Ülkemizde her yıl 18–24 Mart tarihleri arası “YAŞLILAR HAFTASI” olarak kutlanmaktadır.

Büyük Atatürk ne demiştir “Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmağa hakkı yoktur.”

Her insan için değişik anlamlar ifade eden yaşlılık, hayatın çok özel bir dönemidir. Yaşlılarımız dün ile bugün arasında köprü kuran, kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımızdır. Yaşlılık dönemine itibar göstermek bir minnet borcudur. Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi, daha aktif olması ve yaşama bağlı kılınmaları gerekir.

Bir ömrün büyük kısmını topluma ve ülkeye hizmetle geçirmiş insanların, yaşlandıkları ve bakıma muhtaç oldukları dönemde ömürlerinin sonuna kadar insan onuruna yakışır bir şekilde bakım talep etme hakları vardır. Ailelerinden ve çocuklarından bu hizmeti çeşitli nedenlerle alamayanlara bu hizmet imkânlar ölçüsünde Devletimiz tarafından verilmektedir.

Devleti halka hizmet etme aracı olarak gören hükümetler, bir sınıf ve kesimin değil, bütün vatandaşlarımızın refah ve mutluluğunu sağlayacak sosyal politikalar yürütmeyi, bu bağlamda yoksullar, bakıma muhtaç yaşlılar, çocuklar ve işsizler için özel programlar oluşturmayı, zor durumdaki vatandaşlarımıza, terkedilmiş ve kimsesizlik duygusu yaşatmamayı hedeflemelidir.

Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığı ile diğer bakanlıklar , tüm eğitim krumları , özel kuruluşlar,Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, insanımızın değer yargıları arasında var olan yaşlıya sevgi, dayanışma ve saygı yaklaşımını, değişen toplum yapısı içinde ve bilimin ışığında profesyonelce hizmet alanlarına taşıyarak yaşlı vatandaşlarımıza götürülecek hizmetlerin kalitesini ve çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaları sürdürmelidir. Bu alanda özel fonlar kurularak, projeler üretmeldir.

Ancak devletimizin çalışmaları yaşlılarımızın sorunlarının çözümü ve toplumda hak ettikleri yeri almaları konusunda tek başına yeterli değildir. Toplumda bu bilincin yerleşmesi, bugüne kadar olduğu gibi gönüllü kuruluşlarımızın ve yurttaşlarımızın katkıları ile yaşlılarımıza daha iyi yaşama koşullarını sağlayabiliriz. Yaşlılarımıza ve onların sorunlarına sahip çıkmak insanlık ve yurttaşlık görevimizdir.

Bizleri bugünlere ve geleceğe hazırlayan yaşlılarımız için hayatı kolaylaştırmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak devletimizin öncelikli görevleri arasındadır.

Özlü Sözler:

Gençlerin aynada göremediklerini, yaşlılar bir tuğla parçasında okurlar. Hz. Mevlana

Kırk yaş, gençliğin yaşlılığı, elli yaş, yaşlılığın gençliğidir. – Victor Hugo

Gençlik ilkbahar gibidir, yaşlılık ise kışa benzer, öyle bir kış ki, arkasından bahar gelmez. – Firdevsi

İnsanı yücelten felsefenin temelinde saygı, sevgi, hoşgörü ve iyilikler vardır. Bu değerleri “Gençlik Yılı “nda ödül alan” Evladım” şiirinde anlatan âşık Sefil Selimî’ye kulak verelim:

“Küküm kocaya bak,asaya binmiş/O da sen gibiydi Ey genç avlâdım/ Yokuşu tırmanmış enişe dönmüş/ Bizlere hey diyor, HEY genç evlâdım./ Köşede oturan, ihtiyar dede/Dizleri tutmuyor, evine gide/Seni gözetliyor,üç beş söz ede/O söylesin say da SAY genç evlâdım…/ Tarihi eserin, dibinde yatan/O insana borçlu, kaldı bu vatan/Ya beni utandır,ya da sen utan/Şehirde gaziye,Uy genç evladım…/Başlangıçla bitiş arasında sen/Zorlukları devir,müşkülleri yen/Sefil Selimiyem, doyamadım ben/Gençliğin tadına,DOY genç evlâdım.”

Unutmayın ki bir gün herkes yaşlanacaktır. Tarih, yaşlıların anılarında gizlidir.Herkese sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam dilemek yetmez, bu yolda herkese düşen sorumluluklar vardır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz