Ana Sayfa Kültür-Sanat Haberleri Zübeyde Hanım kurtuluşu doğuran kadın - Bölüm 1

Zübeyde Hanım kurtuluşu doğuran kadın – Bölüm 1

-

Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, aramızdan ayrılışının 96. yıl dönümünde büyük bir minnetle anıldı.


İzmir’in Karşıyaka ilçesinde bulunan kabrinde gerçekleşen merasim ardından binlerce vatandaş Ata’nın annesine olan minnetini karanfillerle ve dualarla sundu. Çok sayıda siyasetçi ve sanatçı sosyal medya hesaplarından Zübeyde Hanım için yaptığı paylaşımla “manen” de olsa Karşıyaka’daki kalabalıkta yerini aldı.

Yıl 1881, Selanik’te iki katlı, şirin bir ev. O evde sarışın, renkli gözlü bir kadın. Kucağında da bir ülkeyi diriltecek bebek… Bugüne dek hep “bir ülkeyi diriltecek bebek“in hikayesini merak ettik ve okuduk. Belki de Zübeyde Hanım’a hakkını teslim etmenin en içten yolu, O’nu tarih sahnesindeki hak ettiği yere koymaktır…

Zübeyde Hanım’ın Soyu

Atatürk‘ün soyu üzerinden yapılan ipe sapa gelmez yorumlar, haliyle yalnızca Mustafa Kemal’i değil aynı zamanda onun ailesini de karalama amacındadır.

Zübeyde Hanım; 15. yüzyılda Osmanlı devletinin uyguladığı İskan (fethedilen yerleri Türkleştirme) politikasının bir sonucu olarak “1466’larda Konya/Karaman yöresinden Rumeli’ye göçürülen ve o dönemde Vodina Sancağı (şimdi Yunanistan’ın Edessa şehri)’na bağlı Sarıgöl nahiyesine yerleştirilen ve geldikleri yörenin adına izafeten Rumeli’de ‘Konyarlar’ diye bilinen Yörük/Türkmen grubuna mensuptur.”

Elimizde bulunan verilere göre Zübeyde Hanım 1857 yılında dünyaya gelmiştir. Selanik yakınlarındaki -bugün kaplıcalarıyla meşhur olan- Langaza’da dünyaya gözlerini açmıştır. Doğum tarihi ile ilgili tartışmalara sebebiyet veren şey ise kendisinin Enver Behnan Şapolyo’ya “…ben dul kaldığım zaman yirmi yedi yaşında bir tazeydim…” demesidir. “Bu bilgiyi esas alacak olursak; Ali Rıza Bey’in ölümünün kesin olarak 1886’da gerçekleştiğini bildiğimize göre Zübeyde Hanım’ın doğum tarihi de 1859 olabilir.”

Ailesi

Zübeyde Hanım’ın babası sofu-zade Feyzullah Efendi, annesi ise “Molla Hanım” olarak da anılan Ayşe (Aişe) Hanım’dır. Sözüne ettiğimiz dönemde kadınların okula gidip tahsil görmesi yaygın olmadığı için, okuryazar ve dindar oluşu nedeniyle kendisi de “Sofu Zübeyde” veya “Zübeyde Molla” olarak anılırdı.

Ali Rıza Bey ve Zübeyde Hanım

Makedonya’nın Debre yakınlarındaki Merkez Jupa Beldesi’nin Kocacık Köyü… Ali Rıza Bey’in ailesi de tıpkı Zübeyde Hanım’ın ailesi gibi İskan politikasıyla Konya/Karaman bölgesinden Rumeli’ne yerleştirilen Kızıl Oğuz Türkmenlerindendir. “Ailesi 1830’larda Selanik’e göç etmiş ve Ali Rıza Bey takriben 1841 yılında Selanik’te dünyaya gelmiştir.”

Nihayetinde 1870 veya 1871 yılında evlendiler ve evlendikten sonra Ali Rıza Bey’in Selanik’teki baba evine yerleştiler. Ali Rıza Efendi 29-30 yaşındaydı ve Evkaf İdaresi’nde memurluk yaparak geçimini sağlıyordu, evlilikteki ilk pürüz de burada ortaya çıktı zaten; Zübeyde Hanım’dan 16-17 yaş kadar büyüktü ve müstakbel damadının memuriyetinden dolayı henüz 13-14 yaşındaki kızından ayrı kalacağını düşünen Ayşe Hanım, başlarda bu evliliğe razı olmasa da akrabalarının ara buluculuğuyla ikna oldu.

Ali Rıza Bey’i evliliğe götüren süreç aslında kendisinin “Rüyasında gördüğü ve beğendiği kıza benzer bir eş araması ile ve nihayet ablası Hatice Hanım’ın Zübeyde’yi görünce kendisine sevinçle müjdelemesi” üzerine başlar. Kendisinden yaşça küçük eşine “Gülizar-ı Cennetim, Zübeydem” diye hitap eden Ali Rıza Bey, eşini çok sever.

Evlatlarını Kaybetmiş Bir Anne

Ali Rıza Bey ile Zübeyde Hanım’ın evliliklerinin ilk yılları, Ali Rıza Bey’in Selanik’teki baba evinde geçer. Bu evlilikten ilk önce bir kız çocuğu dünyaya gelir: Fatma İsmet (1871/1872-1875). Fatma İsmet’i, Ahmet (1874-1883) ve Ömer (1875-1883) adını verdikleri iki erkek evlat takip eder. Ardından sırasıyla Mustafa (1881-1938), Makbule (1885-1956) ve Naciye (1886-1901) doğar. Geçim sıkıntısının salgın hastalıklarla harmanlandığı sıkıntılı günlerde doğan ilk üç evladını kokularına doyamadan toprağa vermek zorunda kalır Zübeyde Hanım. Mustafa, Makbule ve Naciye’nin doğumuyla hayata yeniden tutunan genç kadın, bu sefer de kendisine “gülizar-ı cennetim” diyen eşini kaybeder. Yirmili yaşlarının sonlarında, üç çocukla dul kalmıştır Zübeyde Hanım…

Zübeyde Hanım’ın kardeşi Hüseyin Ağa, eniştesinin vefat haberini alır almaz Selanik’e gelir ve kız kardeşini bu zor şartlar altında yalnız bırakmaz. Yalnız başına geldiği Selanik’ten Zübeyde Hanım’ı ve yeğenlerini alıp Langaza’ya, Rapla Çiftliği’ne götürür.

Zübeyde Hanım’ın İkinci Eşi: Ragıp Bey

Genç yaşta üç çocuğu ile dul kalan Zübeyde Hanım, oğlu Mustafa’yı Askeri Rüştiye’ye verdikten sonra” ekonomik olarak çok ciddi sıkıntılar yaşamaya başlar. Yıllar sonra Enver Behnan Şapolyo’ya söylediği “bana iki mecidiyelik (40 kuruş) dul maaşı bağladılar” sözlerinde, belki de bir hatıradan çok zamanın çilesini unutturmadığı bir sitem gizliydi. Çocuklarıyla birlikte kendisine bağlanan maaş 120 kuruş kadardı ve elbette ki sözüne ettiğimiz devirde, bir ailenin geçimini sağlamaktan çok uzak bir rakamdı.

Aynı sokakta oturan Tekel İdaresi memurlarından Ragıp Bey’de Zübeyde Hanım’a bu dönemde talip oldu ve hem Zübeyde Hanım’ın hem de merhum Ali Rıza Bey’in ortak akrabası olan “Kılıçoğlu Hakkı Bey’in kayınpederi Selanik Mevlevi Şeyhi Rıfat Efendi tarafından Ragıp Efendi ile evlendirildi.” Ragıp Bey varlıklı biri olmasına karşın evlilikten sonra Zübeyde Hanım’ın evine taşınır. Babasının vefatının ardından annesinin bir başka erkekle evlenmesini zaten onaylamayan Mustafa evi terk eder ve öz halası Emine Hanım’ın evine yerleşir. Manastır İdadisi’ni kazanıp, Selanik’i terk edinceye kadar da eve nadiren uğrar.

Daha sonraki yıllarda Atatürk, Ragıp Bey’e ve annesine olan öfkesinin sebebini “babasını yeni kaybetmiş bir gencin çocukluk isyanı olarak tanımlayacaktı” ve zamanla hem Ragıp Bey’le dost olduğunu hem de annesini takdir ettiğinden bahsedecekti.

Yararlanılan Kaynaklar:

  • Ahmet Bekir Palazoğlu – Atatürk Kimdir?
  • Ali Güler – Benim Ailem
  • Ali Güler – Atatürk’ün Soyu: Kızıl Oğuzlar, Konyarlar
  • E. B. Şapolyo – K. Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi
  • Kılıç Ali – Atatürk’ün Hususiyetleri
  • Makbule Atadan – Büyük Kardeşim Atatürk
  • Lord Kinross – Atatürk
  • Afet İnan – Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler

Zübeyde Hanım kurtuluşu doğuran kadın – Bölüm 2 yazımızın buradan okuyabilirsiniz!!!

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Atahan Ünal
Atahan Ünalhttps://sonsoz.com.tr
21. yüzyıla iki yıl kala sıcak bir temmuz günü Ankara'da doğdum İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım, liseyi üçüncülükle bitirdim. İki sene siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler tahsili gördükten sonra Hacettepe üniversitesi tarih bölümüne girdim. Halen bu okulda lisans eğitimime devam ediyorum.

Bu Haberler Kaçmaz!

Türk bilim insanları kalp üretecek

Türk bilim insanları, kök hücreler ile 3 boyutlu biyo-yazıcı teknolojilerini birleştirerek yapay insan dokuları üretiyor.