Yaşasın rant devri!

96

Merkez Bankası’nın 13 Eylül’de ne kadar faiz artıracağı tartışıladursun, bankacılık sistemindeki faiz işlemleri devası boyutlara ulaşmış durumda.

Hesaplamalara göre, bankaların Temmuz ayı sonu itibarıyla bir yıllık dönem karları yüzde 15.5 artarak 33.5 milyar lira olarak gerçekleşmiş. Bankalar bu karı nereden elde etmişler? Tabii ki büyük bölümü faizlerden.

Bankaların elde ettiği toplam faiz geliri Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35 artarak 135 milyar 969 milyon liradan, 183 milyar 612 milyar liraya yükselmiş ve sadece bu yılın Ocak-Temmuz döneminde kredilerden sağlanan faiz 148.4 milyar lira.

Bu gelirin 31.8 milyar 8 lira tüketici, 5.8 milyar lira kredi kartlarından, 20.7 milyar lira ticari kredilerden ve 90.4 milyar lira da diğer kredilerden alınan faizlerden sağlanmış. Buna karşılık 79.3 milyar lirası da mevduat faizine gitmiş. Geçen yılın Temmuz ayına göre yüzde 40 oranında, yaklaşık 20.3 milyar lira artmış.

Sonuçta bankacılık sisteminin sadece faiz gelirleri 80 milyar liraya ulaşmış.Başka bir ifadeyle toplam mevduattan yüzde 50’ye yakın gelir elde etmişler.

Bu rakamlar yükselen faizlerin sonucu. Merkez Bankası faizleri yükselttikçe parayı çekmek için önce mevduat faizleri artıyor sonra da kredi faizleri.

Bankaların kredi kullandırmada çok ağır davrandıkları ve sudan nedenlerden bile kredi taleplerini geri çevirdiklerinin konuşulduğu ortamda bu kadar yüksek faiz gelirleri dikkat çekiyor. Böyle bir faiz geliri varken Moody’s gibi kuruluşların “efendim Türkiye’deki bankacılık sistemi sıkıntıda” gibi yorumları neye dayanıyor, izahat istiyor.

DEVLET DE KAZANIYOR

Faiz işlerinden en kazançlı çıkan devletimiz. Bankalar otomatik olarak mevduat faizlerinden stopaj adıyla yüzde 15 kesinti yapılarak maliyeye gönderiliyor. Temiz para. Hiçbir emek harcamadan maliye oturduğu yerden gelir sağlıyor.

Yukarıdaki hesaplardan gidersek maliyenin sadece ve sadece mevduat faizlerden sağladığı gelir yılın ilk yedi ayında 11 milyar liraya yakın. Faizler yükseldikçe yol sonuna kadar bu tutar 20 milyar liraya yaklaşacaktır ve gelir kalemlerinde çoğu vergiyi geçecektir.
Bu işler iyi mi kötü mü? İyi tarafı vatandaş, örneğin dövizlerini, altınlarını bozdurup yüksek faiz gelirine yatırıyor. Bu da ekonomiye kaynak sağlıyor. Faiz gelirlerinin bir bölümü de anaparaya eklenerek yine sistemde kalıyor.

İşin kötü tarafı ise böyle güzel getiri varken vatandaş başka yatırımlara yönelmiyor, konut, otomobil gibi yatırımlardan kaçarak ve faizdeki parasıyla nakit kalmak istiyor.
Bir hesap daha ortaya koyarsak 500 bin liraya bir ev alıp ayda ev alıp en fazla iki bin lira kira geliri elde etmek yerine bankaya yatırıp 30 günde düzenli olarak 10 bin liraya yakın gelir sağlamak mümkün. Aradaki fark ekonomiyi özetliyor.

Yüzde 25’lere varan mevduat faiz oranları yakın zamanda kolay kolay gerilemeyeceğine göre bankalardaki vadeli hesapların çözülerek ekonomiye doğrudan girmesini beklemek hayal olur.

Yaşasın yüksek faiz, yüksek rant devri!