Ana Sayfa Yazarlar Yine faiz problemi

Yine faiz problemi

-

Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurul 25 Nisan 2019’da toplanacak. Toplantıya günler kala “Banka faizleri düşürür mü” tartışmaları aldı başını gidiyor.


Bize göre düşürmez. Ne demişti Banka Başkanı Çetinkaya, “faiz düşürülmesi için beni ikna edin”. Yılın ilk günlerindeki bu sözlerin üzerinden geçen süreye bakın, gerçekten faizlerin düşürülmesi için ele tutulur bir gelişme yaşandı mı?
En başta enflasyon. Kronikleşti, katılaştı, yıllık yüzde 20’ye oturdu. Gelecek aylarda gerileme bekleniyor ama akaryakıta, tütün ürünlerine yapılan zamlar, de gıdada önlemeyen artışlar ve döviz kurlarındaki oynamaların yansımaları bu gerilemeyi daha da yavaşlatacak.

Yüksek faizlerin banka kredi faizlerini de arttırdığını biliniyor. Burada da büyüme ne olacak sorusuna cevap aranıyor. Eksiye düşen büyümenin toparlanması için özel sektör zorlanıyor. Tek yöntem kamu harcamalarının artırılması kalıyor ki büyük bütçe açıkları yönetimi zorluyor.

Ayrıca öyle çok harcanacak kaynak da kalmadı. Ekonominin durgunlaşmasıyla vergi gelirleri hedeflerine ulaşamıyor. Geriye çözüm olarak yüksek faizle dış borçlanma kalıyor ancak bu da iç ve dış borçları çevirmek için kullanılıyor.
Diyelim MB faizleri düşürdü. Ne kadar düşürse ekonomiye faydası olur? Kimse bilmiyor. Altı, on puan? Böyle bir şey mümkün değil. Sonucu bir anda yükselecek döviz kurları. İndirse bile diğer parasal araçlarla örneğin, repo, bir gecelik borçlanma gibi, özellikle Banka’nın borç verme faiz oranları artıyor.

Dolaysıyla MB’den yakın değil uzun bir ara hatta yılsonuna kadar anlamlı bir faiz indirimi beklemeyelim. Boşu boşuna da papatya falı açar gibi MB faiz indirecek mi indirmeyecek mi” zamanı boşa harcamayalım.

EKONOMİYE ODAKLANMAK

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere herkes, “seçimler bitti ekonomiye odaklanalım” çağrısı yapıyor. İyi hoşta böyle çağrı yapmakla bir yere varılamıyor.

Vatandaş ne yapılması gerekiyorsa onun en kısa sürede yapılmasını bekliyor.
“Seçimlerden sonra” denildi, “yapısal reform paketi” geliyor denildi, görüldü ki vatandaşın bugünden yarına yaşantısına dokunmuyor. Zaten akıllarda geriye birkaç master planı ile bankalara aktarılacak Hazine parası kaldı.
Eğer odaklanılması isteniyorsa başlayacaksınız tebliğlere, yönetmeliklere, mevzuat değişikliklerine. Oranlar artar mı, düşer mi, yeni kolaylıklar, zorluklar mı hatta acı reçete mi gelir, onu bilmeyiz. Bildiğimiz “şok tedbirlerle” bir şeyler yapılmalı.

En başta kamuda tasarruf önlemleri. Dört ay geçti, şöyle etkili, uygulanan veya uygulanacak bir şey görmedik. Güya bu yıl 60 milyar lira tasarruf edilecekti, henüz kamuoyuna yansımış bir şey yok. Bunu yapmaya başlarsanız piyasalar da kafasını kaldırıp izlemeye başlar.

Bir sürü gereksiz yatırım, harcamalar, makam araçları, kiralanmış binalar vs. kusura bakmasınlar savurganlığın devam etmesi “odaklanmak” tanımıyla ters düşüyor.
İşe bir yerden başlanmalı ve yönetim en azından bu konuyu taviz vermeden en katı bir şekilde uygulamalı. Yoksa her ay daha negatif rakamlarla yeni bir dengelenme yaşarız ki toparlanması daha zor olur.

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İsmet Hazardağlı
İsmet Hazardağlıhttps://sonsoz.com.tr
1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz'de ekonomi yazıları ile sizlerle!

Bu Haberler Kaçmaz!

Doğuştan gelen fıtıktaki risk: Fıtık boğulması

Kasık fıtığının kasığın şişmesi ile belli olabileceğini söyleyen Op. Dr. Mevlit Korkmaz, fıtık tedavisinin ameliyatla mümkün olabileceğini söyledi