Yokluk,yoksulluk ve kuyruklar

0
71

AKP Genel Başkanı Erdoğan hemen her konuşmasında 70’li yılların ikinci yarısında ortaya çıkan tüp, benzin ve yağ kuyruklarını anlatıp, “bu CHP iş bilmez, ekonomiyi yönetemez, onların iktidarında tüp ve yağ kuyrukları vardı” deyip durmaktadır.Sadece o mu? Elbette hayır özellikle sağ kesim siyasileri ve neoliberal ekonomi politikaları savunucularının dilinden de tüp ve yağ kuyrukları lakırdısı hiç düşmez.

Doğru 70’li yılların ikinci yarısında Türkiye’de yokluk ve kuyruklar vardı. İnsanlar ceplerinde para olsa dahi akaryakıt, tüp, yağ, şeker ve sigara gibi bazı sınai ve ithal ürünleri, çarşıda pazarda bulamaz; ya el altından karaborsadan temin etmeye çalışır ve yahut da saatlerce kuyrukta bekleyerek satın almaya uğraşırdı.

Ben o yıllarda çocuktum, annem, babam evde herkes sigara içerdi. Rahmetli anneannem de sıkı bir sigara tiryakisiydi, baca gibi tüter, sigarayı sigaradan yakar, günü tek kibritle geçirirdi. Annem babam Maltepe, Samsun, anneannem ise filtresiz Bahar ya da Gelincik sigarası içerdi. O zamanlar bende sigara almak için kuyruklarda az beklemedim.

İthal olan kahve de bulunmazdı, rahmetli anneannem sigaranın yanında kahveyi de pek severdi, savaş görmüş kadındı, yoklukta çareyi kahve yerine nohut kavurup öğütmekte bulmuştu.

Otomobillerin benzin istasyonlarında saatlerce kuyrukta beklediğini, sırası gelenin depoyu ve bidonları doldurduğunu da hepimiz hatırlıyoruz.

O yıllarda mutfak tüpü de zor bulunur, tüp doldurmak için saatlerce kuyruk beklenirdi.

Elektrikler planlı olarak günde 8 – 10 saat kesilirdi, kaloriferli evlerde kazanlar yanmaz insanlar zemherinin ayazında kat kat battaniye altında titreşirdi. Elektrik olsa bile çoğu zaman fueloil bulunmaz, kazan kömürlü değilse gene yanmazdı.

Çok iyi hatırlıyorum Ankara, Yenimahalle’de kaloriferli bir apartmanda oturuyorduk. Çok soğuk bir yılbaşı günüydü, rahmetli babam “oğlum donuyoruz, elektrik olsa fueloil olmuyor, fueloil olsa elektrik olmuyor, kalorifer bir türlü yanmıyor, bu kış böyle geçmez” demiş, cebime parayı koymuş, “git çarşıdan bir kömür sobası, iki ton kömür, yarım ton da odun al gel, bari soba kuralım öyle ısınalım” demişti. Bende dediğinin yapmış, kaloriferli eve soba kurup yılbaşı gecesini sıcacık sobanın üstünde kestane pişirerek geçirmiştik.

Peşinen söyleyeyim, o dönemde insanlar yoksul değildi, kuyruklar yoksulluktan ortaya çıkmamıştı, piyasada mal, özellikle de sınai mallar yoktu. Fakat insanların cebinde para vardı; kimi kuyruk sırası geldiğinde ve kimi de tezgah altında bulduğunda parayı verir, istediği ürünü alırdı.

Sınai olmayan; ekmek, sebze, meyve, et, süt gibi gibi mallarda ise zaten bir sıkıntı yoktu.

Günümüzde ise gene kuyruklar var, lakin bu sefer mal sıkıntısı yok, piyasada her mal kolaylıkla bulunuyor. Cebinde parası olan istediği malı, istediği yerden alıyor, kimse herhangi bir malı bulamadığı için kuyruğa girmiyor.

Bu gün oluşan kuyruklar para sıkıntısından ve yoksulluktan;

Cebinde parası olmayan insanlar üç kuruş ucuza ekmek alabilmek için belediyelerin ekmek büfeleri, ya da ucuza sebze meyve satılan tanzim satış tezgahlarının önünde kuyruğa giriyor.

İşe girmeye çalışanların oluşturduğu kuyrukları da her gün görüyoruz, 100 kişi işe alınacaksa 30 bin kişi kuyruğa giriyor, İŞKUR bürolarının önünde, kuyruklar uzayıp gidiyor.

Devletin sosyal yardım dağıttığı, PTT gişelerinin önünde uzayan kuyrukların ise ucu bucağı görülmüyor.

Akaryakıt da artık her istasyonda gani, lakin kaç kişi pompaya yanaşıp “doldur bakalım” diyecek, cüzdana sahip?

Doğru bugün tüp kuyrukları da yok! Zaten de çoğu ev doğal gaza geçmiş, artık tüp de kullanmıyor, kuyruk yok ama faturayı ödeyemediği için doğal gazı kesilen çok mu çok.

Evet planlı elektrik kesintileri de gündemde değil, fakat memlekette kaç hanenin, kaç tarlanın, kaç iş yerinin, kaç dükkanın, kaç atölyenin ya da fabrikanın borcunu ödeyemediği için elektriği kesik biliyor musunuz?

Kaloriferlerde artık fueloil ya da kömür yanmıyor, doğal gazla çalışan kazanlar ya da kombiler kullanılıyor, doğal gaz bulmakta da bir sıkıntı yok, sıkıntı doğal gaz faturasını ödemekte değil mi?

Marka marka yağ da artık her markette bulunuyor, lakin tenekesi çıkmış 80 küsur liraya bu sefer yağ alacak para her cepte yok…

Açıkçası bu günkü kuyruklar da, mahrumiyetler de yokluktan değil tamamı ile yoksulluktandır…

Bakınız 70’li yılların sonunda CHP iktidarında yokluk vardı, kuyruklar da vardı doğru ve lakin neden vardı? Bunu soran yok…

Ayrıca petrol, benzin, yağ, şeker gibi maddelerin yokluğu sadece CHP iktidarlarında değil, aynı zamanda Demirel’in 70ler’de kurduğu Milli Cephe Hükûmetleri zamanında da yaşanmıştır. Demirel’in o zamanlarda söylediği “Benzin vardı da biz mi içtik.” sözü ve Türkeş’in Başbakanlıkta palto ile oturması hala hafızalardadır.

Ben o dönemdeki yoklukların ana sebebini söyleyeyim:

Tarihte “Yom Kippur” savaşı olarak bilinen Ekim 1973’de başlayan Arap – İsrail savaşı o dönemde petrol fiyatlarını 1 yıldan kısa bir sürede 4 kattan daha fazla arttırmıştı. Aynı zamanda bu savaş sırasında Petrol Üreten ve İhraç eden Arap ülkeleri İsrail’e destek veren ülkelere petrol satmayacağını ve petrol ihracatını kısacağını açıklamış küresel piyasaları vuran çok ciddi bir petrol ambargosu başlatmışlardı, petrol ürünleri yokluğunun ana sebebi budur.

Kimse OPEC’in petrol üretimini kısması sonucunda fırlayan petrol fiyatlarından, o dönemde Amerika’da bile ortaya çıkan akaryakıt kuyruklarından dem vurmuyor.

Diğer yandan kimse Amerika ve Avrupa’nın Kıbrıs Barış Harekatı yüzünden uyguladığı askeri, sınai ve mali ambargolardan ve bu ambargolar sonucunda duran sınai üretimden de bahsetmiyor.

Kimse 2. Dünya savaşında kurulan yeni para düzenini oluşturan Bretton Woods sisteminin çökmesi yüzünden alt üst olan döviz piyasalarını da anlatmıyor.

Bütün bu sebepler geçmişte yaşanan yoklukları, ve kuyrukları eleştirmemek için elbette bir gerekçe olamaz ve lakin “kendi gözündeki merteği görmeden, elin gözündeki çöpe laf eden kişi” durumuna da düşmemek için herkesin eleştiri ve laflarının insaf çizgisinde olmasına dikkat etmesi lazım…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz