Önce aybaşında elektriğe gelen % 14, 9’luk zam açıklaması

Ardından Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) tarafından 7 Ekim’den itibaren geçerli olacağı açıklanan, otoyol ve köprü geçiş ücretlerinde yapılan ortalama yüzde % 20 zam!

Bilahare Ulaştırma bakanlığı tarafından açıklanan Yüksek Hızlı ve “konvansiyonel” olarak adlandırılan tren biletleri ücretlerinin de yüzde 20 zamlandığı haberi. (Bu haberle Ankara- İstanbul hızlı tren bilet fiyatı da (normal) 71 TL’den 85.50 TL’ye çıktı.)

Son olarak da PTT’nin de gönderi ücretlerine yüzde 20 zam yapması. Buna göre normal ve diğer gönderi bedelleri, 7 Ekim’den itibaren yüzde 20 arttı.

Zam yapan bu kamu kurumları anlaşılan ya en yeni yenilenmiş ekonomi paketindeki hedef enflasyon rakamlarına inanmıyorlar yahut da Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın geçmiş değil gelecek enflasyon rakamlarını dikkate alın tavsiyesini dinlemiyorlar.

Memur, emekli, dul, yetim maaşlarına zam yaparken gelecek enflasyonu hedef alıyoruz diyen devlet sıra kendi sattığı mal ve hizmet fiyatlarını belirlemeye gelince gelecek değil geçmiş enflasyonu dikkate alıyor görüldüğü üzere.

Yoksa tek haneye % 9’a düşmüş bir enflasyon oranı varken niye % 20 zam yapsın?

Görüldüğü gibi ekim ayı yoğun bir zam yağmuru ile başlandı. Ekonomi yönetimi hesabi hareket ediyor, nasılsa uzun bir zamsız dönem var ve 2019 da zaten kaybedilmiş bir yıl diye düşünüyor. Baz etkisi ile eylül ve ekim aylarında zaten enflasyon oranı da hazır tek hanelere düşmüşken kamu zamlarını bu iki aya yığarlar ise halkın fazla tepki vermeyeceğini düşünüyorlar.

Oysa bu zam yağmuru 2020’yi de etkileyecektir. Bu saatten sonra çalışanlar ve emeklilere efendim gelecek yıl enflasyon % 10 olacak size de o yüzden % 10 zam yapıyoruz dersen kimseyi inandıramazsın, ikna edemezsin.

Ticaret erbabı da ikna olmayacaktır bir taraftan maliyetleri en az % 20 – % 30 artmışken sen malına zam yapma dersen kim dinler ya da kim dinleyebilir?

Piyasa zaten durgun, yaprak kımıldamıyor, esnaf, tüccar sinek avlıyor birde üst üste gelen bu zam haberleri piyasaların geleceğe yönelik beklentilerini büsbütün bozmuş durumda.

Madem döviz kurları sakinledi, dar bir aralıkta dalgalanıyor, madem dengelenme süreci başarılı oldu, enflasyon tek haneye indirildi neden siz çift haneli zamlar yapıyorsunuz diye sormazlar mı adama?

Ekonomiyi yönetmek aslında beklentileri yönetmek demektir siz kendi iş ve eylemleriniz ile geleceğe yönelik beklentileri bozarsanız piyasanın geleceğe yönelik beklentilerinin olumlu ve iyimser olmasını nasıl beklersiniz?

Benim düşünceme göre bu zam dalgası sürecektir, zaten özellikle de enerji ve ulaştırma alanında yapılan zamların genel fiyatlar seviyesini etkilememesi mümkün değildir. Bu ay tek haneyi gördüğü söylenen enflasyonun birkaç ay içinde tekrar çift hanelere çıkacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok.

Diğer yandan devletin bütçesi eskilerde olduğu gibi gene yüksek miktarda açık vermeye başladı, bütçe disiplini bozuldu, düşen vergi gelirleri ve yüksek kamu giderleri kamu ürünlerine zam yapılarak kapatılmak isteniyor ki bunun çare olmadığı geçmiş iktidar dönemlerinde çokça yaşanarak görüldü, o günlerde yaşananlar hepimizin hafızalarında daha taze.

Özelikle yap işlet devret projeleri ve mülteci meselesi her yıl bütçeye astronomik bir yük getiriyor, gelecekte de getirecek.

Devletin elinde satacak, savacak bütçeyi yamayacak pek bir şeyde kalmadı, dış ve iç borçla bu değirmen nereye kadar döner bilmek mümkün değil.

Olan gene dar gelirlinin, ücretlinin, emeklinin, dulun, yetimin hakkına, hukukuna olacak zaten zor bela geçinen, borç içinde kıvranan ve geleceğe büyük bir ümitsizlik ile bakan bu kesim anlaşılan önümüzdeki yıllarda da epey bir zorlanacak.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz