Bugünlerde bu konu çok konuşuluyor, çok dillendiriliyor ve hatta yerel paralar ile swap anlaşmaları yapılmasından bahsediliyor, ekonomiyi fazlaca derin bilmeyen kişiler için de bu söylem kulağa hoş ve inandırıcı geliyor. Peki kazın ayağı böylemi, yerel paralar ile uluslararası ticaret mümkün mü?

Elbette mümkün, günümüzde uluslararası ticaret zaten yerel paralar ile yapılmaktadır, lakin bunun bazı çok önemli şartları var. Aslında her para yereldir, dolar Amerika’nın, Euro Avrupa Birliğinin ve Yen de Japonyanın yerel para birimidir! Lakin gerekli koşulları taşıdıkları için diğer ülkeler tarafından da talep görüyor, itibar ediliyor ve bu yüzden de rezerv para birimi haline geliyor, küresel ölçekte ve uluslararası ticarette kullanılıyor.

Türk lirası Cumhuriyet altını gibi, altın yada gümüş olarak basılsa, yahut da Türk lirası belirli bir altın yada gümüş gibi kıymetli maden karşılığı olarak piyasaya sürülse elbette uluslararası ticarette rahatça kullanılır ve hatta belki de dolar yada eurodan bile daha geçerli olurdu. Uluslararası ticarette ödemeyi külçe altın yada Cumhuriyet altını ile yapsanız size kim hayır der?

Elbette bugün bu yapılmıyor, üstelik sadece Türk Lirası için değil başka herhangi bir para birimi içinde yapılmıyor. Dolar, euro yada Türk lirası bugün sadece ve sadece senede benzer bir kağıt parçasıdır, basan otoritenin itibarı kadar değer ve satın alma gücü taşır.

Bir çok ülkede devlet aslında en önemli mal ve hizmet üreticisidir. Öncelikle devlet vergileri, harçları, ürettiği sair mal ve hizmetlerin karşılığını kendi bastığı para cinsinden kabul ettiği içinde o para kabul görür.

Devlet aynı zamanda yasal gücünü kullanarak, kendi bastığı para biriminin, kendi hükmündeki topraklarda kullanılmasını zorunlu tutar yada tutabilir ve ayrıca başka para birimlerinin kullanmasını kısıtlayıp, yasaklayabilir. Bu yüzden de bir para biriminin kullanılmasını etkileyen önemli faktörlerden biride bu yasal güçtür.

Devletler para basmakta belirli kriterleri sağladığı zaman piyasadaki diğer üreticiler de o para birimini rahatlıkla kabul eder, kulanır. Aynı güçlü ve itibarlı bir firmanın çekinin yada senedinin elden ele, ciro edilip dolaşması gibi düşünün. Nasıl ki senedi yada çeki keşide eden, firma güçlü ve itibarlı ise o senet ile mal ve hizmet almak mümkün ve düşük faizli ise devletler içinde durum aynıdır. Firmaya güç ve itibar veren ise o firmanın sahip olduğu üretim potansiyeli, serveti ve likit imkanlarıdır. Nasıl ekonomik olarak güçsüz yada batık bir firmanın çeki seneti muteber sayılmazsa aynı kategoriye konulan devletlerinde parası hem içeride ve hem de dışarıda muteber sayılmaz, bu para birimleri ile uluslararası ticaret mümkün olmaz.

Üretim gücü burada çok önemli bir unsurdur, başka ülkelerde yaşayan insanların satın almak istediği yada satın almaya mecbur oldukları mal ve hizmetleri üreten ülkelerin para birimi daima güçlü ve kıymetli olur.

Konuyu daha iyi anlatabilmek için güncelden bir örnek vereyim; Hıfzısıhha Enstitüsü açık olsa, Covid-19 aşısını keşfetse ve sadece Türk Lirası ile satarım dese, Türk Lirasının geçerliliği ve değeri ne olur? Bütün dünyada insanlar bu aşıyı satın alabilmek için Türk Lirası talep etmezler mi? Petrol üreten Rusya, İran yada Suudi Arabistan al şu petrolümü ver Türk Lirasını ki bende aşı alabileyim demez mi? Böyle bir durumda petrol ticareti bile Türk lirası ile yapılabilir hale gelmez mi? Aşı almak için sıraya giren insanlar altın ve gümüş verip Türk Lirası toplamaya yönelmezler mi? FED kuyruğa girip gel bir swap anlaşması yapalım, al dolarları ve Türk Lirasını bizde aşı alalım diye Merkez Bankamızın kapısında beklemez mi?

Elbette bir devletin askeri gücüde bir para biriminin kabul görmesi ile çok yakından ilgilidir, neticede ortada polis yokken, kapıya mafya dayansa al şu senedi, ver malını dese kim karşı durabilir ki?

Bretton Woods anlaşmasını Amerika’nın tek taraflı olarak artık bu anlaşmayı tanımıyorum, taahhütümü de yerine getirmeyeceğim demesi bana hep bu mafya örneğini hatırlatır.

Türkiye gibi çok paralı, hem bir çok döviz çeşidinin ve hem de altının serbestçe kullanıldığı ekonomik sistemlerde parayı ve ekonomiyi yönetmek çok güçtür, büyük maharet ister. Böyle bir ekonomide yerel paranız ile uluslararası ticaret yapmaya kalksanız dahi, bu para yurt içinde serbestçe döviz yada altına çevrilebiliyorsa umulan fayda sağlanamaz. İsteyen Türk Lirasını getirir, dövize yada altına çevirir ve istediği yere gönderir olur biter.

Yeni nesil bilmez bir zamanlar ülkemizde döviz bulundurmak yada kullanmak yasaktı ve bu sadece Türkiye’ye özgü bir durum da değildi. Biliyormusunuz bugün dahi bir çok ülkede, o ülkenin yerel para birimi dışında herhangi bir para birimini kullanamaz, başka bir ülkenin para birimi ile bankalarda hesap açamazsınız. Dahası liberalizm şampiyonu denilen Amerika’da zamanında altın kullanımı ve bulundurulması dahi yasaklanmış, halkın elindeki altınlara bile el konulmuştur.

Kısacası yerel bir para biriminin uluslararası ticarette kullanılabilmesi için arkasında ekonomik ve askeri olarak güçlü bir devletin bulunması gerekir, bu koşul sağlanmadığı müddetçe herhangi bir para birimi uluslararası ticarette yaygın olarak kullanılamaz.

Ekonomi tarihinde yaşanan bütün bu olayları ve paranın anlamını bilmeden yerel paralar ile ticaret yapacağız umudu pompalamak sadece içi boş popülist bir söylemdir, bir işe de yaramaz…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz