Öyle bir sınav düşününki yılda sadece tek bir defa katılıyorsunuz ve geleceğiniz oradaki performansınıza bağlı!!!
O gün hastalanma ,gecikme lüksünüz yok yada kendinizi kötü bile hissedemezsiniz ,kaza bela size uğramamalı ,tüm bedensel ve zihinsel fonksiyonlarınız yerinde ,motivasyonunuz yüksek ve Temel Yeterliliklerle birlikte Alan Yeterliliğinede hakim olmalısınız.
Hangi sınav mı bu; tabiki Tyt ve Ayt yani Üniversite Giriş Sınavı

Türkiyede öğrenim hayatı sürdüren bir gençseniz şayet ne yazıkki yılda tek bir gün yapılan bu sınavdan alnınızın akıyla çıkmalı, daha sonra okulunuzu bitirseniz dahi yetmez çünkü belki bu sınava hazırlandığınız kadar çalışarak bir sınava daha girmeli (kpss),ordan aldığınız puanda çok mühim değil birde mülakatlardan geçmeli ve referanslarınızda tamsa ve şanslıysanız bir meslek sahibi olabilirsiniz!
Haftasonu benimde girdiğim sınavda adaylara gözgezdiğimde aklımdan tam olarak bunlar geçerken aynı zamandada gözlerindeki hayat ışığı neredeyse sönmüş gençlerimizi gözlemleme fırsatını yakaladım ve şunu düşündüm; acaba bu gençlerden kaçı böylesine ciddi bir işin içerisinde olduğunun farkında veya kaç tanesi şimdi bu sınavdaki performansıyla elde edeceği mesleği yapmak isteyecek !!
Yada belki ailevi belki maddi belki ruhsal açıdan yaşadıkları eksiklikler onları ne kadar bu süreçte zorladı ne kadar hazırlar !!
Fırsat eşitliğinin söz konusu bile edilmediği Ülkemizde çarkın dişlileri arasında acaba daha kaç gencimiz böyle öğütülecek!!!
Açıkcası üzüldüm ! yıllar önce teknisyenlik günlerimi anımsadım sonra , gayet iyi kazanan işine hakim ,yaptığı işten keyif alan ,İstanbul gibi bir metropolde ,hayata tek başına bir şekilde tutunarak , okullu değil ama alaylı olarak öğrenerek ,yaparak yaşayarak bir meslek edinmiş ve Teknik Bölge Müdürlüğüne kadar yükselmiş ve bir cok gençi yetiştirmiş bir genç adam olarak şu günlerdeki gençlerden daha şanslı olduğumu düşündüm!
Oysa şimdi evlatlarımıza baktığım zaman üniversitede aslında ülkenin şu anda ihtiyaç duymadığı halde habire kontenjan açtığı bir alanından mezun olmuş ve sadece mezun olduğu okulla ilgili alana hakim olduğu içinde başka bir platformda kendini göstermekte zorlanan mutsuz umutsuz geleceğe kaygılı gözlerle bakan bir nesil görmekteyim ..

Her ile sadece siyasi gayelerle ve yandaş akademisyenlere kadro oluşturma amacıyla açılan ama karşılığında gençlerimize istihdam alanları yaratılmayan mantar gibi üreyen Üniversiteler bir yanda diğer yanda ise buralarda belki binbir güçlükle eğitim alan gencecik çocukların A 101 veya Bim lerde kasiyerlikle Sonuçlanan hayallerinin veballeri diğer yanda…

Bir türlü rayına oturtulamayan Eğitim Sistemimiz sayesinde milyonlarca evladımız kaybolup gitmekte
Matematik ,Fen veya Sözelde iyi olmayan ama belki müziksel belki görsel belki bedensel yetenekleri üst olan çocuklarımız sistem dışına itilmekte ,Liselerimiz kaliteli kalitesiz olarak ayrıştırılmakta meslek lisesi sadece lafta özendirilmekte lgs sınavında puan dahi alamayan çocuklarımız oralara yönlendirilmekte ve ne yazıkki yılda tek bir defa yapılan bu sınavdada yine nitelikli liselerin öğrencileriyle aynı testleri çözmeye mecbur bırakılmakta!!
Bu nasıl bir handikaptır akıl almıyor geçekten!!

Üniversiteden mezun olmuş ,en güzel yıllarını buralarda geçiren Ülkesi için çalışmak isteyen bu gençlerimize yazık değil mi!
Haktan Adaletten bahsetmeye gelince saatlerce meydanlarda konuşan milletin seçtiği vekilleri, siyasileri ,sivil toplum önderleri, verdikleri oylarla bir grubu iktidar yapan vatandaşlar bizler ,sizler tüm bu gençlerin veballerin den sorumluyuz!!!
Eğitimde Finlandiya modeli Güney Kore modeli vs vs modellere takılmak yerine bize özgün bir model üreterek ülkenin ihtiyacı olan nitelikli insan gücünü oluşturmak,sorgulayan,kodlayan,Analitik düşünebilen zihinlere sahip gençler yetiştirebilmek ,onlardan kaliteli iş gücü oluşturabilmek zor olmamalı bu kadar!!
Bizler tarih boyunca pek çok medreseler kurmuş ilimde bilimde pek çok öncü bilim adamı yetiştirmiş hala günümüzde Nobel Ödülüne layık görülen yada pek çok bilimsel çalışmada öncü kabul edilen genç beyinlere sahip bir toplumuz ama ne kadar acıdırki elimizdeki bu genç potansiyeli işte böylesine “eğitimci olmadığım halde yanlışlığını gerek bir veli gerek ebeveyn olarak ve gerekse eğitimci çevremden net bir şekilde duyup gördüğüm şekliyle değerlendirdiğim “ eriterek yok ediyoruz onlardan faydalanamıyoruz gençlerimizi kaybediyoruz.
Gençler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır diyen Atatürk şu an bu eseri kasdetmemişti !
Özgüveni yüksek özgür sosyal ve psikolojik alanlarda iyi yetişmiş temel eğitiminin üzerine iş bulma gayesiyle değil sevdiği işi yapma amacıyla eğitim ve öğretimini tamamlamış süzgeç yeteneği olan ,sorgulayıcı, okuyan kendini geliştiren , çalışkan ,üretken ve herşeyden önemlisi bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı ve mutlu gençlerdir gelecek nesillerde eserleri olacaklar!
Daha mutlu daha umutlu gözleri ışıl ışıl parlayan Gençler görmek ümidiyle …

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz