Zavallı beyni yıkanmışlar!

350

Her şey; 25 Aralık 1995 tarihinde, Figen Akat isimli Türk gemisinin, Bodrum sahilinin 6 kilometre kadar açığında bulunan ve Yunanlıların “İmia” dediği kaya parçasına çarpması ile başlamıştı…

O kayalıkların Türkçe ismi Kardak’tı… Figen Akat’ın kaptanı Türkiye’den yardım istedi ve kriz başladı… Yunanlılar kayalıkların kendi kara suları içerisinde bulunduğunu iddia ediyor ve ‘’size ancak biz yardım ederiz’’ diyorlardı.

İlk hareket Yunanlılardan geldi ve birtakım vatandaşlar kayalığa ulaşarak buraya Yunan bayrağı diktiler… Bir grup Türk gazeteci ise helikopterle adaya inerek, Yunan bayrağını indirdiler ve yerine Türk bayrağını diktiler… Yunanlılar da donanmalarıyla kayalıklara gelerek, etrafı kuşattılar. Kendi bayraklarını tekrar diktiler, böylece Kardak Kayalıkları Yunan donanmasının kontrolü altına girmiş oluyordu…

Savaş çanları çalıyordu… ABD de olaya karışmış ve ‘’ilk kurşunu kim sıkarsa karşısında bizi bulur’’ açıklaması yapmışlardı… Acilen bir çözüm bulunması gerekliydi…
30 Ocak 1996 akşamı bütün kuvvet komutanlarının da katılımıyla Ankara’da çok önemli bir toplantı yapıldı… Dışişleri Müsteşar Yardımcısı CHP’li İnal Batu, hiç kimsenin aklına gelmeyecek bir öneri sundu… Bölgede iki kayalık vardı ve Batu, Yunanlıların kuşattıkları adanın tam karşısındaki boş olan kayalıklara Türk kuvvetlerinin çıkmasını öneriyordu… Kuvvet komutanları, ‘’emir  verilirse adaya asker çıkartırız’’ dediler… Böylece düğmeye basıldı.

Sonuç Yunanistan için yıkım gibiydi…

                                                                                                                      Operasyon başladı…

Karşılıklı iki kayaktı silahlar birbirine doğrultulmuştu ama Başkan Clinton’un sözleri nedeniyle, kimse ateş açamıyordu…
Sonunda Yunan güçleri Kardak’tan ayrılmak zorunda kaldı… Ama hata yaptıklarını kabul etmek yerine, bitmez tükenmez bir kin beslemeye başladılar ve çareyi beyinleri yıkanmış ve kinle şekillendirilmiş özel birlikler kurmakta buldular…

Zamanının geldiğine inandıklarında da, harekete geçip, ada işgillerine başladılar…
O özel birliklerdeki “ajitasyon” amaçlı eğitimin nasıl olduğu, sızan ve bir kaç günden beri ortalığı karıştıran video çekimleriyle ortaya çıktı…
Bu günlük eğitimde sıraya girmiş askerler, hızlı bir tempoyla yerinde sayarak komutanın söyledikleri bağırarak tekrarlıyorlar…
Kızacaksınız ama işte Lokatsiz adlı özel birlikteki askerlerin her gün defalarca söyledikleri:
“Yunanistan birlik oluyor / Kıbrıs ve Makedonya Yunandır / Kıbrıs Yunandır ey Türkiye / Lanet Türkiye / Bir fah..e tanıdım ismi Çiller / Bir eşc.ns.l tanıdım ismi Demirel / Onların analarını ve kız kardeşlerini s…im Ve bir LOK komandosundan çocuğu oldu / Çocuk büyüdü ve seni seviyorum Yunanlı demeyi öğrendi / Daha da büyüdü, okula gitti ve “seni s..yorum Türkiye” demeyi öğrendi / Seni si..yorum Türkiye / Lokatsiz dağda yemeksiz ve susuz / Sadece kan yeter onlara / Makedon, Arnavut ne olursa olsun sadece kan lazım / Ne kanı olursa olsun, sadece kan lazım / G3’lerle vuruyoruz / Dul ve yetimler ağlıyor / Ve onların evlerini yakacağız..!”
Beyni yıkanmış askerler saldırgan olur ama saldırganlık genelde başarı getirmez… Onlar sadece ölür…
Beyin yıkayanlara ise bir şey olmaz…