ZAFER PARTİSİ ANKARA İL BAŞKANI TUĞBA DEMİRBAĞ GAZETEMİZİ ZİYARET ETTİ; SURİYE SORUNU BİR VAROLUŞ PROBLEMİ HALİNE GELDİ

0
166

Zafer Partisi Ankara İl Başkanı Tuğba Demirbağ gazetemiz Sonsöz’e ziyaret gerçekleştirdi. Sonsöz, 24 Saat ve Zafer Gazetesi ile bir araya gelen Demirbağ, Zafer Partisi olarak özellikle Suriye meselesi ile ilgili düşüncelerini aktardı.

ESMA ALTIN– Zafer Partisi Ankara İl Başkanı Tuğba Demirbağ, gazetemiz Sonsöz’e bir ziyaret gerçekleştirdi. Zafer Partisi’nin kuruluşundan kısaca bahseden Demirbağ, özellikle Suriye meselesinin kendileri için büyük önem arz ettiğinin altını çizdi. Suriye sorununu ilk olarak Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın gündeme getirdiğini belirten Demirbağ; “Hocamızın, zaten söylemleri yüzde 100 örtüşüyor. En başta Suriyeliler ile ilgili öngörülerini yaşıyoruz. Seçimde başarılı olmamız, meclise girmemizden daha önemlisi bizim için bu Suriyeliler meselesini gündeme getirmiş olmamız. CHP de İyi Parti de göndereceğim, demeye başladı. İşte bu bir başarıdır ve bu Zafer Partisi’nin başarısıdır. Suriyelileri gönderecek olan, bu konuda samimi olan da Zafer Partisi’dir.” dedi.
‘ZAFER PARTİSİ BİR İHTİYAÇTI’
Görünüşte yeni kurulmuş bir parti olarak algılanmalarından farklı olarak aslında derin bir seçmen kitlesine sahip olduklarını aktaran Demirbağ, şunları ifade etti; “Bir sabah uyandım ve yarın seçim olsa ben kime oy vereceğim diye endişelenmeye başladım. O yüzden Zafer Partisi bir ihtiyaçtı. Ümit Hocamızı eski ülkücü kesim de çok iyi biliyor, çok iyi tanıyor. Hocamızın, zaten söylemleri yüzde 100 örtüşüyor. En başta Suriyeliler ile ilgili öngörülerini yaşıyoruz. Dış politika ve terör konularında Hocamızın ciddi bilgi birikimi var. Gidip ayağınızı basamayacağınız yerlere ben gidip kafamı koyup yattım, diyen bir Genel Başkanımız var. Ümit Özdağ’ı senelerdir takip ediyorum. Söylediği her söz dönüp dolaşıp mutlaka gerçekleşiyor.”
‘ÜLKEMİZDEKİ SURİYE SORUNU BİR VAROLUŞ PROBLEMİ HALİNE GELDİ’


Türkiye’deki Suriye sorununa da değinen Demirbağ, şunları dile getirdi; “Bir Suriyeli kadının Türkiye’deki doğum ortalaması 6 çocuk. Bu kendi ülkesinde 3 tane ama Türkiye’de 6 tane. Çünkü her bir çocuk için sosyal yardım alınıyor. Maalesef çok kötüye gidiyoruz. Birilerinin çıkıp bu gidişata dur demesi lazım. Bizim amacımız sadece bir yerlere gelmek, milletvekili çıkarmak değil. Hocamızın sözleri şu anda da ses getirmeye başladı. Örneğin; Suriyeliler konusunu hiç kimse gündeme getirmiyordu Hocamız dışındı. Şimdi yeni yeni CHP de, İyi Parti de göndereceğiz demeye başladı. Genel Başkanımızın Suriye konusundaki önerisi, Rusya ve Türkiye’nin garantör olması yönünde. Oradaki barışın sağlanmasında bir tampon bölge oluşturulmasını savunuyor. Sayın Genel Başkanımızın söylediği şey yapılamayacak bir şey değil. Bu çözümün devamında Avrupa Birliği’nden Suriye’nin kuzeyinde tekrar yapılanma için maddi destek alınması ve bu maddi desteği de Suriye’nin kuzeyindeki yeniden yapılanmayı da Türk müteahhitlerine verilmesi ve buradan giden Suriyelilerin de bu yapılanmada çalıştırılması şeklinde olmalı. Aslında bırakın parasını, pulunu, çalıştıracak işçiyi, her şeyi, ülkemizde Suriye sorunu bir varoluş problemi haline geldi.
‘BİZİM İÇİN EN BÜYÜK BAŞARI SURİYE MESELESİNİ GÜNDEME GETİRMİŞ OLMAMIZ’

- Reklam -


Suriyelilerin Türkiye’de kendi içlerinde bir kümeleşme oluşturduklarını belirten Demirbağ, şunları ekledi; “Örneğin; Mamak’taki esnaflar Suriyelilerden çok mustarip. Çünkü kendi içlerinde bir ağ kurmuşlar. Kendi kasapları, kendi manavları, kendi pastaneleri var. Başkasından alışveriş yapmıyorlar. Ayrıca sığınmacıların suç oranı da çok yüksek. Bundan dolayı biri tarafından zarar görülmesi ihtimali de yüksek. En azından bu ihtimali ortadan kaldıralım. Türkiye’deki Suriyeliler resmi olarak 5 milyon. Suriyelilerin işlediği suç kadar Türkler suç işliyor. 5 milyonun işlediği suçla 80 milyonun içinden işlenen suç oranına baktığımız zaman ciddi bir suç potansiyelleri olduğunu görüyoruz. Bunlara artık bir dur demek için yola çıktık. Birleşmiş Milletler ile imzaladığımız sözleşmede geldikleri yere gidecekler ifadesi yer alıyor. Bu nedenle geçici sığınmacı kavramında gönüllülük diye bir şey yoktur. Mülteci, göçmen bunlar hepsi birbirinden ayrı kavramlar. Ama şu ankiler ne göçmen ne de mülteci. Onlar sadece geçici sığınmacılar. Şimdi Danimarka geri göndermelere başladı. Danimarka bunu yapıyorsa biz niye yapmayalım? Avrupa’dan 6 milyar euro kadar bir para gelmiş. Bizim sığınmacılar için harcadığımız para ise 90.8 milyar euro. Yani geri kalan para Türk halkının cebinden çıkmış. Bu da sadece bunlar için harcanan sosyal yardımların ödeneği. Bunların işlerine aldığı işçilerin maaşlarının kaybı, bunlar yüzünden kaybedilen vergi, sağlık kuruluşlarına ödenen ilaçlar hariç.”
Suriyeli sığınmacılar konusunda çözüm odaklı olmanın ve bu konuda samimi olmanın önemine dikkat çeken Demirbağ; “Seçimde başarılı olmamız, meclise girmemizden daha önemlisi bizim için bu Suriyeliler meselesini gündeme getirmiş olmamız. CHP de İyi Parti de göndereceğim, demeye başladı. İşte bu bir başarıdır ve bu Zafer Partisi’nin başarısıdır. Suriyelileri gönderecek olan, bu konuda samimi olan da Zafer Partisi’dir.” şeklinde konuştu.

- Reklam -