Yazının estetiğiyle ahşabın doğallığını eserlerinde buluşturuyor

0
140

Konya’da naht sanatı icra eden Ahmet Civelek, kıl testereyle ahşabı dantel gibi işliyor. Meram ilçesi Derecamikebir Mahallesi’ndeki Midilli Camisi’nde imam hatip olarak görev yapan 46 yaşındaki Civelek, naht sanatıyla lise yıllarında tanıştı.

Kur’an-ı Kerim’den ve hat yazılarının estetiğinden etkilenen Civelek, hat sanatını öğrenmeye başladı. Civelek’in hatta merakı bir süre sonra nahta yöneldi.Herhangi bir ustadan ders almadan deneme yanılma yoluyla kendini geliştirerek zaman içinde ustalaşan Civelek, büyük sabır ve zahmetle ahşabı Osmanlı ve Selçuklu dönemi motifleriyle süslüyor.
Civelek’in, abanoz, ceviz, akasya, kayın ve ardıç gibi ağaçlarla yaptığı eserler, camileri, sanatseverlerin evlerini ve sanat galerilerini süslüyor. Hazreti Mevlana’nın 748. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri’nin düzenlendiği Mevlana Kültür Merkezi’nde stant açan Civelek, eserlerini yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunuyor. Civelek, boyutlarına ve detaylarına göre bazı eserleri bir haftada, bazılarını da 4-5 ayda tamamladığını söyledi.

  • “İnsanın içinde bir güzellik varsa o, yaptığı esere yansır”
    Eserlerini tamamladığında tarifsiz bir keyif yaşadığını belirten Civelek, eser ne kadar zor, verilen emek ne kadar fazla olursa aldığı hazzın da o kadar büyük olduğunu dile getirdi.
    Civelek, “Rabbimiz, ‘Her zorluğun arkasından bir kolaylık vardır.’ buyuruyor. Naht, çok zor ve sabır isteyen bir sanat ama eser bittiğinde çalışmanın karşısına geçtiğiniz zaman tüm yorgunluğunuz bitiyor. Bir eseri bitirdiğim zaman hemen diğerine başlıyorum.” dedi.
    Ağaçların yeşilken insana sayısız faydalar sağladığını anlatan Civelek, ömrünü tamamladıktan sonra da dönüştüğü eserle maneviyata katkı verdiğini, Allah’ı düşünmeye ve tefekküre vesile olduğunu ifade etti. Civelek, naht eserlerin ustasının iç dünyasını yansıttığına dikkati çekerek şöyle konuştu: “İnsanın içinde bir güzellik varsa o, yaptığı esere yansır. İçimde bir güzellik yoksa, içimi onaramamışsam, ruhumu ve nefsimi işleyememişsem, o zaman önümdeki eserleri işlememin de bir anlamı yok. İnsan işlediği ağaçlarla beraber, kendini de işleyebilmeli ama nefsi işlemesi çok zor. Ceviz, akasya, abanoz ağacı sert ama işleyebiliyoruz.
    Peki nefsimizi işleyebiliyor muyuz? ‘Ey nefsim, yat şu tezgaha, testerenin altına, biraz da seni kesip biçeyim, fazlalıklarını atayım.’ diyebiliyorsak ilerlediğimiz yol anlam kazanır. Çok güzel eserler yaptığımı söylüyorlar. Ben ‘Yaptım.’ diyemem. Bunu demek ‘Karun’laşmak olur. Bu Allah’tandır. Allah bana göz verdi, el verdi, kabiliyet verdi. Allah’ın dilemesiyle yaptık.”
    Açık hava müzesinde zarar gören minyatür eserleri Hakan öğretmen restore ediyor
  • Plastik sanatlar öğretmeni Hakan Kaya ve öğrencileri, Türkiye’nin çeşitli illerindeki sembol eserlerin sergilendiği Antalya’daki açık hava müzesinde titizlikle çalışıyor
  • İsmet İnönü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi plastik sanatlar öğretmeni Kaya:
  • “Meraklı ziyaretçiler eserlere zarar verebiliyor. Çocuklarını eserlerin üzerine çıkartıp fotoğraf çektiriyorlar. Müzede bulunan kediler ile özellikle parlak cisimleri toplayan kargalar da eserlerde tahribata yol açıyor”
  • “Burada çalışırken hep bu eserlerin asıllarını yapanları düşünüyor, hayran kalıyorum. Minareleri söküp tamir ederken çok uğraşıp emek veriyoruz”
    ANTALYA (AA) – SÜLEYMAN ELÇİN / BEKİR BEKTAŞ – Antalya’da, tarihi ve kültürel eserlerin minyatürlerinin sergilendiği açık hava müzesinde, bazı ziyaretçilerin yanı sıra kedilerin ve kargaların zarar verdiği eserler, plastik sanatlar öğretmeni Hakan Kaya ve öğrencileri tarafından titizlikle restore ediliyor.
    Kepez ilçesinde 2003’te faaliyeti durdurulan Antalya İplik ve Pamuklu Dokuma Fabrikası yerleşkesi, yapılan çalışmalar sonucu 2015’te müze ve etkinlik alanı olarak kente kazandırıldı.
    Kepez Açık Hava Müzesi içinde ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği alanlar arasında yer alan minyatür parkta, Türkiye’nin çeşitli illerindeki 84 tarihi ve kültürel eserin minyatürleri sergileniyor.
    Sivas’taki Gök Medrese’den İstanbul’daki Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ne, Antalya’nın sembolü Yivli Minare’den Ulu Önder Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir’e çok sayıda minyatür eser, bazen ziyaretçilerin özensiz davranışları bazen de kedi ve kargaların üzerlerine konması nedeniyle zarar görebiliyor.
    Minaresi, kubbeleri delinen, üzerine çıkan kedilerin ağırlığını taşıyamayarak devrilen eserler, İsmet İnönü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi plastik sanatlar öğretmeni Hakan Kaya tarafından titizlikle onarılıyor.
    Haftada bir gün öğrencileriyle minyatür parka gelen Kaya, tadilat için erken saatlerde işe koyuluyor. Kaya, bazen söktüğü minareyi omzunda taşıyarak onarım yapacağı yere götürüyor, bazen de minyatürlerin kubbe ve çatısında saatlerce küçük dokunuşlarla tadilat yapıyor.
  • “Meraklı ziyaretçiler de eserlere zarar verebiliyor”
    Kaya, AA muhabirine, öğrencilerinden oluşan 7 kişilik ekiple restorasyon çalışmalarını yürüttüklerini söyledi.
    Haftanın bir günü müzeye gelerek önce zarar gören eserlerin tespitini yaptıklarını aktaran Kaya, onarım çalışmaları sırasında oluşan ilginç görüntülerin de ziyaretçilerin ilgisini çektiğini kaydetti.
    Sergilenenlerin açık havada olmasından dolayı doğa koşulları nedeniyle zarar görebildiğini anlatan Kaya, “Meraklı ziyaretçiler de eserlere zarar verebiliyor. Çocukları eserlerin üzerine çıkartıp fotoğraf çektiriyorlar. Özellikle parlak cisimleri toplayan kargalar da eserlerde tahribata yol açıyor. Biz buradaki kedileri çok seviyoruz. Eserlerin yanında çok güzel fotoğraflar veriyorlar.” diye konuştu.
    Kaya, çalışmalarda poliüretan ve polyester kullandıklarını belirterek, “Malzemeleri tutturmak için de vida ve tutkal tercih ediyoruz. Sembol bir mimari eserin önemli bir parçasını tutkalla tutturmak bazen bana da garip geliyor. ‘Ayasofya’yı iki haftada tutkalla, vidayla restore ettim.’ dediğimde inanmayıp dalga geçiyorlar. Minyatür olduğunu söyleyince bir gülümseme oluyor, dikkatlerini çekiyor. Burada çalışırken hep bu eserlerin asıllarını yapanları düşünüyor, hayran kalıyorum. Minareleri söküp tamir ederken çok uğraşıp emek veriyoruz.” ifadelerini kullandı.
- Reklam -