“Kadınlar Türkiye de haklarına Cumhuriyetle birlikte kavuştu Çünkü değişimin ve dönüşümün en önemli faktörü kadınlardır.”

Yaşar Seyman “Ben bugün bir Cumhuriyet kadınıyım onun için bireyim onun için siz benimle söyleşi yapıyorsunuz. Ben sendikacıyım, siyasetçiyim aynı zamanda yazarım kadın hakları savunucusuyum. Bütün bunları ben Atatürk’e ve Cumhuriyete borçluyum. O nedenle bu borcuma da layık olmaya çalışıyorum” dedi.

‘Ben Cumhuriyet kadınıyım onun için bir bireyim’ diyen bu güne kadar yaptıklarıyla Anadolu Kadınlarına örnek olan sendikacı, siyasetçi ve yazar Yaşar Seyman ile bir söyleşi yaptık. Söyleşide defalarca basılan ve farklı dillere çevrilen kitapları “ Altındağ Hüznün Coşkusu” “ Benazir” ve Cumhuriyetin kadınlarımıza kattığı değerler hakkında konuştuk.

Yazar Yaşar Seyman; “Altındağ’ı işlemek, bir coşku, bir ürkü, bir korku, bir heyecan arsız bir sevda oldu” diyerek ‘Altındağ hüznün coşkusu’ kitabını şu sözlerle anlattı “Altındağ Hüznün Coşkusu aslında 1986 da çıktı. Bu kitap çıkışından ertesi yıl 1987 de ödül aldı. O alınan ödül çok kıymetli bir ödül ‘Akademi Kitap Evi’ ödülünü aldı. Bu ödülün öyle bir seçici kurulu var ki Onat Kutlar, Aziz Çalışlar, Emir Galip Sandalcı, Sami Karaören gibi isimler vardı.

1987 de ödül aldığında birincilik ödülünü Feridun Andaç ile paylaştık. Sonra 1993 te devlet tiyatrolarında oyunlaştırılıp, önce Altındağ Tiyatrosu’nda sonra Şinasi de oynadı. Ankara da oyun 60 gün kapalı gişe oynadı. Bursa Devlet Tiyatrosunda oynadı sonra Antalya ve Van Devlet Tiyatrolarında oynadı. 1993 ten 2003 e kadar tam on yıl devlet tiyatrolarında seyirciyle buluştu.

Yazar Yaşar Seyman
Yazar Yaşar Seyman

Ama şunu kabul etmek lazım oyun laik bir cumhuriyet ailesini anlatıyor. Altındağ ilçesindeki yaşam biçimini anlatıyor. İsmail Kahraman AKP’nin Kültür Bakanı olunca oyun kaldırıldı oynanmadı hiç. Oyunda böyle bir mağduriyet yaşadı. Ankara da oyun ilk oynandığında Ferhunde hanımlar ve kızları bütün kadro önce benim oyunumda oynadı. Bu kitap Kültür Bakanlığı Özel Ödülü de aldı.

Bu kitabın hem mağduriyetleri var hem de büyük başarıları var. Devlet tiyatrolarından sonra Sanat kurumundan en iyi kadın oyuncu en iyi dekor ve en iyi yazar ödülleri aldı. Sonra Eğitim-Sen de oynadı oyun. Ardından Trabzon Tonya Lisesi oynadı. Profesör Sevda Şener vardı tiyatro dünyasının dayeni. Bu oyun için şöyle bir şey demişti ‘ Haldun Taner’in Keşanlı Ali’sinin çağdaş versiyonu’ demişti. Şimdi biz bu kitabın birinci basımını 1986 yılında çıkardık. On yıl sonra bir gazeteye yazı dizisi olmuştu şimdi çıkan seriyi güncel yazıları da ekleyerek çıkardık” dedi.

Otuz beş yaşında ülkesinin ve Müslüman bir ülkenin ilk kadın başbakanı olan Benazir Bhutto’nun hayatını anlattığı kitabını ve Türkiye’nin bu kitabı niye çok sevdiğini anlatan Seyman; “Benazir kitabımda benim için çok değerli. Türkiye de hiç bir kitap bu kadar ilgi ile karşılanmadı. Kitap dördüncü baskıyı yaptı. Kitap Pakistan’da İngilizceye çevrildi. Şu an kitap Urducaya çevriliyor” dedi ve şöyle devam etti.

“Benazir Pakistan’ın ilk kadın Başbakanı yani bir İslam ülkesinin ilk kadın başbakanı Benazir Butto babası idam edildikten sonra iktidara gelen çok donanımlı bir kadın Harwırt, Oxford gibi okullardan mezun olmuş çok başarılı bir kadın. İki kez başbakan oldu. Üçüncü kez ülkesine döndüğünde terör öldürdü.

Yazar Yaşar Seyman
Yazar Yaşar Seyman

Pakistan Türkiye karşılaştırmalarıyla onun hayatını yazdım. Çünkü iki ülke arasında çok benzerlikler var. Şimdi de Londra’da ki Madam Tüsso’nun Müzesinde Atatürk’ün yanına iki yılda bir liderler koyuyorlar bundan önce Gandi vardı şimdi de Benazir var. Bu bence çok anlamlı bir mesaj.”

Yaşar Seyman “Geçenlerde de kitabı İngilizceye çeviren kişi ile Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na gittik, bu arkadaş hem gazeteci hem yayıncı o şöyle birşey dedi; ‘ Pakistan’da ona olan sevgiyi Yaşar Hanım bile tahmin edemez. Bizim çok kıymetli bir liderimizin hayatını yazdı. Şu an Pakistan ile Türkiye arasında çok önemli bir dostluk köprüsü oldu’ demişti.”

Seyman “Kitap Türkiye de de niye çok sevildi diye soruyorlar. Bence sevilmesinin nedeni kitap ilk çıktığı ay birinci basımı tükendi. Daha biz kitabı tanıtamadık. Bence şu yüzden sevildi. Demek ki Türk Halkı Pakistan’ı ve Benazir Butto’yu çok yakından izliyormuş. Bu aile orada hakikaten çok mağduriyet yaşamış. Butto’nun babası idam edilmiş iki kardeşi suikastta öldürülmüş. Kendisi de terör saldırısı sonucu öldü bir tek annesi eceli ile ölmüş. Butto Anıtkabir’e iki kez gelmiş ve çok güzel yazılar yazmış.

Atatürk’ e çok hayranlar Pakistan da Nutuk Urducaya çevrilmiş. Türk Halkı Pakistan’ı izliyormuş ve Benazir Bhutto İslam dünyasının ilk kadın başbakanı. Bir de Pakistan bizim gibi laik bir ülke değil. Türkiye’yi diğer İslam ülkelerinden ayıran özellik bizim demokratik laik bir ülke olmamız. Türkiye bu yanıyla ışıldıyor. Şu an da Türkiye demokratik ve laik olduğu için bütün İslam ülkelerinde gıptayla bakılan, sevgiyle bakılan, ışıldayan bir ülke. Yani onun için laik bir ülke olduğu için Türkiye onların örnek aldığı bir ülke. Onlar için Türkiye bir batı ülkesi batılı ama çağdaş İslam ülkesi Müslüman bir ülke” dedi.

Yazar Yaşar Seyman
Yazar Yaşar Seyman

Yaşar Seyman Türkiye deki kadınları ve Cumhuriyetle beraber gelen kazanımlarını şöyle dile getirdi; “Bana göre Türkiye aslında tam batı ülkesi denemez. Çünkü coğrafi konumu olarakda iki kıtada yer alan bir ülke. Ama biz laikliği demokrasiyi Atatürk gibi bir dünya liderini yeterince kavrayamadığımız için o güzelliği şu İslam coğrafyası içinde ışıldayan laikliği demokrasiyi cumhuriyeti pek özümseyemedik.

Laiklik ve cumhuriyet herkesi birey yaptı. Biz kadınlar olarak erkeklerle eşit yurttaşız .Bir erkeğin ne kadar hakkı varsa bizimde var. Bunu sağlayan Cumhuriyet ve laikliktir budur bizi geliştiren. Biz bunu geliştirmezsek bu ülkeye çok yazık ederiz. Çünkü ortak değerdir bu ortak değer bayrağımızdır, Atatürk’tür, istiklal marşımızdır, ülkemizdir, ülkemizde yaşayan bütün halklarımızdır, ülkemizdeki bütün inançlardır.”

Seyman “Ortak değerlerimiz bunların hepsini kucaklamaktır. Bu kucaklama ışığını yakan Atatürk’tür. Ben bugün bir Cumhuriyet kadınıyım onun için bireyim. Onun için siz benimle söyleşi yapıyorsunuz. Ben sendikacıyım siyasetçiyim aynı zamanda yazarım kadın hakları savunucusuyum. Bütün bunları ben Atatürk’e ve Cumhuriyete borçluyum. O nedenle bu borcuma da layık olmaya çalışıyorum.

Bu yüzden benim bir sloganım vardır ‘koş Yaşar koş’ koşmam lazım. Çünkü biz Avrupa ülkelerinden çok önce kadın haklarına sahip olduk. Ama ne oldu biz onların kıymetini yeterince bilmiyoruz. Henüz yeterince ülkemizde kadınlar tam anlamıyla yer alamıyor. Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin taşeron işçilik çalıştayı vardı. Ön sıraya şöyle bir baktım benimle beraber üç kadın vardık.

Çünkü bütün örgütler çok erkek egemen. Türk-İş başkanı erkek DİSK başkanı erkek hala bir erkek egemenliği var. Tamam, kadınlar var ama yeterince yok nüfusun yarısı kadınsa parlamentonun yarısı da kadın olmalı. Bunun sebebi erkek egemen bir bakış var. Dinin getirdiği baskılar yok ama dini kullanan cenahların böyle bir baskı gibi sunması var. Yeterince kadın konusunda bir gelişmemiştik var mesela şiddetten hala kadınlarımız hayatını kaybediyor” dedi.

Yazar Yaşar Seyman
Yazar Yaşar Seyman

Yazar Yaşar Seyman sonsöz olarak şunları dile getirdi; “Hâlbuki bu topraklarda bizim ozanlarımıza şairlerimize baktığımızda bence dünyanın en büyük şairi Nazım Hikmet’tir. En güzel kadın şiirlerinin yazarıdır. Böyle bir ülkede Karacaoğlan’a bak Dadaloğlu’na bak. Hacı Bektaşi Veli daha 13. Yüzyılda kadınları okutun demiş.

Atatürk’e bakın kurtuluş savaşını kadınlarla omuz omuza gerçekleştirdi bu hakları kadınlara tepeden vermedi. Kadınlar erkeklerle bu cumhuriyeti birlikte kurdular. Kadınlar Türkiye de haklarına Cumhuriyetle birlikte kazandı. Suudi Arabistan da kadınlara daha yeni araba kullanma hakkı verildi.”

Kadınlarımız haklarının farkında hepsi cumhuriyet kadınıdır. Türkiye’ deki kadın örgütleri her düşünceden örgütler çok önemli gündem belirleyecek konumdalar. Çocuk istismarına karşı yasa değişikliğinin de bu kadın hareketlerinin çok önemli etkisi var. Türkiye de Halide Edip Adıvar ile başlayan sanatta ve bilim dünyasında çok kıymetli Türkan Saylan’lar Bahriye Üçoklar gibi çok kıymetli kadınlarımız var.

Bu kadınlarımız yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor Cumhuriyet zaten kimsesizlerin kimsesi olmayı sürdürecekse eğer kadınlarla yürümek lazım. Ben hep şunu söylüyorum siyasi partilerde ve örgütlerde kadının sesine kulak verilirse Türkiye çok daha güzel bir yer olacak. Çünkü değişimin ve dönüşümün en önemli faktörü kadınlardır. Başarılı şirketlere iktidarlara soruyorlar başarınızın sırrı ne.

Biz mesajlarımızı kadınlara aktarıyoruz onlar topluma yayıyor diyorlar. Bu gün AKP iktidar olduysa o bir kadın çalışmasıdır. Kadın artık kimliğini buldu. Benim umudum kadınlar ve gençlerdir. Ben ülkemizin bu zor günlerden dar boğazdan değerlerimize sarılarak çıkacağına inanıyorum. Moda olduğu için Atatürkçülük değil onu özümseyerek çıkacağına inanıyorum.

FACEBOOK YORUMLARI