Sevgili Okurlar, emekçi kadınlarımızın değerinin bir gün değil her gün bilinmesi gerekliliğinin hepimiz idrakindeyiz. Bugün hala tüm dünyada kadın cinayetleri durmak bilmiyor. Bir iletişimci ve sosyolog olarak halen “4 parmak yardım işareti”ni bilmeyenler olduğunu görmek çok üzücü. Yardım çığlığı atamayan ama gösterebilen kadınlar için hayatta kalmanın en önemli sinyali bu işareti yapabilmek. Ama keşke bununla bitse. Bir de tabi bu işareti karşı tarafın biliyor ve anlıyor olabilmesi gerekli. Ne kadar üzücü ki bu işareti gösterdiği halde karşı taraf anlamadığı için öldürülen kadınlar var… Yani yine eğitim, yine eğitim, yine eğitim. Yine bilinç, yine bilinç, yine bilinç…
Kadın emektir, elinin değdiği her yeri güzelleştirendir. Çevremizde gördüğümüz pek çok şey kadının eseridir. Elbette, hayatım boyunca yaşadığım şahsi deneyimlerimden yola çıkarak belirtmek isterim ki; birtakım kadınların kötücül eylemlerine ve karanlık varoluşlarına denk gelmek de oldukça mümkün. Ancak bugün biz güzelliklerden, sevgiden ve ışıktan konuşalım. Hayatıma yön vermemde bana adeta güneş, şans ve uğur olan, bir çiçek misali tüm güzelliğiyle açan o kıymetli kadınlara rast gelmiş olmaktan, onların bu dünyadaki eşsiz varoluşları için onur ve gurur duyuyorum. Bu kıymetli kadınların başında gelen anneme, atalarıma ve anaokulundan başlayıp doktora eğitimime varana denk tanıma şansını yakaladığım tüm biricik kadın hocalarıma minnet borçluyum. Güzel kadınlar, iyi ki varlar bu dünyada… Dünya onlarla anlam kazanıp, onlarla güzelleşiyor. O güzel insanlarla…
“Ey Kahraman Türk Kadını, Sen Yerde Sürüklenmeye Değil, Omuzlar Üzerinde Göklere Yükselmeye Layıksın” diyen ve pek çok ülkeden önce kadınlarımızın hak ettiği değeri onlara teslim ederek, seçme ve seçilme hakkı veren, bu konuda ülkemizi dünya üzerinde öncü ülkelerden biri konumuna getiren, bugünümüzün mimarı Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü sevgi, saygı, şükran ve minnetle anıyorum. Bugün kimseye muhtaç olmadan kendi ayaklarımız üzerinde durabilen, aktif çalışma hayatı içerisinde “ben de varım” diyebilen, kariyer sahibi kadınlar olarak ona ve aziz şehitlerimize çok şey borçluyuz.
Tüm emekçi kadınlarımızın günü kutlu, mutlu ve sonsuz olsun!
Kadına şiddet değil yalnızca “sevgi ve saygı” verilen bir dünya özlemi ile; kadının hak ettiği değerin ona bir gün değil, her gün verildiği güzel zamanların hızla gelmesi dileklerimle, tüm emekçi kadınlarımıza sevgi ve saygılarımı sunarım.