tarda)na TİGEM bölgesinde, dünyada sadece Kirmir bölgesinde yaşayan Beypazarı gevenine (Astragalus beypazaricus),Kirmir ve İnözü vadileri boyunca uzanan kayalıklarda yaşayan karaleylek (Ciconia nigra), küçük akbaba( Neophron percnopterus), bıyıklı doğan (Falco biarmicus), puhu (Bubo bubo) ve kırmızı gagalı dağ kargası (Pyrrhocorax)’na, adını Ayaş‘tan alan Astragalus densifolius subsp. Ayashensis’in yok oluşuna, Kirmir bölgesinde şahitlik edeceğiz. Zaten, bu bölgede, Campanula damboldtiana adlı endemik türün nesli tükenme noktasına gelmiştir.

Kazan tepeleri aynı zamanda kelebekler ve kuşlar açısından da önemlidir. Alanda güzel nazuğum (Euphydryas orientalis), yalancı apollo(Archon apollinus) ve Anadolu gelinciği (Tomares nogelli) gibi nesli bölgesel ölçekte tehlike altında olan kelebek türleri bulunur. Ancak kısa sürede tedbirler alıp, bunlara sahip çıkıp korumazsak yok oluşlarına şahitlik etmiş olacağız…

(1). Bird Life International-RSPB ülke programları yöneticisi Jose Pedro TAVARES

(2). Çevre ve Orman Bakanlığı Doğu Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü. Prof. Dr. Kemal YALINKILIÇ