Yeni belalara hazır mıyız?

47

Arap ülkeleriyle sıkı fıkı ilişkilerin, giderek “Türkiye’nin başını belaya sokacağına” yönelik uyarılar, şu anda Türkiye’yi yönetenleri kızdırdı hep…

Hâlbuki o uyarıları yapanlar; hem tarihte olanları, hem de günümüzde ortaya çıkan belirtilerine bakıp, onlara yardımcı olmaktan başka bir şey peşinde değillerdi…

Üstelik uyarıların hiç de haksız olmadığı, hızla çıkıyordu ortaya…

Son örnek BEA Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’yi “kutsal emanetleri yağmalamakla” suçlamasıydı… Hemen peşinden de bir Suudi TV kanalında Osmanlı’nın “sömürgeci oluğu yolundaki iddialar geldi ve “Osmanlı yönetiminde Arap topraklarında büyük felaket zincirlerinin yaşandığı, Fahrettin Paşa’nın Araplara karşı terör eylemlerini organize eden kişilerin başında geldiği” bile söylendi…

…Ve sıra en son örneğe geliverdi birden…

BAE Dışişleri Bakanı Enver Gargaş, Twitter hesabından, “Türkiye ve İran’ın bölgedeki faaliyetlerine karşı Suudi Arabistan ve Mısır’a birleşme çağrısı” yaptı…

Gargaş’ın mesajındaki “Arap dünyası bir çıkmaza girdi ve çözüm çevredeki bölgesel hırslar karşısında işbirliğindedir. Mezhepsel ve partizan yaklaşım kabul edilebilir bir alternatif değildir. Arap dünyası Tahran ve Ankara tarafından yönetilmeyecektir. Bölgedeki jeo-stratejik yarış Kahire ve Riyad merkezli güçlendirilmiş bir Arap birliğini gerekli kılıyor.” sözleri özellikle dikkat çekiyordu…

Bu durumda Suudi Arabistan sessiz kalması beklenemezdi…

Suudi Arabistan’ın Ukkaz gazetesi “Hartum Sevakin’i Ankara’ya veriyor, Sudan Türkiye’ye sarılıyor” başlığıyla yayımlandığı haberde, Türkiye “Afrika’ya tamah ettiği, deniz yoluyla genişlemek istemekle” suçlandı…

Sudan’la ilişkiler konusu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Afrika gezisi kapsamında Çad’dan Tunus’a geçerken uçakta gazeteciler yaptığı sohbette de gündeme geldi…

Erdoğan, şimdiye kadar bilinmeyen bir olayı, “Uluslararası Ceza Mahkemesi, İstanbul’da İslam İşbirliği Teşkilatı’nın olağanüstü zirvesini yaptığımız sırada bize bir mektup gönderdi. Mahkeme bu mektubunda ‘Aldığımız bilgilere göre Ömer el Beşir Türkiye’de. Beşir’in tutuklanarak tarafımıza verilmesi’ diye bizden talepte bulundu. Biz bir defa oraya zaten üye değiliz. İki, adamlar kim nerededir, kim kimdir hâlâ bunun farkında değiller. Böyle bir şeye ancak gülünür. Bizimle İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bir üyesi olarak böyle bir zirveye katılmış bir insani biz kalkacağız sana teslim edeceğiz… Bu nasıl anlayıştır? Bunu anlamak mümkün değil. Sadece güldük geçtik.” sözleriyle anlattı…

İnsan merak ediyor… Eğer BAE’nin önerdiği “Kahire ve Riyad merkezli güçlendirilmiş bir Arap Birliği” gerçekleşirse ve tutup İran ve Türkiye’ye savaş ilan ederlerse ne olacak peki..?

Hatta ister misiniz İsrail de destek versin onlara..?

Sakın böyle şey olmaz demeyin…

Yoksa Ortadoğu’yu yıkmaya çalışanların, “araya Türkiye’nin de katılmasından” son derece mutlu olacaklarını görmüyor musunuz..?