2026'nın İlk Işıkları: "Bekleyiş" ve "Sessiz Devrim" Arasındaki İnce Çizgi

2026 yılının bu ilk haftasına girerken, bilim ve teknoloji dünyasında geriye dönüp baktığımızda karşımıza çıkan tabloyu tek bir kelimeyle özetlemek zor: Geride bıraktığımız yıl büyük vaatlerin yılı mıydı, yoksa "büyük ertelemelerin" mi? Bu hafta dünya basınını ve prestijli bilim dergilerini taradığımızda, manşetlerde iki ana duygu hakim: Uzay yarışındaki bürokratik yorgunluk ve yapay zekanın "ete kemiğe bürünme" heyecanı.

1.⁠ ⁠Uzayda "Rötar" ve Özel Sektörün Lojistik Savaşı

Bu hafta Nature ve SpaceNews gibi mecralarda en çok tartışılan konu, NASA'nın Artemis programındaki takvim değişikliklerinin yarattığı artçı şoklardı.

Hatırlayacaksınız, biz geçtiğimiz yılı "Ay'a dönüşün provası" olarak hayal etmiştik. Ancak NASA'nın, insanlı iniş misyonu Artemis III'ü 2027 ve ötesine erteleme sinyalleri vermesi, devlet destekli programlarda bir "bekleyiş" atmosferi yarattı. Ancak bu boşluğu kim dolduruyor? Özel sektör ve Doğu bloku.

Gözler bu hafta, geçtiğimiz Cuma (26 Aralık) Hainan'dan fırlatılan Long March 8A roketindeydi. Çin'in bu yeni nesil roketiyle yörüngeye 17 adet internet uydusunu başarıyla yerleştirmesi, Batı basınında "NASA yavaşlarken, Çin'in sessiz ve derinden ilerleyişi" olarak yorumlandı. Öte yandan, SpaceX'in Ağustos ayında gerçekleştirdiği ve "kusursuz" olarak nitelendirilen 10. Starship uçuş testi, 2026'nın ilk çeyreğinde beklenen yeni denemeler için çıtayı yükseltti. Uzay yarışı artık devletlerin tekelinden çıkıp, "kim daha hızlı ve ucuz taşıyorsa o kazanır" mantığına, yani ticari bir lojistik savaşına dönmüş durumda.

2.⁠ ⁠Yapay Zeka: "Sohbet" Bitti, "Aksiyon" Başladı

2024 ve 2025, yapay zeka ile "sohbet ettiğimiz" yıllardı. 2026 ise yapay zekanın "iş yaptığı" yıl olacak gibi görünüyor. Yılın bu ilk haftasında teknoloji bültenlerinde öne çıkan kavram "Agentic AI" (Ajan/Otonom Yapay Zeka).

Artık sadece "Bana bir e-posta taslağı hazırla" demiyoruz; "Müşterilerden gelen iade taleplerini analiz et, stok durumunu kontrol et ve uygun olanlara iade barkodu gönderip muhasebeye işle" diyoruz. Ve sistem bunu otonom olarak gerçekleştiriyor.
Bu haftanın bir diğer sessiz devrimi de insansı robotların (Humanoid) fabrikalardaki deneme süreçlerinden alınan ilk somut verilerdi. Tesla'nın Optimus'u ve Figure gibi girişimlerin robotları, 2025 boyunca "sakarlık" aşamasını aşıp, "basit işçilik" aşamasına geçti. Dünya basını, 2026'nın bu robotların "Mavi Yakalı" olarak bordrolara gireceği ilk yıl olacağını öngörüyor.

3.⁠ ⁠Sağlıkta "Görünmez" Teknoloji

Scientific American ve The Lancet'te dikkat çeken bir diğer başlık, CRISPR teknolojisinin ulaştığı olgunluk seviyesiydi. Ancak sokağa indiğimizde teknoloji daha "görünmez" hale geldi. Akıllı saatlerin yerini, parmağımızdaki akıllı yüzükler ve normal gözlükten ayırt edilemeyen, ekransız ama yapay zeka destekli akıllı gözlükler almaya başladı. Teknoloji, 2026'da vücudumuzla bütünleşti; artık onu taşımıyoruz, "giyiyoruz".

Sonuç: 2026'ya Bakış

2026'ya girerken, Ankara'dan dünyaya baktığımızda şunu görüyoruz: İnsanlık olarak belki bu yıl Ay'a ayak basamadık ama Ay'a gidecek teknolojiyi "rutin" hale getirecek altyapıyı kurduk.

Bilim ve teknoloji tarihinde 2025, "Büyük Sıçrama"dan önceki "Gerilme Yılı" olarak hatırlanacak. 2026'da bu gerilen yaydan çıkacak okun nereye gideceğini ise hep birlikte göreceğiz.