Dile getirdiğim konu; Bahçeli’nin çağrısı üzerine kurulması beklenen komisyon meselesi...
Önemli konularda mecliste bir komisyon kurulması ve bu komisyonda konunun detayları ile tartışılması elbette elzem amma ve lakin bu gün durum böyle değil.
Özellikle şunu söyleyeyim: AKP ve MHP utançlarına ortak olacak, sorumluluklarını paylaştıracak saf arıyorlar. Başlatılan süreçte kamuoyunda başta bebek katili olmak üzere PKK’lı teröristlerin affedilmesi çok ama çok ciddi bir tepki doğurdu, özellikle MHP’liler kahveye çıkamaz, insan içine giremez bir hale geldi.
Kolay değil daha 2023’de yürütülen seçim kampanyasını CHPKK söylemi üzerine kurup altılı masanın altında DEM var iddiasında bulunanlar, 2019 yerel seçimlerinde CHP kazanırsa su faturalarını PKK’lılar getirecek geyiğini yapanlar, 2024 yerel seçimlerinde CHP’yi DEM’lenmekle suçlayanlar bu gün savruldukları noktayı halka izah etmekte çok ama çok zorlanıyor.
İçine düştükleri durumu halka izah edemeyince de konuyu komisyona havale edip diğer partileri de bu batağa çekmek sorumluluğu yaymak istiyorlar. Hayallerindeki komisyonda tüm partilerden katılacak milletvekilleri sebilhane bardağı gibi dizilecek konuşulacak ama sonra AKP-MHP-DEM çoğunluğunun oyları ile karar alınacak, bu elbette kabul edilemez bir tuzak.
Hangi akıl izan sahibi kararları almakta ve hatta etkilemekte zerrece bir etkisi olmayacağı böyle bir komisyona katılıp da sorumluluğu paylaşmak, sonunda bebek katiline af vaad eden bu kirli işe bulaşmak ister ki?
Onun için bırakın süreci başlatan AKP-MHP-DEM bu yolda el ele, kol kola yürüsün, elde edecekleri sonucun sorumluluğunu birlikte taşısın ve sonucuna da birlikte katlansınlar, sakın böyle bir komisyona üye müye vermeyin derim...
Haa yok dertleri gerçekten de samimi ve şeffaf bir komisyon kurmaksa o zaman muhalefet iktidar dengesini koruyacak bir temsil oranı belirlenir konular orada tartışılır, orada karara bağlanır.
Elbette şunu biliyorum; herhangi komisyonun alacağı kararın hukuki bir anlamı ya da gücü yoktur ancak tavsiye niteliğini taşıyan bir görüştür.
Hukuki ve siyasi etkisi olabilecek asıl kararı ancak ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi alabilir amma velakin bence bu meclis manevi olarak temsil gücünü de yitirmiştir. Yitirmiştir çünkü son seçimlerde söyledikleri ya da vaat ederek seçildikleri politikaların tam tersi işlere girişiyorlar ve bu yüzden de her ne karar alınırsa alınsın bu kararı referanduma sunmak Türk Milleti’nin bu konuda karar vermesini sağlamak esas olmalıdır.
Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetim oldukça makul ve itidalli bir tavır sergiliyor, altından ne çapanoğlu çıkacak diye ihtiyatlı davranıyor ben aynı tutumu diğer muhalefet partilerine de tavsiye ediyorum.
Peki ben bu sürece neden tiyatro diyorum:
Terör ve organize suç örgütleri ile mücadele: “müzakere yapılmaz, mücadele edilir” ilkesi üzerine bina edilmelidir....
Demedi demeyin; teröristler ya da organize suç örgütü üyeleri ile çözüm ya da uzlaşı arayışı daima felaketle sonuçlanır!
Terör siyasi ya da dini bir hedefe ulaşabilmek için kullanılan sivil hedeflere yönelik şiddet içeren bir yöntemdir. Bu yöntemi kullanan kişiye terörist, bu yöntemi kullanan örgüte terör örgütü ve hatta bu yöntemi kullanan devlete terör devleti denir.
Teröre yaklaşımda çifte standart uygulanmamalı, “senin teröristin kötü benim teröristim iyi” yaklaşımı olmamalıdır
Bir terör örgütünde ya da teröristte terör sayesinde kazandık hissini uyandırırsan bir çok başka grupta demek terör ile kazanılabiliyormuş düşüncesine kapılır ve terör yapmayı hak sayar ki sonra bunun önünü almak mümkün değildir.
Bir terör örgütü mensubunun önünde iki akıbet vardır; ya ölür ve yahut da ölümden kurtulabilmek için teslim olur, yargılanır ve suçunun cezasını çeker...
Türkiye’de bir takım demokrasi ve hukuk sorunları olduğu aşikardır amma ve lakin bu sorunlar sadece bir etnik ya da dini grubun değil 85 milyon Türk halkının sorunudur ve elbette ülkemizde demokrasi standartlarının iyileştirilmesine de kimse karşı olamaz.
Memlekette demokrasi standartları ona buna yönelik olarak iyileştirilmemeli herkesi her kesimi kapsayacak şekilde iyileştirilmelidir fakat bunun için terör örgütleri ile pazarlık yapmaya gerek yoktur. Memlekette demokrasi standartları yükseldiği zaman terör örgütleri zaten doğal olarak halk arasında taban ve taraftar kaybedecek terör sorunu bitecektir.