Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ), Türk kültürünü, sanatını ve dilini yurtdışında temsil eden ve kültürlerarası bir köprü vazifesi gören Yunus Emre Enstitüsü ile imzaladığı iş birliği protokolü kapsamında enstitünün faaliyetlerini geniş hizmet ağı ile dünyaya ulaştıracak.

Yunus Emre Enstitüsü ile PTT AŞ. arasında uluslararası boyutta bazı proje ve faaliyetlerde iş birliğine gidilmesi amacıyla protokol imzalandı. PTT Pul Müzesi’nde gerçekleşen imza törenine PTT AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kenan Bozgeyik,  ve Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş katılım sağladı.

Protokol kapsamında, Türkiye’nin dış politika anlayışı çerçevesinde yurt dışında çalışmalarda bulunan Yunus  Emre Enstitüsü ile PTT AŞ’nin uluslararası boyutta yürüttüğü bazı  proje ve faaliyetler alanında işbirliğine yapılacak.

İmza töreninde konuşan Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) Genel Müdürü Kenan Bozgeyik, “Bugün önemli bir işbirliği protokolünün imza töreninde hep beraberiz. Memleketimize, milletimize ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum. Bilim, ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir diyen bizim çok kıymetli değerimiz, hepimizin örnek alması gereken Yunus Emre’nin ismiyle kurulmuş olan Enstitümüz bütün dünyada çok önemli faaliyetler yürütmekte.

Bu faaliyetleri yaparken insanlığa çok değerli katkılarda bulunuyorlar. Bu ülkenin 178 yıldır istikbalinde ve istiklalinde bulunan PTT’mizle bu iki güzide kurulun iş birliği inşallah hem kuruluşlar açısından hem de insanlığa daha fazla hizmet etmenin sosyal açıdan da değişik faydaları olacağı bir işbirliğine dönüşür” dedi.

‘PTT KARINCA MİSALİ’

Yunus Emre Enstitüsü ile imzaladığı iş birliği protokolü kapsamında enstitünün faaliyetlerini geniş hizmet ağı ile dünyaya ulaştıracak.

Sözlerine devam eden Bozgeyik, “Çok değerli başkanımız değerli hocamız ve Yunus Emre Enstitüsü dünyanın neresinde ulaşılması gereken bir insan varsa ona ulaşmaya ve yardım etmeye çalışıyorlar. Bizde karınca misali PTT olarak posta kargo alanında, bankacılık alanında uluslararası işbirliğimizi bu vesileyle biraz daha ileriye taşımış olacağız ve her geçen gün bu kuruluşlarımızda daha fazla çalışırken bir yandan dünya bankası olma noktasında attığımız adımları bir adım daha ileri taşımak bir yandan da ülkemize milletimize hizmet etmek bir yandan insanlarımızın mutluluğu ve huzuru için sosyal-kültürel işbirliklerini de genişletmek üzere değişik faaliyetlerimize bundan sonrada devam edeceğiz.

Tekrar bu protokolün hazırlanmasında emeği geçen değerli iş arkadaşlarıma ve Yunus Emre Enstitüsü çalışanlarına ve değerli yöneticilerine teşekkür ediyorum. Şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerine yer verdi.

KURUMLAR 15 TEMMUZ SONRASI AYNI DİLİ KONUŞUYOR

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, Türkiye Cumhuriyetinin iki güzide kuruluşu arasında varılan bu mutabakatın herkese hayırlı olmasını temenni ederek başladığı konuşmasına şöyle devam etti; “Özellikle Türkiye’nin ürettiği değerlerin, Anadolu irfanı diye bildiğimiz ve dünyanın ihtiyaç duyduğu barış ve huzurun temsilcisi olarak Yunus Emre Enstitüsü dünyanın her yerine şuanda 58 merkeziyle Türkiye’deki olumlu havayı dünyayla paylaşmak için kurulmuş bir enstitüdür. Bu anlamda bakıldığında PTT ile direk bağı yok gibi görülse de PTT Türkiye’yi dünyaya ya da dünyayı Türkiye ile bağlayan bir kuruluş bu anlamda da Yunus Emre Enstitüsü dünyayla bağın manevi tarafını, kültür tarafını dolduruyor.

Sayın PTT Genel Müdürümüzün ifade ettiği gibi iki kurum güçlerini bir araya getirerek hizmetin daha hızlı dünyaya ulaşması ve PTT’nin ağlarının Yunus Emre Enstitüsü tarafından da kullanılarak Türkiye’nin ürettiği kültürün, değerlerin dünyaya ulaşması için bir ilk adım niteliği taşıyor. Özellikle bundan bir kaç gün önce 15 Temmuz’u yaşamış insanlar olarak 15 Temmuz sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurulları ve millet birbirleriyle aynı dili konuşan bir hale dönüştü. Dolayısıyla kurumlar arasında artık kurum çıkarı değil ülkenin çıkarı gözetilerek yapılan bu anlaşmanın inşallah bundan sonra ülkemizin menfaatlerini daha güçlü bir şekilde savunmaya ve anlatmaya yararı dokunacaktır. Bu anlamda da hayırlı olmasını diliyorum. Tabi ki bu anlaşmanın hayata geçirilmesinde ve bundan sonraki aşamalarında emeği olan iki kurumun yönetici ve temsilcilerine teşekkür ediyorum.” dedi.

Protokol imzalarının ardından Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) Genel Müdürü Kenan Bozgeyik, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş özel bir pul armağan etti.

PTT

İlk Posta Teşkilatı Tanzimat Fermanı ile yaşanan gelişmelerin sonucu olarak Osmanlı Devleti’nin tüm halkının ve yabancıların posta ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla Nezaret olarak 23 Ekim 1840 tarihinde kurulmuştur. 

İlk Postahane ise İstanbul’da Yeni Camii avlusunda Postahane-i Amire adı ile açılmış İlk memurlar Süleyman Ağa, tahsildar Sofyalı Ağyazar Türkçe dışında yazılmış gönderilerin adreslerini tercüme etmek üzere mütercim olarak atanmışlardır. 

1843 yılında telgrafın icadını müteakip 11 yıl sonra Türkiye’de de telgraf hizmeti başlamış, bu hizmeti disipline etmek üzere 1855 yılında ayrı bir Telgraf Müdürlüğü kurulmuştur. 1871 yılında ise Posta Nazırlığı ile Telgraf Müdürlüğü birleştirilerek Posta ve Telgraf Nezaretine dönüştürülmüştür.  1876 yılında milletlerarası posta nakli şebekesi kurulmuş, 1901 yılında ise koli ve havale işleminin kabulüne başlanmıştır. 

23 Mayıs 1909 tarihinde ilk manuel telefon santralinin İstanbul’da hizmete verilmesinden sonra Posta ve Telgraf Nezareti, 1909 yılında Posta, Telgraf ve Telefon Nezareti haline dönüştürülmüş, 1913 yılında da Posta, Telgraf ve Telefon Umum Müdürlüğü adını almıştır.  Cumhuriyetimizin ilk yıllarında İçişleri Bakanlığına bağlı olarak görev yapan PTT Genel Müdürlüğü 1933 yılında katma bütçeli bir idare olarak Bayındırlık Bakanlığına, 1939’da ise Ulaştırma Bakanlığına bağlanarak hizmet vermeye devam etmiştir. 

1954 yılında Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) olan PTT Genel Müdürlüğü, 1984 yılında Kamu İktisadi Devlet Teşebbüslerinin yeniden düzenlenmesi ile ilgili olarak çıkarılan 233 sayılı KHK ile Kamu İktisadi Kuruluşu (KİK) statüsüne geçirilmiştir.  18 Haziran 1994 tarih ve 4000 sayılı Kanun ile PTT İşletmesi Genel Müdürlüğünün, T.C. Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi şeklinde yeniden yapılanması öngörülmüş olup, 24 Nisan 1995 tarihinden itibaren T.C. Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü müstakilen çalışmaya başlamıştır. 

29 Ocak 2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4502 sayılı kanunun 24. maddesi ile “T.C. Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü” olan Kuruluşumuzun adı “T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü” (PTT) olarak değiştirilmiştir. 2013 yılı Mayıs ayında TBMM’de kabul edilen tasarı ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi haline gelmiştir. 6 Şubat 2017 yılında yayımlanan kararname ile devlete ait bütün hisselerinin Türkiye Varlık Fonuna devredilmesi kararlaştırılmıştır.

PTT, 17 Eylül 2012 tarihinden itibaren köprü ve otoyollarda KGS ve OGS yerine kullanılmaya başlanarak tüm Türkiye’ye yayılması planlanan Hızlı Geçiş Sistemini Hayata geçirdi. Tüm Türkiye’deki PTT Şubelerinden alınabilen HGS etiketleri ile KGS ve OGS’deki bekleme süresi tamamen ortadan kaldırılarak Başta İstanbul’un köprüleri olmak üzere tüm Köprü ve otoyollarda zaman ve yakıt kaybının önüne geçilmiş oldu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz