2024 Turizm Uydu Hesabı

Turizm, Türkiye ekonomisinde uzun yıllardır “döviz kazandırıcı sektör” olarak anılıyor. Ancak turizmin gerçek ekonomik ağırlığı yalnızca döviz geliriyle değil; üretim, istihdam, katma değer ve sektörler arası etkileşimlerle ölçüldüğünde çok daha kapsamlı bir tablo ortaya çıkıyor. Tam da bu nedenle Turizm Uydu Hesabı, turizmin ekonomideki yerini net biçimde görmemizi sağlayan en kritik araçlardan biri olarak öne çıkıyor.


2024 yılına ilişkin Turizm Uydu Hesabı sonuçları, turizmin artık sadece bir hizmet faaliyeti değil; ulusal üretim yapısının içine yerleşmiş, istihdam ve katma değer yaratan temel bir ekonomik bileşen haline geldiğini açık biçimde ortaya koyuyor.


Turizm Tüketimi: Arzın İçinde Sessiz Ama Kalıcı Bir Pay


2024 yılında Türkiye’de turizm amaçlı toplam tüketim 3 trilyon 822 milyar TL’yi aşmış durumda. Bu büyüklük, turizm ürünlerinin toplam yurt içi arz içindeki payının %3,8’e ulaştığını gösteriyor. İlk bakışta bu oran düşük gibi algılanabilir; ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu payın sadece doğrudan turizm tüketimini ifade etmesidir.


Turizm, konaklamadan ulaşıma, gıdadan kültüre kadar çok geniş bir üretim zincirini harekete geçirir. Dolayısıyla %3,8’lik pay, turizmin ekonomideki gerçek çarpan etkisinin yalnızca görünen yüzüdür. Özellikle hizmetler sektörü içinde turizm kaynaklı talep, birçok alt sektörün ayakta kalmasını sağlayan temel unsurlardan biridir.
Bu tablo, turizmin Türkiye için “mevsimsel bir gelir kalemi” olmaktan çıkarak, istikrarlı bir iç talep bileşeni haline geldiğini de göstermektedir.


Katma Değer Cephesinde Turizmin Gücü


2024 verilerinin en çarpıcı sonuçlarından biri, doğrudan turizmin gayrisafi katma değer içindeki payının %5,1’e ulaşmasıdır. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de üretilen her 100 liralık katma değerin yaklaşık 5 lirası doğrudan turizm faaliyetlerinden gelmektedir.
Doğrudan turizm amaçlı gayrisafi katma değerin 2 trilyon 21 milyar TL’yi aşması, turizmin artık “tamamlayıcı sektör” değil, ana üretim alanlarından biri olduğunu göstermektedir. Bu durum, özellikle sanayi ve hizmetler arasındaki denge tartışmalarında turizmin daha stratejik bir yerde konumlanmasını zorunlu kılmaktadır.
Ayrıca bu oran, turizmin yalnızca yabancı ziyaretçiler üzerinden değil, yerli turizm harcamaları üzerinden de güçlü bir katma değer yarattığını ortaya koymaktadır.


Hangi Hizmetler Gerçekten Turizm İçin Üretiliyor?


Turizm Uydu Hesabı’nın en önemli katkılarından biri, hangi hizmetlerin ne ölçüde turizm amaçlı kullanıldığını net biçimde göstermesidir. 2024 verileri bu açıdan oldukça dikkat çekici sonuçlar sunuyor.
- Seyahat acenteleri ve rezervasyon hizmetlerinin tamamı (%100) turizm amaçlı
- Konaklama hizmetlerinin %98,5’i turizm için
- Yolcu taşımacılığı hizmetlerinin %75’i turizm bağlantılı
- Kültürel hizmetlerin %45,8’i turizm amaçlı


Bu dağılım, özellikle konaklama ve seyahat acentelerinin neredeyse tamamen turizme bağımlı olduğunu gösterirken; ulaştırma ve kültür sektörlerinin de turizmle yüksek düzeyde iç içe geçtiğini ortaya koyuyor.
Buradan çıkarılabilecek temel sonuç şudur: Turizmde yaşanacak herhangi bir daralma ya da genişleme, yalnızca otelleri değil; ulaşım ağlarını, kültürel üretimi ve şehir ekonomilerini doğrudan etkilemektedir.


İstihdam Boyutu: Turizm Emek Yoğunluğunu Koruyor


2024 yılında doğrudan turizm istihdamı %9,8 artarak 1 milyon 194 bin kişiye ulaştı. Turizm sektöründe istihdam edilenlerin toplam istihdam içindeki payı %3,7 seviyesinde gerçekleşti.
Bu veri, iki açıdan önemlidir. Birincisi, turizmin istihdam yaratma kapasitesinin halen çok güçlü olduğunu göstermesidir. İkincisi ise, turizmin özellikle gençler ve kadınlar için işgücü piyasasına giriş kapısı olmaya devam ettiğini teyit etmesidir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da istihdamın niteliğidir. Mevsimsellik, düşük ücretler ve kayıt dışılık gibi yapısal sorunlar, turizm istihdamının sürdürülebilirliğini sınırlayan faktörler olmaya devam etmektedir. Dolayısıyla rakamsal artış kadar, istihdamın kalitesi de politika yapıcılar için kritik bir gündem başlığıdır.


Genel Değerlendirme: Turizm Artık Yan Sektör Değil


2024 Turizm Uydu Hesabı sonuçları açık biçimde şunu göstermektedir: Turizm, Türkiye ekonomisinde artık “destekleyici” bir alan değil; üretim, istihdam ve katma değer yaratan yapısal bir sektördür.
Toplam arz içindeki payı, katma değer katkısı ve istihdam büyüklüğü birlikte değerlendirildiğinde; turizmin ekonomik planlamada sanayi ve tarımla birlikte düşünülmesi gereken stratejik bir alan olduğu net biçimde ortaya çıkmaktadır.
Önümüzdeki dönemde turizm politikalarının yalnızca ziyaretçi sayısına değil; katma değer, verimlilik ve nitelikli istihdam hedeflerine odaklanması, bu potansiyelin daha sağlıklı biçimde değerlendirilmesini sağlayacaktır.