Yitirdiğimiz ne?

63

Sosyolog veya psikiyatrist değilim ama toplumların zaman zaman milli, manevi, kültürel ve ahlaki değerlerini yitirebildiklerini çok iyi biliyorum. Bazı durumlarda insanın nutku tutulur veya insan umursamaz bir dönem yaşar ya, bu durum toplumlar için de geçerlidir.

Galiba Türk Toplumu olarak böyle bir dönemi yaşıyoruz. Toplum olarak gündemdeki akçalı işlerle ilgili gelişmeler karşısında en az yarımızın nutku tutulmuş veya umursamaz durumdayız…
Hatta şaşkınlıktan tersine tepki verenlerimiz dahi var…
Şu Man Adası meselesi; O zaman ki Başbakanımızın oğlu, damadı, kardeşi, dünürü ve yakınları Türkiye’de değil de bu vergi cennetinde bir şirket kurmuşlar mı? Kurmuşlar. Kimse kurulmadı demiyor. Hatta şirket sırlarımızı ifşa ettiniz diye tazminat davası açacağız diye teyit ediyorlar.

Şirket var kısaca ve Başbakan’ın çok yakınlarına ait.
Vergi cennetlerinde şirket neden kurulur?
Ülkende vergi ödememek, yaptığın ticari/siyasi faaliyeti gizlemek için.
Bir başbakanın oğlu, damadı, kardeşi, dünürü ve yakın çevresi ülkelerine vergi ödememe ve gizlilik niyeti ile bir vergi cennetinde şirket kurmuşlarsa ve bu durum ortaya çıkmışsa bu her ülkede başbakan için istifa nedenidir.
Bizim ülkemizde de geçmişte İnönü, Menderes gibi politikacılar çocuklarını ticaretten uzak tutarak yolsuzluklara karışmalarını önlemişlerdir. Biz muz cumhuriyeti değiliz, gelenekleri olan bir ülkeyiz. Geçmişte de siyasetçi yakınları yolsuzluklara bulaşmış ama mutlaka yargı önünde hesap vermişlerdir. Demirel’in yeğenlerinin ceza alması bunun örneğidir.
Peki, şimdi neden nutkumuz tutuldu?
Nedir bizi şaşkın hale getiren?

Para gitmedi geldi, dekontlar fotokopi denmesi, belgeler sahte diye bağırılması mı?
Şirket var mı, var. Amaç bu ülkeye vergi ödemeden faaliyeti gizleyerek para kazanmak mı, evet. Öyleyse nedir bu şaşkınlığımız?
O zamanki Başbakan’ın şimdiki Cumhurbaşkanı’nın gücünden mi korkuyoruz?
Ahlaki hassasiyetlerimiz bu derece zayıflamış durumda demek ki…
Şu Zarrap meselesi; İran ambargosu konusunda ABD’nin rakibi Rusya, Çin, Hindistan gibi ülkeler neden bu ambargoyu delme işini yapmamışlar, sadece biz suçlanıyoruz?
Çin ve Hindistan neden bu ambargo delme yöntemini reddetmişler, hatta Hindistan aldığı enerjinin bedelini kendi bankaları üzerinden değil de neden Halk Bankası üzerinden ödemiş?

Bizim devlet kuruluşlarımız ekonomi ve dış ilişkiler birimlerimiz işin başında, konuyu değerlendirip bu Türkiye için olumlu bir teşebbüs deyip bu yönde bir karar almışlar mı? Yoksa devletten habersiz rüşvet alan siyasilerin baskısı ile mi devlet kuruluşlarımız bu işe alet edilmişler?
Peki, birilerinin rüşvet aldığı ve devletin rüşvet için alet edildiği bir konu ortaya çıkınca neden milli mesele olsun ki?

Rüşvet alanların cezalarını ben vereceğim, ABD karışamaz denilmesi anlaşılabilir de, bu pis işin neden milli mesele yapılmaya çalışıldığını anlamak mümkün değil.
Bizi dünyaya rezil etmiş, ismimizi rüşvetle anılan bir ülke haline getirmiş bir siyasi yapı var. Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu nedeniyle 4 Bakanı görevden almışız, siyasetten ihraç etmişiz ama konuyu soruşturma konusu dahi yapmamış, gözümüzü kapatmış, kulağımızı tıkamışız. Zamanında konuyu yargıya intikal ettirmeyen biz şimdi yabancılar rezaleti ortaya çıkarınca milli mesele diyoruz. Neresi milli mesele bu rezaletin?
Her Allah’ın günü televizyonlardan halka güya olayları anlatıyor görünüp kafaları karıştıran ahlaksızların sözüne uyup rezaleti milli mesele diye mi savunacağız?
Aklımızı mı yitirdik biz toplum olarak?
Hayamızı mı yitirdik biz toplum olarak?